|
|
KUR'ÂN-I KERÎM ve HADÎS-İ ŞERÎFLER
İmâm-ı Rabbânî "kaddesallahü teâlâ sirrehül azîz" birinci cild,
217. ci mektûbunda buyuruyor ki, (Hiç yanlış olmıyan, güvenilecek, yalnız
Kur'an-ı kerim ve hadis-i şeriflerdir. Çünki her ikisi de, elbette doğru
olan, vahy ile bildirilmiştir. Yâni melek ile indirilmiştir. Âlimlerin söz
birliği ve müctehidlerin ictihâdı da, bu iki doğru kaynaktan alınmıştır. İşte,
islâmiyetin bu dört temeli dışında kalan bilgiler, her ne olursa olsun, bu dört
esasa uygun ise, kabûl edilir. Uygun olmıyanlar, Evliyânın ilimleri,
marifetleri, keşfleri olsa da, [fen adamı olarak geçinen, fen taklîdcilerinin,
tecribe ve isbât edilmiş bilgiler arasına, bozuk düşünceleri ile
karıştırdıkları, hipotez, teori bile olmıyan sözleri olsa da], kabûl
olunmaz.)
(Berîka) kitabının doksandördüncü sayfasında buyuruyor ki,
(Edille-i şer'ıyyenin dört olması müctehidler içindir. Mukallidler yâni dört
mezhebden birinde olanlar için delîl, senet, bulunduğu mezheb reîsinin ictihâdı
ve sözüdür. Çünki mukallidler, âyetten ve hadisden ahkâm çıkaramaz. Bunun
içindir ki, mezheb imamının sözü, Nassa yâni âyete ve hadise uymuyor
göründüğü zaman mezheb imamının sözüne uyulur. Çünki (Nass) ictihâd
istiyebilir. Yâhud, başka nassla değişmesi, tevil edilmesi, yanlış birşey
olması, nesh edilmiş olması mümkindir. Bunları da ancak müctehid
anlıyabilir.)
|
|