Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Kaza Namazları

(Sünnet kılarken kazaya niyyet etmeyi, yalnız Osman Ünlü Hoca söylüyor, neden başka hocalar söylemiyor) diyorlar. Bunlara nasıl cevâb vermelidir?
Osman Ünlü Hoca'nın okumuş olduğu kitâbları onlar da okumuş olsaydı... Osman Ünlü Hoca'nın kendi görüşü değildir. Bu konu, Kudüs kâdîsı Muhammed Sâdık efendinin (Nevâdir-i fıkhiyye) kitâbında ve Oflu Muhammed Emîn efendinin (Necât-ül-mü’minîn) kitâbında yazılıdır. Dolayısıyla bunları okuyan kimse görür.
13 senedir kaza namazı kılıyorum. Kaza kılmaya devam etsem bir mahzuru olur mu?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
16 senedir sünnetleri kazaya niyet ediyorum. Kaza borcumun bitmiş midir?
Bunu biz bilemeyiz. Sizin tesbit etmeniz lâzım. Ne zaman namaza başladınız ve kaç yaşında bülûğa erdiniz? Meselâ bülûğa erdikten yirmi sene sonra namaza başladıysanız, daha dört sene var. Ömür boyu kaza kılmaya devâm etmenin mahzuru olmaz.
26 yaşındayım. On senelik kaza borcum var. Sünnetleri terk etmeye de kıyamıyorum. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?
Hayatınızda kaç tane sünneti tatbik ettiğinizi veyâ terk ettiğinizi biliyor musunuz acâba? Sünnet yerine kaza kılmakla sünnetler terk edilmiş olmaz.
Abim sünnetler yerine kaza kılmaya itiraz ediyor, açıklar mısınız?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Ahirette, sünnetlerine bakın farzlarını tamamlayın denecekmiş, bu doğru mudur?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Aksam güneş battıktan sonra hangi vakte kadar kaza namazı kılabiliriz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Akşam namâzından sonra evvâbin kılıyorum. Bazen iki, bazen de dört rek'at kılıyorum. Olur mu?
Peygamber efendimiz aleyhissalâtü vesselâm” onu altı rek'ate kadar kılıyor. İki rek'at de, dört rek'at de kılınabilir. Fazla yükleme yaparsanız, nefsinizle karşı karşıya gelirsiniz. Sonra farzları bile bıraktırabilir. Bazen sadece dört, dört, bazen de sadece iki, iki şeklinde de kılınabilir.
Aksam namazından sonra üç rekat kılınınca sünnet terk edilmiş olmuyor mu?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Akşam namazının farzını kıldıktan sonra ilk kazaya kalan akşam namazının farzına niyetleniyorum. Böyle yapmamın bir mahzuru olur mu?
Kaza namazı borcu olan bir kimse ona ilk kazaya kalan akşam namazının farzına deyip üç rekat kılmak da bir mahzur olmadığı gibi, akşam namazının farzından sonra en az iki rekat namaz kılmak sünnetdir.
Akşam namazının sünnetinde kaza kıldığımızda üç rekat kılıyoruz, sünneti terk etmiş olmuyor muyuz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Aksam namazının sünnetine daha önce kılamadığım akşam namazına ve evvabin namazına diye niyyet edebilir miyim?
Nâfile namazlar konusu, hanefi mezhebinin temel fıkıh kitâplarından (İbni Âbidin)de anlatılırken buyuruluyor ki, (Nâfile namazlara birkaç niyet câizdir). Dolayısıyla beş vakit namazın sünnetlerini kazaya niyet ettiğimiz zaman, bunlara kazaya, vaktin sünnetine.. diye de niyet edebiliriz.
Akşam namazının sünnetine niyyet ederken, (Evvâbîn) de desem olur mu?
Hem kazaya kalan akşam namazının farzına, hem de akşam namazının sünnetine... diye niyyet ederiz. (Evvâbîn) desek de olur.
Akşam namâzının sünnetine, ilk kazaya kalan akşam namâzının farzına diye niyet edince altı rek'at oluyor. Bu olur mu?
Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” akşam namâzını sünnetini iki, dört, altı rek'ate kadar kılmışlar. Meselâ öğlenin son sünnetini dört rek'at kıldıkları olmuş. Yatsının son sünnetini dört rek'at kıldıkları olmuş. Biz orada ilk kazaya kalan akşam namâzının farzına dediğimiz zamân herhangi bir problem söz konusu değildir. O vaktin de rek'atlerini değiştirmiş değiliz.
Akşam namazının sünnetine, ilk kazaya kalan vitr namazı desem olur mu?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Aksam namazının sünnetini kaza niyyeti ile kılınnca üç rekat oluyor, bu uygun olur mu?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Aksam vaktinde iki rekat namaz kılınırsa, anasından doğduğu gün gibi günahsız olurmuş, bu doğru mudur?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Aksamın iki rekatlik sünnetine, ikindinin kazasına desek olur mu?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Annem 40 senelik kaza namazını bitirdi. Fakat bunu köyde söyleyince hiç bir hocadan duymadık diye karşı çıkmışlar. Annemin içinde bir tereddüt oluştu. Bu konuda bilgi verir misiniz?
Dört mezhebde de, kazaya kalan namaz borcu olanlar, borçlarını bitirinceye kadar nafile kılmazlar. Hanefide kabul olmaz, diğer üç mezhebde harâmdır, günâhdır.
 
Annemin otuzsekiz yıllık kaza borcu var. Televizyondaki bir hoca, kaza borcu olan bol bol tevbe etsin, demiş. Bu şekilde kaza namazı borcu ödenir mi?
Îmân etmeden önce namaz kılmak, oruç tutmak, hac etmek, zekât vermek farz değildir. Yani İslâmiyyetin bildirmiş olduğu emirler ona farz değil, yasaklar da haram değildir. Ona îmân etmek farzdır. Îmân edip islâm sarayına girince bu emirlerle muhatap oluyor. Bu bir şereftir, kıymettir. Bu devlete kavuşup sarayın içine girince, vaktinde edâ edilenler var. Vaktinde edâ edilemezse bunlar kaza edilecektir. Namaz, oruç, zekât, hac buna dâhildir. Beş vakit namaz, kendi vaktinde farzdır. Kılamayan vakti çıktıktan sonra hemen kaza etmek lâzım. Yoksa günâhı katlayarak artar. Ayrıca kaza ettikten sonra da tövbe istigfâr da etmek lâzım. Namazı kaza etmek gerekmez diyen İbni Teymiyyedir, bunun uydurmasıdır. Mücessime fırkasındandır. Sapık bir kimsedir. Bunun kitâplarını okuyanlar da bunu söylüyor. Halbuki nas [âyet-i kerime ve hadîs-i şerifle bildirilen] var. Vaktinde edâ edilmeyen namazlar tövbe etmek sûretiyle afv olmaz. Meselâ, vaktinde tutulmayan orucun da kaza edilmesi gerekir. Oruç tutamayacak olan, bir hastalığa yakalanıp bir daha tutması mümkün olmayanlar da fidye verir. Hacca gidemeyen vekil gönderir. Vaktinde kılınamayan namazların kaza edilmesi, kaza ettikten sonra da tövbe istigfâr edilmesi farzdır.
Arkadaşım, akşam namâzının sünnetini [kazaya niyet edince] üç rek'at olarak kılınca, sünneti kılmış olmuyoruz dedi. Bu konuda neler söylersiniz?
Değiştirmiş olmuyoruz. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” akşamın sünnetini 2,4,6 rek'ate kadar kılar. Akşam namâzının üç rek'at farzından sonra, 2, 4 veya 6 rek'at namâz kılmak sünnetdir. Dolayısıyla biz orada üç rek'at namâz kılınca namâz kılma sünnetini yerine getirdik.
Arkadaşıma sünnetler yerine kazaya niyet meselesini anlattım, kabul etti ama daha sonra vazgeçmiş, açıklar mısınız?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Babamı, camide kaza namazı kılınmaz diye birisi ikaz etmiş, bu doğru mudur?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Bayramda seferiydik, kazaya kalan namazlarımız oldu, bunları nasıl kaza edeceğiz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Bazı kimseler sen önce sünnetle beraber namazını bir kıl kaza namazları sonra kılarsın diyorlar doğru mudur?
İnsafla (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)deki kaza namazları bahsi okunmalıdır. Dört mezhebten üçünde, kazaya kalan namaz borcu olan kimsenin nafile namaz kılması haramdır. Bunun için dört mezhebde de beş vakit namaz kılan kimse sabah namazının sünneti hariç diğer sünnetleri kazaya niyet ederek kılmalıdır.
Bazı yerlerde yatsının son sünneti dört rekat olarak kılınıyor. Buna kazaya niyet etmemin bir mahzuru var mıdır?
Kılınabilir. Çünkü Peygamber efendimizin dört kıldığı vâkidir. Bunu kazaya niyet edebilrsiniz.
Bazıları, kabir namazını Peygamber efendimiz yatağında bile kılmış diyor, bu konuda bilgi verir misiniz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Ben şafi mezhebindeyim kaza namazlarını nasıl kılmam gerekir?
Şafii mezhebinde kaza borcu bitinceye kadar nâfile namaz kılmak harâmdır. Beş vakit namazın sünnetlerini kılarken kazaya niyet etmelidir.
Ben sünnetler yerine kaza kılıyordum fakat senin yaptığın yanlış sünnetleri sünnet farzları farz kılacaksın dediler bilgi verir misiniz?
Sünnetleri kılıyoruz. Biz o sünnetleri kılarken kaza diye niyet ediyoruz, sünnetleri terk etmiyoruz. (Nevâdir-i fıkhiyye) kitâbının sahibi, Muhammed Sadık efendi, eski Kudüs kadisı ve müftüsü olan bu zât kitâbında anlatırken, öğle namazının aslı dört rek'atdir. Allahü teâlâya bu ni'metin şükrü olarak, Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” o namazın önünde dört rek'at, farzı kıldıktan sonra da iki veya dört rek'at namaz kıldı. İşte bu zât buyuruyor ki, öğle namazının dört rek'at farzından önce dört rek'at, farzını kıldıktan sonra iki veya dört rek'at namaz kılmak sünnetdir. (Sünnet) kelimesini kullanmadan, niyet ettim Allah rızası için namaza dense, sünnet yerine gelir. Çünki farzdan önce dört, farzdan sonra iki kılındı. Dolayısıyla öğle namazının dört rek'at farzından önce, (Niyet ettim ilk kazaya kalan öğle namaznın farzına) diye niyet edince, o sünnet yerine geliyor, sünnet terk edilmiyor. Hem de kaza borcu ödenmiş oluyor. (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)de, Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” bu konuda çok uzun bir bahs açmış. İnsanlar mutmain olsunlar, kaza borçlarını ödesinler, âhirete borçlu gitmesinler diye yazmışlar.
Beş vakit namazın arkasından kaza namazları kılıyorum. Böyle yapmam uygun olur mu?
Sabah namâzını kıldık, güneşin doğmasına daha vakit var, yanî sabah namâzının vakti daha çıkmadı, güneş doğana kadar [sabah namâzının farzını kıldıktan sonra bile] istediğimiz kadar kaza namâzı kılabiliriz. Ama nâfile kılamayız. İkindi namâzının farzı kılındıktan sonra da bu hüküm geçerlidir. Sabah ve ikindinin farzı kılındıktan sonra nâfile namâz kılınmaz, ama kaza kılınır. İkindinin farzı kılındıktan sonra, mekrûh vakit girene kadar kaza kılınabilir, güneş batana kadar değil.
Beş vakit namâzın sünnetlerini kazaya niyet ediyorum. Ayrıca bir günlük kaza kılıyorum. Bunlara niyet ederken nâfile namâza da desem, bir mahzûru olur mu?
Günde iki günlük kaza kılıyorsunuz. Yirmi senelik kazanız olsa, on sene böyle devâm etseniz hepsini bitirirsiniz. (Niyyet ettim Allahü teâlânın rızâsı için ilk kazaya kalan sabah namâzının farzını kaza etmeye ve niyyet ettim Allah rızâsı için nâfile namâza) da deseniz, bir zararı olmaz. Ancak farz gibi kılacaksınız, nâfile gibi kılmayacaksınız. O niyyetin ayrı bir sevâbı olur. Meselâ beş vakit namâzın sünnetini kılarken, (meselâ ilk kazaya kalan öğle namâzının farzını kılmaya ve öğle namâzının ilk sünnetine) diye niyyet edince, onun ayrı bir sevâbı olur. Kazaya kalan namâz borcu olan bir kimse, beş vakit namâzın sünnetlerini kılarken onları kazaya niyyet etmeli, [diğer zamânlarda da aynı şekilde kazaya niyyet etmeli] bunları yaparken de vaktin sünnetlerine veyâ nâfileye niyyet edilmesinin de bir mahzûru yoktur.
Beyimin hiç kazaya kalan namaz borcu yoktu. Ama kaza kılmaya devam ederdi. Namazlarımın kabul olduğunu nereden bileyim derdi. Böyle yapması doğru muydu?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Bir arkadaşıma kazası olanın nafile namaz kılmaz dedim kabul etmedi. Tekrar açıklar mısınız?
O anlatılanları beytde, mısrada pekiştiriyor. Aslı fârisî olduğu için o ifâde kullanılmış.
Bir gün öncesinde kazaya kalan namazımızı, bugünkü bir vakit namazının sünnetinde kazaya niyyet ederek kılabilir miyiz?
Edebilirsiniz.
Bir hanım, kaza namâzlarının hesâbını nasıl yapacak, muayyen günlerini çıkaracak mı?
Bir sene, mîlâdî takvime göre 365 gündür. Kamerî takvime göre 355 gündür. Diyelim ki, 355 gün içerisinde her ay 5 gün ise, 10 ayda 50 gün eder. 12 ayda da 60 gün eder. Dolayısıyla 355 günden 60'ı çıkartınca 295 gün kalır [kamerî takvime göre]. Mîlâdî takvime göre de 305 gün kalır. Hesâbı böyle yapsanız olur.
Bir kaç günlük kaza namazı kılıyoruz. Her biri için ezan okumamız gerekir mi?
Bir kitâbda, (Sabah namazının ve ikindi namazının farzını kıldıktan sonra kaza namazı kılınmaz) diye okudum. Bu doğru mudur?
Hayır, nafile kılmak mehrûhdur. Ya kitâbda yanlış yazılmış veya yanlış anlaşılmış da olabilir. Hanefi mezhebinde sabah namazının farzı kılındıktan ve ikindinin farzı kılındıktan sonra nafile kılmak mekrûhdur.
Bir seferde on günlük öğle namazı kaza ediyorum. Bunları kılarken aynı zamm-ı sureleri okumamın bir mahzuru olur mu?
Bir mahzuru olmaz. Ama başka sûreleri biliyorsanız, değiştirmeniz iyi olur. Çünki, aynı namâzlarda, aynı sûreleri okumayı men etmişler. Zaman zaman bunları değiştirmelidir.
Biz karı koca namaza yeni başladık. Kaza borcumuz var. Namazları nasıl kılmalıyız?
Hakîkat Kitâbevinin yayınladığı (Mektûbat) kitâbı var. Her akşam okumalıdır. Bu dönemde nefsleriniz çok yüklenecek. Onun için bu kitâp kendinize destek ve kuvvet verir. Seyyid Abdülhakîm Arvâsî hazretleri, “Ba'de kitâbillah ve ba'de Resûlullah efdal-i kütüb, Mektûbâtest.” buyurmuşlardır. Allahü teâlânın kitâbı Kur'ân-ı kerimden ve Resûlullah efendimizin “aleyhissalatü vesselam” hadîs-i şerîflerinden sonra, islâm âlimlerinin yazdığı kitâpların en kıymetlisi (Mektûbat)dır. Kalbe giren nur ile kalb kuvvetlenir. Kalb kuvvetlenince nefse karşı direnme gücü artar, ihlâs artar. Harâmlara karşı soğursunuz.
Burada bir grup, Berat gecesi yüz rekat namaz kılıyorlar. Bunun yerine kaza kılın deyince, bugün kıldığımız namazları melekler görür, kaza kılarsak ayıp olur, diyorlar. Doğru mudur?
Bizi hesâba çekecek olan melek değil ki. Melek de Allahü teâlânın kuludur. Allahü teâlâ âhirette, (Vermiş olduğum vazifeleri nasıl yerine getirdiniz?) diye, melekleri bile hesâba çekecek. Peygamberler de o hesâbdan kurtulamayacak. Herkesei cenâb-ı Hak hesâba çekecek. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarına dil uzatılır, o kitâplar okunmaz ve okutulmazsa, şeytan insanı şaşırttırır, böylece kaza namazı da kıldırttırmaz. Allahü teâlânın görmesinden utanmıyorlar da, meleklerin görmesinden mi utanıyorlar? Allahü teâlâ borcu olanları bilmiyor mu? Dolayısıyla Allahü teâlâ şaşırtmasın. Sünnetler o gece de kazaya niyet edildiği zaman, o gece için tavsiye edilen nâfile namazların kat kat daha fazlasının kendisine verileceğini öğrenseler, yarış ederler.
Câmi'ye gidiyoruz. Orada bir farz veyâ sünnet kılsak, tehıyyetül-mescid namâzı da kılmış olur muyuz?
Hanefî mezhebinde câmi'ye girer girmez, niyyet ettim itikâfa diye sağ ayakla girilir. Öğle vakti girdiysek, öğle namâzının ilk sünnetini kılmaya dediğimiz zamân bu, tehıyyetül-mescid namâzı yerine de geçer. Ama kitâplarda buyuruluyor ki, diyelim ki yeni abdest aldık, câmi'ye girdiydik, öğle vaktiydi, öğlenin ilk sünneti de var, mescide girince tehıyyetül-mescid namâzı da var, bir de abdest için şükür namâzı var. Öğlenin ilk sünnetine, niyyet ettim öğlenin ilk sünnetine ve tehıyyetül-mescid namâzına ve abdest için şükür namâzına da diyebiliriz. Zaten o namâza öyle niyyet etmesek de, o namâz tehıyyetül-mescid namâzı yerine de geçer.
Câmi'ye, cemâate gidince de sünnetler yerine kaza kılınır mı?
Tabiî. Öğlenin ilk sünnetine (ilk kazaya kalan öğlenin farzı), son sünnetine de (ilk kazaya kalan sabah namâzının farzı), diye niyyet edilir. Kim bilecek, kim sorgulayacak? Kendiniz istediğiniz gibi yaparsınız. Artık eskisi gibi değil, câmi'lerde kaza namâzları kılanlar var.
Camide kaza namazı kılıyordum. Cemaatten birinin bu dikkatini çekmiş. Hoca da beni ikaz etti. Bu konu hakkında neler söylersiniz?
İnsanları rahatsız edecek şekilde yapmamalı, evde kılarsınız.
Camide Kuran-ı Kerim okunurken kaza namazı kılabilir miyiz?
Kur'an-ı kerim okunuyorsa orada bulunanların her birini dinlemek farzdır. Bittikten sonra kaza kılınır.
Camiye gittiğim zaman akşam namazının son sünnetini, kamet de getirmeden ilk kazaya kalan sabah namazına diye niyet etsem olur mu?
Mahzuru yoktur. Kâmet getirmek farz değil, sünnettir.
Çevremde sevaptan mahrum kalıyorsun sünnetler terk edilemez diyorlar. Bende gel gitler yaşıyorum. Bundan kurtulmanın çaresi var mıdır?
Her yaratılan mahlûkatın bir vazifesi vardır. İnsanın da, nefsin de, şeytanın da vazifeleri vardır. Herkes bir iş için yaratılmıştır. Bu dünya imtihan yeridir, hak ile bâtıl karışıktır. Böyle durumlarda yapılması gerekenler şunlardır; 1- (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitabını defâat ile okumalıdır. 2- Tevbe, istiğfar etmelidir. 3- Böyle gel gitler olduğu zamanlarda abdest alıp, iki rek'ât namaz kılmalıdır ve namazın ardından, başında ve sonunda üç salevat-ı şerife getirerek; üç İhlâs, bir Fâtiha okumalı ve bunlardan hâsıl olan sevabı (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitabının 969. sahifesindeki büyük âlimler şiirinde geçen silsile-i âliyye büyüklerinin ruhuna hediye etmelidir. (Yâ Rabbî, ben dînimi doğru olarak öğrenmek istiyorum, beni bozulmaktan koru!) diyerek silsile-i âliyye büyüklerinin yüzü suyu hürmetine cenâb-ı Hakka niyâz etmelidir. ''Allahümme ya Mukallibel kulûb, sebbit kalbî ala dînik'' (Ey kalbleri bir hâlden bir hâle çeviren Rabbim. Benim kalbimi, dîninde sâbit kıl!) düâsını da okumalıdır.
Depresyon ilacı kullandığım için sabah namazlarına kalkamıyorum. Ne yapmamı tavsiye edersiniz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Diş dolgusu sebebi ile maliki mezhebini taklid ediyorum. Sünnetlere kazaya niyet ederken farz gibi mi kılmamız gerekir?
Farz gibi kılınır. Vaktinde nasıl kılınıyorsa, vaktinden sonra kaza ederken de aynen kılınır.
Farz namazı kılarken tek farza niyet etmek lazım. Kaza namazı kılarken de farza niyet ediyoruz. Kaza namazına ayrıca sünnet diye niyet edilir mi?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Güneş 5:29 da doğarken ben 5:28 de namaza durdum. Bu namazım olmuş mudur?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Hacda Kâ'beyi tavâf ettikten sonra iki rek'at namaz kıldık. Bu namazı kazaya niyet ederek kıldık, oldu mu?
İki rek'at namaz kitâblarda yazıyor. Kazaya niyet etmenizin de mahzuru yoktur.
Hanımım merak ediyor. Sünnet namazları kaza namazına niyetlenmek konusunda bilgi verir misiniz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Hanımlar kaza namazı kılarken ezan okuyacak mı?
Hanımlar için ezân ve kâmet şartı söz konusu değildir. Vakit girince tamamdır.
Hastanede kaldığım sürede kılamadığım namazlar oldu. Şimdi ne yapmam gerekir?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Her vakit namazı kaza ettikten sonra tesbih çekmek ve dua etmemiz gerekir mi?
Hayır. Tesbihleri çekmek ve dua etmek beş vakit namazın arkasına sünnettir. Kaza namazlarını kıldıktan sonra arkasına tesbih çekip, dua edilmese de bir şey lazım gelmez.
İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri, müstehâblardan birini sonradan öğrendiği için kırk senelik namâzı kaza etmişdir. Ben de kazalarımı bitirdim, ama kaza kılmaya devâm ediyorum. Olur mu?
Edin tabiî. Hepimiz öyle. Bu zamânda gelenler kazası bitmiş olsa bile, nâfile namâz kılacağına hep kazaya niyyet eder. Zaten eğer borcumuz yok ise, otomatik olarak nâfileye dönüşüyor.
İmsak vaktinde kalkmış olsak, sabah namazını kılmadan kaza namazı kılabilir miyiz?
Hiçbir mahzuru yoktur. Orada bir mekrûh vakit girip çıkmıyor. Sabah namazını kılmadan önce kaza kılınır. Sabah namazı kılındıktan sonra da kaza kılınır. Sadece sabah namazının farzı kılındıktan sonra güneş doğana kadar nafile namaz kılınmaz. İkindi namazı kılındıktan sonra da, mekrûh vakit girene kadar yine nafile kılınmaz.
İşim icabı devamlı yollardayım. Bazen öğle namazı kazaya kalıyor. Bu gibi durumlarda nasıl hareket etmeliyim?
Namazı kazaya bırakmak çok büyük günâhdır. Onun için namaz konusunda çok dikkatli ve uyanık olmak lâzım. Eğer seferiyseniz, seferde mâlikî veya şâfii mezhebinde cem etme imkânı var.
İşrak vaktinde iki rek'at tnamaz kılanın, bütün günâhları afv olur şeklinde okudum. Ama benim kaza namazlarım var. Aynı vakitde kaza kılsam, aynı şey olur mu?
Tabiî, aynı şey olur. Fakat, bütün günâhlar derken kendisi ile Allahü teâlâ arasında olandır. Yoksa beş vakt namaz kazaya kalmışsa, kaza etmedikçe afv olmaz. Oruç kazaya kalmışsa tutmadıkça, fidyesini vermedikçe afv olmaz. Zekât borcu varsa, kul hakları varsa, bunları ödemedikçe afv olmaz. Bunların fıkh kitâblarında detaylı bilgileri var.
İşyerinde namazlarımı kılamıyorum. Eve gelince kılmadığım namazları nasıl kaza edeceğim?
Namazı kazaya bırakmak değil, öncelikle onu vaktinde edâ etmek lâzım. Bütün şartların hepsini zorlamak lâzım. Namazı kazaya bırakmak, çok büyük günâh. Bunun için, hangi şartta olursa olsun, namaz kılınacak.
Kaza borcu biten bir kimse, tekrar kazaya niyet etse bid'at mi işlemiş olur?
Hayır. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri kırk sene sonra abdestin edeblerinden birisini öğrenince, kırk senelik namazını iâde etmiş. Onun için biz ölünceye kadar sünnetleri kılarken hep kazaya niyet edelim. Kazaya niyet edince zararımız olmaz. Eğer kaza borcumuz yoksa, onlar otomatik olarak nafileye dönüşür.
Kaza borcu biten bir kimse, tekrar kazaya niyet etse bidat mi işlemiş olur?
Hayır. İmâm-ı a’zam Ebû Hanîfe hazretleri kırk sene sonra abdestin edeblerinden birisini öğrenince, kırk senelik namazını iâde etmiş. Onun için biz ölünceye kadar sünnetleri kılarken hep kazaya niyet edelim. Kazaya niyet edince zararımız olmaz. Eğer kaza borcumuz yoksa, onlar otomatik olarak nafileye dönüşür.
Kaza borcum bitti. Kaza namazı konusunda naklettiklerinizi çevremizdeki insanlar da kabul etmeye başladılar. Neler söylersiniz?
Doğru bir tanedir. Önce muhalefet eden, günü ve zamanı gelir, yapar. Sünnetleri kazaya niyet etmeyenler, ayrıca kaza namazı da kılmıyor.
Kaza borcum bitti. Sünnetler yerine kaza kılmaya devam edebilir miyim?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Kaza borcum olduğu için hâtırıma geliyor, (Kur'ân-ı kerîm okumaya ayıracağım vakti, kaza kılmaya ayırayım) diye. Bunun doğrusu nedir?
Doğru düşünce, yalnız İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki, (Namâz kılarken insan yorulur. Yorulunca Kur'ân-ı kerîm okuyarak kendini dinlendirir). Yani öyle durumlarda, Kur'ân-ı kerîm okuyacak kadar da bir zamân dilimi ayrılır.
Kaza borcum var. Yatsı namazının son sünnetine ve vitir namazına nasıl niyet edilecek?
Sabah namazının sünnetine, (Niyet ettim sabah namazının sünnetini kılmaya) denir. Öğlen namazının ilk sünnetine, (Niyet ettim ilk kazaya kalan öğle namazının farzına), Öğlen namazının son sünnetine, (Niyet ettim ilk kazaya kalan sabah namazının farzına), ikindi namazının sünnetine de, (Niyet ettim ilk kazaya kalan ikindi namazının farzına), akşam namazının sünnetine, (Niyet ettim ilk kazaya kalan akşam namazının farzına), yatsı namazının ilk sünnetine, (Niyet ettim ilk kazaya kalan yatsı namazının farzına) diyerek aynen farz gibi kılıyoruz. Yatsı namazının son sünnetine de, (Niyet ettim ilk kazaya kalan vitir namazına) diye niyet ediyoruz, aynen vitir namazı gibi kılıyoruz. Böylece kıldığımız beş vakit namazın sünnetlerini terk etmedik. Çünkü farzlardan başka namaz kılmak sünnetdir buyuruluyor. Oralarda, bunlara sünnet diye niyet edilecek diye bir kayıt yok. Hatta Muhammed Sâdık efendi, bunu Nevâdir-i Fıkhıyye kitâbında açık net bildiriyor. Sünnetleri terk etmedik, bir günlük de kaza borumuzu ödemiş olduk.
Kaza kalan namazları 4 rekat olarak mı yoksa 2 rekat olarak mı kılacağız?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Kaza kılarken aynı farz gibi mi kılacağız?
Farzını kılarken nasıl kılıyorsak, bunun kazasını edâ ederken de aynı kılacağız.
Kaza kılarken ayrıca bir ezan okumak gerekiyormuş doğru mu?
Bir defa ezan okur, diğerlerinde kâmet getirerek kılar. Ezan okumak ve kâmet getirmek farz değildir, getirmeden kılanın da namazları olur.
Kaza namazı borçlarımda tereddütlerim var. Sünnetler yerine kaza kılmaya devam edersem bir mahzuru olur mu?
Kaza borcu bittiği hâlde, ihtiyatlı olarak sabah namazının sünneti hariç, beş vakit namazın sünnetlerini kılarken kazaya niyet edilip bunlara devam edilse mahzuru yoktur. Ömür boyu da öyle niyet edilebilir.
Kaza namazı borcu olan bir kimse cenaze namazını ve teravih namazını da kazaya niyet edecek?
Cenâze namazın rükü ve secdesi yoktur ve ayakta kılınır ve farz-ı kifâyedir. Dolayısıyla farz ve vacib olan bir namaza ikinci bir niyet olmaz. Teravih namazı ise nafile bir namazdır ve kazaya kalmış namaz borcu olan teravih yerine kaza namazı kılar. Cemaate gidildi ise, orada sünnet diye kılar.
Kaza namazı borcu olan bir kimse sünnetleri kılarken nasıl niyet etmelidir?
Fıkıh kitaplarında namazlar farz ve nafile diye iki kısma ayrılır. Bunu erbabı bilir. Ama dinini Kurandan öğrenmek isteyen bunları anlamaz ve bilmez. Farz ve vacibin dışındaki ibadetlerin hepsine nafile denir. Dört mezhebden üçünde, malikî, şafii ve hanbeli mezhebinde herhangi bir farz borcu olan kimsenin o cinsten olan diğer nafile ibadetlerle meşgul olması haramdır. Beş vakit farz namazlardan kazaya kalan namaz borcu olan kimsenin üç mezhebde nafile kılması haramdır. Kazaya kalan oruç borcu var iken bu kimsenin nafile oruç tutması da aynı şekilde caiz değildir. Zekat borcu varken nafile sadaka vermesi caiz değildir. Kurban borçları varken nafile hayvan kesmesi caiz değildir. Önce borç. Bütün ibadetler için geçerlidir. Mahşer günü Allahü teala, kendi emrettiklerinin hesabını soracak. Bunları vaktinde yaptın mı? Vaktinde yapmadıysan bunları kaza ettin mi? Günah işledin mi? Günah işlediysen tövbe ettin mi? Bunların hesabı sorulacak. Bu hesaba hazırlanmak gerekir. Peygamber efendimiz “aleyhissalatü vesselam” (Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekiniz) buyuruyor. Onun için her müslümanın düşünmesi lazımdır. Dört mezhebde de kazaya kalan namaz borcu olan kimsenin nâfile ile meşgûl olması uygun değildir. Hanefi mezhebinde kabul olmaz. Onun için de hanefi mezhebinde olan bir müslüman sabah namazının sünnetini, sünnet diye kılıyor. Öğle namazının ilk sünnetine, (İlk kazaya kalan öğle namazının farzına), son sünnetine, (İlk kazaya kalan sabah namazının farzına), ikindinin sünnetine, (İlk kazaya kalan ikindi namazının farzına), akşamın sünnetine, (İlk kazaya kalan akşam namazının farzına), yatsının ilk sünnetine, (İlk kazaya kalan yatsı namazın farzına), yatsının son sünnetine, (İlk kazaya kalan vitir namazına) diye niyet ediliyor. Böylece hem sünnetler terk edilmiş olmuyor, hem de bir günlük kaza borcumuz ödenmiş oluyor. Hatta, yeme, içme, uyuma, nafaka temini için çalışma zamanlarının dışında, bu kimsenin durmadan kaza namazı kılması ve bir an önce bu borçtan kurtulması lâzımdır.
Kaza namazı borcu olan bir kimse, teşrik tekbirini okuyacak mı?
Teşrîk tekbîri okumak kazayı geciktirmez. Elbette söylemek gerekir. Arefe günü ve kurban bayramı günleri içerisinde, önceki zaman dilimlerinde kazaya kalan namaz borcu olup da, bu günlerde kaza edersek teşrîk tekbîri okumayacağız. Ama meselâ bugün sabah namazına kalkamadıksa, bunu kuşluk vaktinde kaza ederken teşrîk tekbîni okuyacağız. Çünkü teşrîk tekbîri okunan zaman dilimindeki sabah namazını kılamadık ve aynı gün içerisinde bunu kaza ediyoruz.
Kaza namazı borcu olan kimse nafile namaz kılamaz mı?
Nâfile diye bahsedilen, duhâ, evvâbin, işrâk, teheccüd, abdest için şükür namâzını kaza borcu olan bir kimse, kazaya kalan namaza ve bunlara niyet edebilir.
Kaza namazı borcu olanın dört mezhepte de hükmünde farklılık var mıdır?
Dördünde de aynıdır. Hatta en hafifi hanefi mezhebinde bildiriliyor. Diğer üçünde kazaya kalan namaz borcu olanın beş vakit namazın sünnetleri dâhil nâfile namaz kılmaları harâmdır, günâhdır ifâdesi geçiyor. Zamanımızda bir özür sebebi ile kılınmamış namaz yok, terk edilmiş namaz var. Senelerce kılınmamış namazlar var. Hanefi mezhebinde olanların da kazaya kalan namaz borçları varsa, bunların da beş vakit namazın sünnetlerini, [sabah namazının hariç] kazaya niyet etmeleri lâzım. Kaza borcu bitmeden nâfileler kabul olmaz.
Kaza namazı borcu olanlar 15 yaşından itibaren mi hesap edecekler?
Hayır. Büluğ çağına erdiği andan itibaren hesap edilecek.
Kaza namazı borcu olduğu hâlde evvâbîn namazı kılınabilir mi?
Evvâbîn, akşama namazından sonra kılınan nâfile bir namazdır. Kıymetli bir nâfilelerdendir. En kıymetlisi teheccüd namazıdır. Bunlar çok kıymetli olmasına rağmen, farz borcu olan kimsenin bu kıldığı namazların hiçbirisi kabul olmaz. Zaten diğer üç mezhebde harâmdır. Hanefî mezhebinde de kabul olmaz. Bu namazı kılmayı âdet eden, (Niyyet ettim ilk kazaya kalan akşam namazının farzına) diyerek üç rek'at kılınırsa, hem evvâbîn sevâbına da kavuşulur, hem de bir günlük akşam namazının farzı üzerinizden atılmış olur.
Kaza namazı borcum bitti. Kuşluk vaktinde kaza kıldıktan sonra, iki rek'at duhâ veya teheccüd namazına niyet edip namaz kılsam, mahzuru olur mu?
Kaza borcu biten bir kimse nafile kılabilir. Ama bunları da kazaya niyet etseniz mahzuru olmaz, bir şey kaybettirmez. Mutlaka kaza kılmaya devam etmeliyiz.
Kaza namazı borcum olduğu için sünnetleri kazaya niyet ediyorum. Ama vaktin sünnetine diye de niyet ediyorum. Bunun bir mahzuru olur mu?
Olmaz. Nafile namazlara kazaya da niyet etsek olur. Birkaç niyetin yapılmasının câiz olduğu bildiriliyor.
Kaza namazı borcum var ne yapacağım?
Beş vakit namazdan sabah namazının sünneti hariç diğer dört vaktin sünnetlerini kılarken kazaya niyyet edeceğiz ve boş zamanlarımızda da kaza kılmak sûretiyle bir an önce bu borçtan kurtulmamız lâzımdır.
Kaza namâzı borcum var, (Mektûbat) kitâbını okuyabilir miyim?
Tabiî. Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye de okuyacağız, Kur'ân-ı kerîm de okuyacağız. Namâz kılmaktan yorulan bir kimse, kendisini dinlendirmek için Kur'ân-ı kerîm okur, tesbîhatta bulunabilir, evliyâ-i kirâmın hayatlarını okuyabilir.
Kaza namazı borcum var. Bunları nasıl ödemem gerekir?
Mâlikî, şâfiî ve hanbeli mezhebinde, kazaya kalan namâz borcu olan bir kimsenin, nâfile namâzları kılması harâmdır, günâhdır. Sonraki gelen hanefi âlimleri de, kazaya kalan namâz borcu olanların, sabah namâzının sünneti hariç, [çünkü vâcib makâmında diyen âlimler var] diğer dört vaktin sünnetlerini kılarken kazaya niyet etmelidir buyurmuşlar. Meselâ, öğlenin ilk sünnetine, ilk kazaya kalan öğlenin farzına, iki rekât son sünnetine de, ilk kazaya kalan sabah namâzının farzına diye niyet etmelidir. Bir günlük de kendimiz ilâve edersek ve beş sene böyle devâm edersek, on senelik kaza borcu biter.
 
Kaza namazı borcum var. Sünnetleri kazaya nasıl niyet edeceğim?
Bütün sünnetler nâfiledir. Üç mezhebde kaza borcu bitmeden bu nâfileleri kılmak harâmdır. Hanefi mezhebinin sonraki gelen âlimleri de kabul olmaz buyuruyor. Bu sebepten dolayı hanefi mezhebinde olup da kazaya kalan namaz borcu olanlar sabah namazı hariç diğer namazların sünnetlerini kazaya niyet ederek kılar. Böylece sünnetler terk edilmez, bir günlük de kaza borcu ödenmiş olur.
Kaza namazı borcumu bitirdim, nafile namazları kılabilir miyim?
Tabii kılınır. Ona bir mâni yoktur. Sadece borç varken onlarla meşgûl olunması caiz değildir. Hanefi mezhebinde kabul olmuyor, diğer üç mezhebde haram oluyor. Ama borç bittikten sonra istediğimiz kadar nafile kılabiliriz. Yine de ihtiyatlı olarak hem nafileye hem de kazaya niyet etmek de caizdir.
Kaza namazı borcumuz bittiği hâlde, sünnet yerine kaza kılmaya devam ederken, üçüncü ve dördüncü rek'atlerde zamm-ı sûre okuyacak mıyız?
Okunabilir. Ama ka’de-i ûlâda salli ve bârik okunmaz.
Kaza namazı borcumuz var. Şükür namazı kılmak için nasıl niyet etmemiz gerekir?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Kaza namazı borcumuz var. Vakit namazlarının sünnetlerine nasıl niyet etmeliyiz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Kaza namazı borcumuzu hicri takvime göre mi yoksa miladi takvime göre mi hesaplamamız gerekir?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Kaza namazı kılarken her namazda ezan ve kamet okumak şart mıdır?
Ezân okumak şart değildir. Erkekler, beş vaktin farzını edâ ederken kâmet getirmeleri sünnetdir. Vaktinde kılamadık ve kazaya kalmışsa, kaza ederken de kâmet getirmek sünnetdir. Okunmadı ise, namâzları iâde etmek lâzım değildir.
Kaza namazı kılarken kâmet getirecek miyiz?
Erkekler vakit namazlarını vaktinde edâ ederken kâmet getirmeleri sünnet olduğu gibi, bunları kaza ederken de yine kâmet getirmeleri sünnettir. Bugüne kadar kıldıklarımıza kâmet getirmediysek bir mahzuru olmaz.
Kaza namazı kılarken üçüncü ve dördüncü rekatlarda zamm-ı sure okumuştum. Acaba bu namazların sahih olmuş mudur?
Kitâplarda, hanefi mezhebine göre kıyam kıraat mahallidir, buyruluyor. Dolayısı ile farz namazlarda bir kimse, unutarak, dalgınlığına gelerek üçüncü ve dördüncü rekatlarda Fâtiha-ı şerîfeden sonra zamm-ı sûre okusa, secde-i sehiv gerekmez. Bir zararı da olmaz. Çünkü kıyam kıraat mahallidir. Okumanın bir zararı olmaz, ifâdesi geçiyor.
Kaza namazı olan kimse tesbih namazı kılabilir mi?
Kılmaz. Dört mezhebde de böyledir, hanefide de böyledir. Zaten diğer üç mezhebde kazaya kalan namaz borcu olanın, tesbih, teravih namazı, beş vakit namazın sünnetleri dâhil, bütün nafilelerin hepsini kılması, bunlarla meşgûl olması haramdır, günahtır. Acilen bunun kaza borcunu ödemesi lâzım. Hanefide de kabul olmaz. Dolayısıyla dört mezhebde de nafile namaz borcu olan kimse nafile kılamaz. İstihare namazı kılınabilir.
Kaza namazları ile alakalı bilgi verir misiniz?
Vaktinde kılınmayan namazlar, vakti çıktıktan sonra kaza edilir. Bülûğa erdikten itibâren kılınmayan namazlar, tutulmayan oruçların, verilmeyen zekâtların, kesilmeyen kurban borçları varsa, bunların hepsini dünyâda iken telâfi etmek gerekir. Bir kimsenin zekât borcu varsa, bu kimsenin sadakası, oruç borcu varsa, nâfile oruçlarının bir faydası olmaz. Bir kimsenin de, kazaya kalan namaz borçları varsa, bunun nâfileleri kabul olmaz. Sabah namazın sünneti hariç, diğer dört vaktin sünnetleri kazaya niyet edilir.
Kaza namazları ile alakalı geniş bilgi verir misiniz?
Dört mezhebde de, kazaya kalan namâz borcu olanların nâfilelerine sevâb verilmez. Hatta, mâliki, şâfii ve hanbeli mezheblerinde kazaya kalan namâz borcu olan bir kimsenin, nâfileleri kılması harâmdır. Hanefi mezhebinde de kabul olmaz, buyuruluyor. Sabah namâzın sünneti hariç, diğer dört vaktin sünnetleri dâhil, terâvih dâhil, kazaya niyet etmeli ve bir an önce bu borçtan kurtulmalıdır.
 
Kaza namâzları kaza edilse bile, yine bunun cezâsının olduğunu okudum. Peki, bunun için ne yapmak lâzımdır?
O vakitde namâz kılmadığımız için cezâsı var. Bunun için tövbe istigfâr etmek lâzımdır. Hatta, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâblarını keffâret için insanlara vermek lâzımdır. (Yâ Rabbî! İbâdeti vaktinde yapamamıştım, onun keffâreti olarak, onun bedeli olarak tövbe ettim, bunları da onun için dağıtıyorum) diye de dağıtmalıdır. Cenâb-ı Hakkın merhametini harekete geçirir. Çünkü Allahü teâlânın dînini doğru olarak anlatan bir kitâbı, Allahü teâlânın bir kuluna verince, o da îmânını düzeltince Allahü teâlâ sevinir, buyuruluyor.
Kaza namâzları konusunda elimizde bir delîl, hüccet nereden olabilir?
(Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)nin kaza namâzları bahsinde, bu mubârek zât, Hüseyn Hilmi Efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” öyle araştırmış, öyle emek vermiş ki, sırf insanlar mutmainne olsunlar diye. Temel kaynakların hepsi tarandığı gibi, temel kaynak olmadığı hâlde, Oflu Muhammed Emîn efendinin kitâbını bile almış. Oflu Muhammed Emîn efendinin kitâbının 96. sayfasında çok açık, net yazıyor. Süleymâniyye kütübhânesindeki (Nevâdir-i fıkhiyye) kitâbında, arabca bir kitâp, açık, net yazıyor. Bu zâtlar da, hanefî mezhebinde göre yazmışlar. Osmânlı döneminde yazılmış, bir ilmihâl kitâbı, (Tuhfet-ül-Şâhân) kaza namâzları bahsinde açıkça yazılıdır. Yani bizden yüz sene öncesinde zaten biliniyormuş bunlar. Fıkıh, ilmihâl kitâblarından bağlantı kesilince ve bu konuda yetişen eleman da olmayınca... Dolayısıyla, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbında uzun uzun var.
Kaza namazları konusundan tekrar bilgi verir misiniz?
Dört mezhebden üçünde, kazaya kalan namaz borcu olan bir kimsenin, nâfile namaz kılması [beş vakit namazın sünnetleri de nâfiledir] harâmdır. Bu kimsenin durmadan kaza namazlarını ödemesi lâzım. Hanefi mezhebinde de kabul olmaz. Oruç borcu olan da oruç cinsinden nâfile ile, zekât borcu olan da sadaka cinsinden ibâdetle meşgûl olmayacak.
Kaza namazları konusunu detaylı bir şekilde bir daha anlatabilir misiniz?
Elbette. Bizim vazifemiz bu. Çok anlatılması değil, anlaşılması önemlidir. Ne kadar çok anlatılırsa anlatılsın, (Et-tekrar-ü ahsen) demişler, yani tekrar etmek güzeldir. İslâm âlimlerinin büyüklerinden İmâm-ı Rabbâni “kuddise sirruh” hazretleri (Mektûbat) isimli kitâbında anlatılırken buyuruyor ki, (Cenâb-ı Hak, Muhammed aleyhisselâma ve Onun ümmetine beş vakit namaz içerinde onyedi rek'at namaz emretti, farz kıldı). Bunun iki rek'ati sabah vaktinde, dört rek'ati öğle vaktinde, dört rek'ati ikindi vaktinde, üç rek'ati akşam vaktinde, dört rek'ati de yatsı vaktindedir. Hanefi mezhebinde, İmam-ı a'zam Ebû Hanife hazretleri vitir namazına vâcib buyuruyor. Diğer üç imâm, sünnetdir buyuruyor. Hanefi mezhebinde vitirle beraber yirmi oluyor. (Nevâdir-i fıkhiyye fî mezheb-il-eimmet-il hanefiyye) ismindeki kitâbı yazan, Kudüs kâdîsı Muhammed Sâdık efendi anlatılıyor. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm”, bu onyedi rekat namaz Kendine “aleyhissalâtü vesselâm” ve ümmetine farz kılınınca çok sevindi. Bu, Allahü teâlânın bir nimeti idi. Bu nimete teşekkür için, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” efendimiz, bu beş vakit içerisinde emredilen onyedi rek'at namazların bazılarının önünde [sabah da ve ikindi de olduğu gibi], bazılarının arkasında [akşam namazında olduğu gibi], bazılarının hem önünde hem arkasında [öğle ve yatsı namazında olduğu gibi] namaz kıldı. Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” bu namazları kılarken, (Niyet ettim sünnete) demedi, çünkü Kendi yaptığı sünnetdir. (Niyet ettim Allah rızası için namaza) dedi. O kıldığı için, emrettiği için sünnet oldu. Dolayısıyla Muhammed Sâdık efendi buyuruyor ki, bir kimse sabah namazının sünnetinden önce niyet ettim Allah rızası için diyerek iki rek'at namaz kılsa, o sünneti yerine getirmiş olur, terk etmiş olmaz. Bazıları, (Osman Ünlü sünnetleri terk ettiriyor!) diyor. Öğle namazının sünnetinden önce dört rek'at namaz kılsa, bu namaz yerine geliyor. Öğle namazının sünneti dese, yine o sünnet yerine geliyor. Bir kimsenin kaza namazı borcu olsa, ilk kazaya kalan namaz öğle namazının farzına dese, bu sünnet yine yerine geliyor. Sünnet terk edilmiyor. Bu anlatanlar, piyasadakiler sünnetin ne olduğunu bilmiyor. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâpları okunmuş olsa idi, mesele kökünden hâl olacaktı. Allahü teâlâ bu onyedi rek'ati vaktinde kılmayı emretti, farz. Vaktinde kılınmazsa hemen kaza edilmesi de farz. Kaza edecek zaman dilimi geçtikçe bunların günâhları katlayarak artıyor. Bu kadar önemlidir. Bir an önce bu kazaları bitirmek lâzımdır. İmam-ı a'zam Ebû Hanife hazretleri tâbiîndendir. Onun zamanında bir kimsenin bir günlük, beş günlük, bir aylık, bir senelik kaza namazı, daha doğrusu namazın kazaya kalma düşüncesi yoktu. Ancak, bir kimse uykuya dalmıştır veyâ bayılmıştır, yâhutta yolcudur, bir vakit, iki vakit kaza borcu vardır. Onun için hanefi mezhebinin temel fıkıh kitâplarında, (Revâtibden olan sünnetleri yine sünnet olarak kılmak iyidir) diye geçiyor. Zaten bir-iki vakittir. Diğer üç mezhebin âlimleri, kazaya kalan namaz borcu olan bir kimsenin, nâfilelerle [beş vakit namazın sünneti de, teravih de, duhâ, evvâbin, teheccüd.. hepsi nâfiledir] meşgûl olması harâmdır buyuruyorlar. Hanefi mezhebinde de kabul olmaz buyruluyor. Terk edilmiş namazlar var, bir de özür sebebi ile kılınmayan namazlar var. Bunları ayırmışlar. Hiçbir Ehl-i sünnet âlimi kazası olan bir kimse nâfile kıldığı zaman bu nâfileler bunun kazası yerine geçer dememiştir. İbni Teymiyye Ehl-i sünnet değildir, itikâden mücessime [Allahü teâlâyı insan gibi düşünen] fırkasındandır. Bu konuda (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbı kaza namazları konusunu o kadar geniş tutmuş ki, sırf insanlar mutmain olsun diye. Bize yakın zamandan, Fatih câmiinin avlusunda medfûn bulunan, Oflu Muhammed Emin efendinin (Necât-ül-mü’minîn) kitâbı var. Osmânlıcadır. Bu kitâbın 96.cı sayfasında çok açık net yazıyor. Kenar haşiyesinde de, (Kazaya kalan namaz borcu olanların nâfileleri kabul olmaz) diye hadîs-i şerîf var. Abdülkâdir-i Geylânî hazretlerinin (Fütûhulgayb) kitâbında da açık net, hazret-i Alî “radıyallahü teâlâ anh” hazretleri ile nakledilen hâdis-i şerîfi yazıyor. Dolayısıyla kazaya kalan namaz borcu olan bir kimse, hanefi mezhebinde de beş vakit namazın sünnetlerinden sabah namazı hariç diğer sünnetleri hep kazaya niyet eder. Böylece sünnetler terk edilmiş olmaz, bir günlük de kaza borcu ödenmiş olur.
Kaza namazlarım bitti. Fakat hala kaza kılmaya devam ediyorum. Doğru mu yapıyorum?
Devam edin. Ömür boyu kaza kılmanın herhangi bir mahzuru söz konusu değildir.
Kaza namazlarım var. Bunları nasıl kılmam gerekir?
Kazaya kalan namaz borcu olan kimse, büluğ çağından itibâren kılmadığı senelerin hesâbını yapacak. (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) ve (İslâm Ahlâkı) kitâbında geniş, detaylı bilgi var. Onu okuduktan sonra başkasının söylediğine itibâr edilmez ve başkasına da sorulmaz. Diğer üç mezhebde kazaya kalan namaz borcu olanın, tesbih, teravih namazı, beş vakit namazın sünnetleri dâhil, bütün nafilelerin hepsini kılması, bunlarla meşgûl olması haramdır, günahtır. Acilen bunun kaza borcunu ödemesi lâzım. Hanefide de kabul olmaz. Dolayısıyla dört mezhebde de kaza namaz borcu olan kimse nafile kılamaz. Sünnetler kazaya niyet edilince, sünnetler terk edilmiş olmaz.
Kaza namâzlarımı bitirdim. Ramâzan ayında bunların tövbesi mi vardı?
Tövbesi değildir. Ramâzan ayının son Cum'a günü keffâret-i namâz diye bir namâz var. Bu keffâret-i namâz kılmakla kaza borçları afv edilmiyor. Sadece namâzları vaktinde kılmama ve geciktirme günâhları için yapılan tevbenin kabûlüne vesîle oluyor. Dört rek'at kılınır. Her rek'atında, bir Fâtiha, bir Âyet-el kürsî ve on Kevser okunur. (Kazaya bıraktığım ve kazasını geciktirdiğim namâzların, günâhlarının affolması için, bu namâzı kılmaya) diye de, niyyet edilir. Ayrıca tövbe ve istigfârda edebilirsiniz. Ama bu namâz, o tövbenin kabûlüne sebep oluyor. Hâdise ondan ibâretdir.
Kaza namazlarımı hesaplarken muayyen günlerimi çıkarıp hesapladım. Bu doğru mudur?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Kaza namazlarını bitirince mi tevbe etmek gerekir?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Kaza namazlarını konusunu beyime anlattım ama tam inanmadı. Bir daha anlatır mısınız?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Kaza namazlarının hesabı nasıl olur?
Her gün için beş vakit namaz olarak, bülûğ çağından itibâren hesap edilir.
Kazalarımı hergün kılmaya devâm ediyorum. Meselâ sabah namâzı vakti, bir günlük sabah, öğle, ikindi ve akşamı kılıyorum, yatsı ve vitri de kuşluk vaktinde kılıyorum. Olur mu?
Tabiî. Bir namâz kazaya kalmışsa, artık onu kaza ederken vakit sınırı yoktur. Yani şu vakitde kaza edilecek kaydı yok. Sadece namâz kılması tahrîmen mekrûh olan üç vakit bildirilmiş: Güneş doğarken, öğleye yarım sâat kalan zamân diliminde, ikindiden sonra, akşama 45-50 dakikalık bir zamân dilimi kalınca, namâz kılması mekrûh olan vakit giriyor. [Sadece o gün ikindiyi kılamadıysak, ikindinin farzını o mekrûh vakitde edâ olarak kılabiliriz]. Bu üç vaktin dışında istediğimiz vaktin kazasını kılabiliriz.
Kazam bitti, sünnetleri ne yapayım?
İhtiyâten hem kazaya, hem de vaktin sünnetine niyet edebilirsiniz. Üçüncü ve dördüncü rek'atlerde zamm-ı sûre okumanın mahzuru olmaz.
Kazam bitti. Sünnetleri, sünnet olarak kılabilir miyim?
Kılabilirsiniz. Meselâ, (Öğle namâzını ilk sünnetini kılmaya ve ilk kazaya kalan öğle namâzının farzına) da diyebilirsiniz. Çünkü kitâblarda, nâfile namâzlara çift niyet yapılabileceği bildirilmiştir. Böyle yaparsanız bir zararınız olmaz.
Kazaya kalan namaz borcu olan bir kimsenin Kur'an-ı kerim okuması, namazların arkasında aşr-ı şerîf okuması uygun olur mu?
Namazda yorulanın bunları okumasına izin verilmiştir. Ama kaza namazını bırakıp Kur'an-ı kerim okumaya şafii mezhebinde izin bile verilmiyor. Hanefi mezhebi de buna yakındır. Namazların arkasındaki aşr-ı şerîfleri okumaya müsâde edilmiştir.
Kefaret-i namaz hakkında bilgi verir misiniz?
Bu keffaret-i namaz diye bildirilen namaz, kazaya kalan namaz borçlarını ödemez. Öyle olmuş olsa namaz kılmazlar, her sene Ramazan-ı şerifin son Cuması namaz kılarlar. Alt yapısı olmayan, fıkıh bilgisi olmayan yanlış anlıyor ve yanlış da anlatıyor. Kazaya kalan namazlar, kaza edildikten sonra vaktinde kılınmadığı, geciktirildiği için ayrı bir günâh hâsıl olur. Bu günâh için de tövbe istiğfar etmek lâzımdır. Bu tövbenin kabulü için Cuma günü öğleden sonra kılınıyor. Bu namaz, kılınmayan namaz yerine de, tövbe yerine de geçmez. Dört rek'atli bir namazdır. Her rek'atde Fâtihadan sonra bir Âyet-el kürsi ve on Kevser okunur.
Kefaret-i namazdan bir kere daha bahseder misiniz?
Ses dosyasını dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız.
Kılınan sünnet namazlar, ahirette kazaya kalan namazlar yerine geçecekmiş. Doğru mudur?
Ehl-i sünnet âlimleri o hadîs-i şerîfi öyle anlatmıyorlar. Hadîs-i şerîfdeki murad o değildir, buyuruluyor. Farz namazdaki eksiklikler, sünnet namazlarla tamamlanır. Farzda eksiklik ve kusur varsa, ilk ve son sünnettekiler alınarak, o tamamlanır. Yoksa, kılınmayanın yerine geçer diye, bir ehl-i sünnet âlimi öyle buyurmamış. Bunu, mezhebsizler söylüyor. 
 
Kılmadığımız, kılamadığımız vitir namâzını da kaza etmek gerekiyor mu?
Hanefî mezhebinde vitir namâzı vâcibdir. Vaktinde edâ etmek vâcib olduğu gibi, dînimizin bildirmiş olduğu herhangi bir özürden dolayı vaktinde kılamayan bir kimse, kazaya bırakan bir kimse, aynen farzları kaza ettiği gibi vitri de kaza edecek. (Niyyet ettim, en son kılamadığım veyâ ilk kazaya kalan vitir namâzını kaza etmeye) diye niyyet edip, kaza edecek.
Kişi sabah namazına kalkamadığı zaman Allahü Teala onu huzuruna istemediği için kalkamazmış. Doğru mudur?
Gaflete dalınmıştır, nefse uyulmuştur. Harâm lokma yenmiştir. Bunların zulmeti kaldıramadı. Yoksa, bu denilenle alâkalı değildir.
Kuşluk, evvâbin namâzı gibi nâfile namâzları kaza borcumuz varsa nasıl niyet ederek kılacağız?
Niyet ederken kazaya niyet etmelidir. Kuşluk vaktinde kılarken, kuşluk namâzı sevâbı kazanılıyor. Kaza bittikten sonra, duhâ namâzı, işrâk namâzı denebilir. Hem kazaya, hem de duhâ namâzına beraber niyet yapılabilir.
Maliki mezhebini taklid ediyorum. Sabah namazını sünnetini kazaya niyet edecek miyiz?
Sabah namazına kalkamayan kimse, hanefi mezhebinde kuşluk vaktinde sabah namazını sünneti ile beraber kaza eder. Öğle vakti girmiş ise sadece sabah namazının farzını kaza eder. Hanefi mezhebinde sabah namazının sünneti ile alâkalı vacibdir diyen âlimler var. Onun için ihtiyatlı hüküm bildirilmiştir. Dolayısıyla kazaya kalmış namaz borcu olan kimse sabah namazının sünnetini yine sünnet olarak kılar. Öğle namazının son sünneti için ilk kazaya kalmış sabah namazının farzını kılmaya diye niyet ediyoruz. Dolayısla burada telâfi ediyoruz.
Mâlikî mezhebini taklîd etmeyen bir kimsenin kaza namâzları kılması nasıl olur?
Dört mezhebde de kaza namâzı kılmanın arasında bir fark yoktur. Sadece hanefî mezhebinde, vitir namâzı vâcib olduğu için, vitir namâzı da kaza ediliyor. Başka bir farkı söz konusu değildir.
Nâfile namâzlar [duhâ, evvâbin, işrak] devamlı mı olmalıdır?
Onlar emir değildir. Kılabildiğimiz kadar kılarız. Ne kadar yaparsak o kadar iyidir.
Namaz vakitleri ile oynandığı bilmiyorduk. Geçmiş namazlarımızı nasıl telafi etmeliyiz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Namaza başlayalı iki buçuk ay oldu. Kaza kılarken kamet getirecek miyim?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Namaza yeni başladım, kaza namazlarım da var, nasıl hareket etmem gerekiyor?
Sünnetleri kılarken kazaya niyet etmelisiniz.
Namaza yeni başladım. 15 yıllık kaza namazı borcum var. Bunları nasıl ödemeliyim?
Bir namaz kazaya kaldıysa, onu hemen kaza etmek lâzım. Kaza edilme süresi uzadıkça, günâhı katlayarak artar. Kazaya kalan namaz borcu olan kimsenin, nafileleri, sünnetleri kabul olmaz. Dolayısıyla dört mezhebde de kazaya kalan namaz borcu olan bir kimsenin, namaz cinsinden nafileler yerine kaza kılmalıdır.
Namaza yeni başladım. Kaza namazlarımı nereden itibaren hesap edeceğim?
Bülûğa erdikten sonra mükellef olunur. Oniki yaşında oldu ise, o zamandan itibâren başlanır.
Namâzı geciktirmekten murâd nedir?
Hemen ilk vaktinde şartlarına uygun olarak kılanların namâzını Allahü teâlâ kabûl eder. Son vaktine geciktirenleri ise, afv eder, ifâdesi geçiyor. Namâzı geciktirmekten murâd, hiçbir sebep yok iken son vaktine bırakmak, bir de kazaya bırakmakdır. Azâb, vaktinde kılmayanlar, yanî kazaya bırakanlar içindir. Oradaki geciktirmekden, azâba müstehak olmakdan murâd odur.
Namâzı kıldın kıldın, kılamazsan kazası yoktur, diyorlar. Bu konuda neler söylersiniz?
İbni Teymiyyenin sözüdür. Mücessime fırkasındandır. Sapık bir kimsedir. İlmi, sapıtmalarına sebep olanlardandır. Namâzın kazası elbette ki var. Hakkında nas var.
Namâzlarımın kazalarını kılıyorum. Bitmek üzere. Bitince sünnetleri kazaya niyet etmeye devâm edebilir miyim?
Elbette iyi olur. Zaten kaza namâzı borcunuz yoksa, yine onlar otomatik olarak nâfileye dönüşecek.
Öğle namazını bitirdikten sonra kaza namazı kılsam ve tesbîhleri sonrasında çeksem, mahzuru olur mu?
Hayır, hiçbir mahzuru söz konusu değildir.
Öğle namazının ardından kaza kılıyorum. Kaza kılarken ikindi okunsa bir zararı olur mu?
Bir zararı olmaz. İkindiden sonra mekrûh vakit girince kaza kılınmaz. Akşamın arkasına kaza kılarken, yatsı ezânı okunsa da bir zararı olmaz.
Öğle namazının son sünnetini kılmadan kaza kılabilir miyiz?
Hayır. Biter, ondan sonra kılınır. Ancak bu yatsıya mahsûsdur. Yatsı namazının son sünneti kılındıktan sonra vitri geciktirmek evlâdır. Kılınıp, sonra kaza da yapılabilir.
Öğlenin arkasından [on rek'at kılıp] bir günlük öğle ve ikindi kazası kılsam, mahzûru olur mu?
Hiçbir mahzûru yok.
Öğleyi kılamazsam, yatsının son sünnetinde, vitirden önce kaza etsem olur mu?
Öğleyi kılamayacak bir kimsenin, hanbeli mezhebine göre cem etmesi lâzımdır. Kazaya kaldı ise, yatsının son sünnetinde, vitirden önce kaza etmek hem olur hem olmaz. Eğer kaza borcunuz yoksa, tertîb sahibiyseniz, öğleyi kaza etmeniz ondan sonra ikindiyi kılmanız lâzımdır. Yatsıyı kılarken öğleyi kılmadığınızı hatırlasanız, geriye döner, öğle, ikindi ve akşamı kaza eder, ondan sonra da yatsıyı kılarsınız. Tertîb sahibi değilseniz, yatsıya başlamadan önce de, yatsıyı kıldıktan sonra da kazanızı kılabilirsiniz.
Ömür boyu sünnetleri kılarken kazaya niyyet etsem, mahzuru olur mu?
Hiçbir mahzuru olmaz. Zaten onları kazaya niyet etmek sûretiyle sünnetler terk edilmiş olmuyor ki. Kaza borcumuz olmadığı hâlde yine sünnetleri kazaya niyet etmiş olsak, otomatik olarak nâfile hâline dönüyor. Orada bir kaybımız yok.
Oniki senedir kaza kılıyorum. Kaza borcum bitmiş midir?
Onu kendiniz hesâp edersiniz. Ama, din büyüklerinin, islâm âlimlerinin tavsiyesi, bilhassa böyle âhir zamânda gelenler, ölünceye kadar nâfileler yerine kazaya niyet etmeleri tercih edilmiştir. Bitse bile, sünnetleri [nâfileleri] kılarken kazaya niyet etmeye devam etmelidir.
Peygamber Efendimiz üç rekatlık sünnet kılmış mıdır?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Piri fani olmuş bir kimsenin çok kaza namazı borcu varsa günlük vird olarak hangi tesbihatı tavsiye edersiniz?
Kaza namazı kılması gerekir. Onun virdi budur. Namaz kılarken yorulunca, istiğfar, salevat-i şerife okumaya devam eder.
Ramazan-ı şerifin son cuma namazından sonra kılınan kefaret-i namaz hakkında bilgi verir misiniz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Ramazan-ı Şerifin son cuması kılınan kefareti namaz hakkında bilgi verir misiniz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Receb ayında kılınan namâzda eksik sûreler okumuşum. Oldu mu?
Nâfile bir namâzdır. Fâtiha ve zamm-ı sûre okuduktan sonra hâsıl olmuştur. Kazaya niyyet ettiyseniz, zaten hâsıl olmuştur. Onda tereddüd etmemelidir.
Sabah erkenden kalkıyorum. Namaz kılıyorum. Kaza diye niyetleniyorum. Doğru mu yapıyorum?
Neyin kazası? Teheccüd vakti meselâ, (İlk kazaya kalan sabah namazının farzı) denir. Ne kıldığımızı söyleyeceğiz.
Sabah namâzı kazaya kalırsa, kuşluk vaktinde nasıl kılarız?
Aynen vaktinde nasıl kılıyorsak, öyle kılacağız. Ama niyyeti değişik. Çünkü sabah namâzının vakti güneş doğana kadardır. Güneş doğunca sabah namâzının vakti biter ve kılamadıysak kazaya kalmış olur. Namâz kılması mekrûh olan [güneşin doğması ile başlayan ve 45-50 dakika süren] o vakit çıktıktan sonra, sabah namâzını sünneti ile beraber kaza ederiz. (Niyyet ettim, Allah rızâsı için bugünkü kazaya kalan sabah namâzının sünetini kılmaya [iki rek'at, aynen vaktinde nasıl kılıyorsak, öyle kılarız]) ve (Niyyet ettim, Allah rızâsı için bugünkü kazaya kalan sabah namâzının farzını kaza etmeye) deriz. Yani, vaktinde edâ ettiğimiz gibi yaparız.
Sabah namazına kalkamadığım zaman kuşluk vaktinde kılıyorum. Olur mu?
Ne yapıp edip kalkmalıdır. Tedbir aldıktan sonra kalkılamazsa o günâh olmaz. Ama bilerek kalkılmazsa günâh olur. Sabah namazına kalkılamazsa, takvimde yazılı güneş yazan yerden itibâren 45-50 dakika bekleriz ve mekrûh vakit çıktıktan sonra sünneti ile birlikte kaza ederiz. (Niyet ettim, bugünkü kılamadığım sabah namazının sünnetini kaza etmeye) ve (Niyet ettim, bugünkü kılamadığım sabah namazının farzını kaza etmeye) diye niyet edilir. Her namaz vaktinde kılındığı zaman edâ olur. Vakti çıktıktan sonra kılınırsa ona kaza etmek denir.
Sabah namâzına kalkamadığımızda, kuşluk vaktinde kılarken, aynen vaktindeki gibi mi kılarız?
Hayır. Mekrûh vakt çıktıktan sonra, kuşluk vaktinde, (Niyyet ettim, bugünkü kılamadığım sabah namâzının sünnetini kaza etmeye) ve (... bugünkü kılamadığım sabah namâzının farzını kaza etmeye) diye niyyet ederek kılacağız. güneş doğunca sabah namâzının vakti bitmiş oluyor.
Sabah namazına kalkamadım. Ne yapmam lâzımdır?
Öğleye yarım saat kalana kadar sünneti ile beraber kaza edersiniz. (Niyet ettim, Allahü teâlânın rızası için bugünki kılamadığım sabah namazının sünneti kaza etmeye) ve (Niyet ettim, Allahü teâlânın rızası için bugünki kılamadığım sabah namazının farzını kaza etmeye) diyeceksiniz.
Sabah namâzına kalkamadıysak, kuşluk vaktinde bunu kaza ederken nasıl niyet edeceğiz?
Kuşluk vaktinde, sünnet ile beraber kaza edilecek. Ama öğle vakti girdi ise, sadece farzı kaza edilir. (Niyet ettim Allahü teâlânın rızası için, bugünkü kılamadığım sabah namâzının sünnetini kaza etmeye) deriz. Selâm verir, kalkarız. (Niyet ettim Allahü teâlânın rızası için, bugünkü kılamadığım sabah namâzının farzını kaza etmeye) diye niyet ederiz.
Sabah namazına kalkamayan bir kimse nasıl kaza etmesi gerekir?
Türkiye takviminde işrak yazan yerden, öğleye yarım saat kalana kadarki zaman diliminde, sünneti ile beraber kaza edilir. Niyyet ettim Allahü teâlânın rızası için bugünkü kılamadığım sabah namazının sünnetini kaza etmeye ve Niyyet ettim Allahü teâlânın rızası için bugünkü kılamadığım sabah namazının farzını kaza etmeye, denir. Bu kuşluk vaktinde kaza etmek unutulup, öğle vakti girerse, artık sünnetini kaza etmeyiz.
 
Sabah namazına kalkamayınca nasıl kaza edeceğiz?
Mekrûh vakit çıktıktan sonra, niyet ettim Allahü teâlânın rızası için bugünkü kılamadığım sabah namazının sünnetini kılmaya ve niyet ettim bugünkü kılamadığım sabah namazının farzını kaza etmeye denir. Sünneti ile beraber kaza edilir. Artık öğle vakti girdi ise, sünneti kılınmaz.
Sabah namazına uyanamadığımız zaman, mekruh vakit çıktıktan sonra sabah namazını kaza etmek için nasıl niyet etmeliyim?
Takvimde güneş yazan yerden elli dakika sonra mekrûh vakit geçince, öğleye yarım saat kalana kadarki zaman dilimi içerisinde, (Niyet ettim bugünki kılamadığım sabah namazının sünnetini kaza etmeye) ve (Niyet ettim bugünki kılamadığım sabah namazının farzını kaza etmeye) diyerek niyet edilir. Kuşluk vaktinde kaza edilmez de, öğle vakti girerse, (Niyet ettim bugünki kılamadığım sabah namazının farzını kaza etmeye) diye niyet ederek sadece farz kaza edilir.
Sabah namazında önce kaza namazı kılabilir miyim?
Tabii, kılınabilir. Kıldıktan sonra da kılınabilir.
Sabah namâzından önce abdest için şükür namâzı kılıyorum, uygun olur mu?
Sabah namâzının sünnetini kılmadan önce nâfile namâz kılınabilir. Fakat farzı kıldıktan sonra kaza namâzı kılınabilir, nâfile namâz kılınmaz. İkindi namâzının farzı kılındıktan sonra da nâfile kılınmaz. İkindinin sünnetinden önce veyâ sabahın sünnetinden önce nâfile, kaza kılınabilir, mahzuru yok.
Sabah namazını kıldıktan sonra kaza namazı kılınır mı?
Evet, güneş doğana kadar kaza namâzı kılınabilir, ama nâfile kılınmaz. Sabah namâzının vakti girmeden önce istenildiği kadar nâfile kılmak serbesttir. Ama sabah namâzı vakti girdikten sonra kaza kılınabilir ve sadece nâfile olarak da sabah namâzının sünneti kılınır. Sabah namâzının farzı kılındıktan ve ikindi namâzının farzı kılındıktan sonra nâfile kılınmaz, ama kaza kılınır. İkindide, mekrûh vakit girene kadar kaza kılınır.
Sabah namazını vaktinde kaza namazı kılıyorum. Sabah namazını hangi vakte kadar geciktirebiliriz?
Sabah namazından önce kaza kılındığı gibi, sonra da kılınabilir. Güneş doğana kadar kaza kılınabilir, bir mahzuru yok.
Sabah namazını vaktinde kılamadığımızda kaza etmek için kuşluk vaktini bekleyecek miyiz?
Gerekmez, mekruh vakit çıkar çıkmaz, işrak vaktinde de kaza edilebilir.
Sabah namazını vaktinde kılamayınca güneş doğduktan sonra kaza etmek için nasıl niyet etmek gerekiyor?
Güneş doğar doğmaz, sabah namazının vakti bitiyor. Sadece sabah namazına münhasır olarak, bugün sabah namazına biz kalkamamış isek, kuşluk vaktinde, öğle vakti girmeden, bunu sünneti ile beraber kaza ederiz. Niyet ederken de, (Niyet ettim bugünki kılamadığım sabah namazının sünnetini kaza etmeye) ve (Niyet ettim bugünki kılamadığım sabah namazının farzını kaza etmeye) diye niyet ederek kaza ediyoruz. Çünkü güneş doğunca vakti biter. Sabah namazını giriş vakti imsaktan on-onbeş dakika sonra başlar, güneşin doğuşuna kadardır. Hanefi mezhebinde güneşin doğmasına yarım saat kalaki vakitte kılmak evlâdır. Şâfii mezhebinde de hemen vakti girer girmez kılmak evlâdır. Kazaya kalırsa mekruh vakit çıktından sonra sünneti ile beraber kaza ederiz. Unuttuk, öğle vakti girdi, artık sünnetini kaza etmeyiz.
Sabah namâzının arkasına kaza namâzı kılınır mı?
Tabiî. Sabah namâzının ve ikindi namâzının farzından sonra nâfile namâz kılınmaz. Bir de sabah namâzının vakti girdikten sonra, sabah namâzının sünnetinden başka nâfile kılınmaz. Ama kaza namâzı, sabah namâzının vakti girince de, farzı kılındıktan sonra da, ikindinin farzı kılındıktan sonra mekrûh vakitde kadar da kaza kılınmaya devâm edilebilir.
Sabah namazının farzı kılındıktan sonra niçin kaza kılınmaz?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Sabah namazının farzı kılındıktan sonra vitir namazı kaza edilebilir mi?
Sabah namazını ve ikindi namazını kıldıktan sonra nâfile kılınmaz. Vitir namazı diğer üç mezhebde sünnetdir, nâfileler arasındadır. Biz sabah ve ikindinin farzını kıldıktan sonra arkasına vitir kaza edebiliriz.
Sabah namâzının sünneti çok kuvvetli demiştiniz. Sanki ikincisi de vardı diye hâtırımda kaldı. İkincisi de var mı?
İkincisi yok. Sabah namâzının sünnetine vâcib makâmında diyen âlimler var. Onun için çok kuvvetlidir. Kazaya kalan namâz borcu olan bir kimse, sabah namâzının sünnetini yine sünnet olarak kılıyor. Bu derece kuvvetli olmasına rağmen vakti çıktıktan sonra kaza edilmiyor. Sadece bugün sabah namâzına kalkamayan kimse, kuşluk vaktinde bugünkü kılamadığı sabah namâzını kaza ederken sünneti ile beraber kaza ediyor. (Niyet ettim bugünkü kılamadığım sabah namâzının sünnetini kaza etmeye) ve (Niyet ettim bugünkü kılamadığım sabah namâzının farzını kaza etmeye) denir. Edâ değil, çünkü güneş doğunca sabah namâzının vakti bitiyor. Sünnetler tasnif edilirken müekked sünnet, gayr-i müekked sünnet diye ikiye ayrılıyor. Müekked olanlar kuvvetli olanlardır. Gayr-i müekked olanları Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” bazan terk edermiş. Bizim de bu gayr-i müeekked sünnetleri, Peygamber efendimiz “aleyhissalâtü vesselâm” gibi terk etmemiz sünnete uymak olmaz. Bizim ömür boyu ona ittibâ etmemiz gerekir. Ancak zarûret veyâ ihtiyâç hâlinde, acil durumlarda o sünnetleri terk etmemize izin verilmiştir. Devamlı terk etmek uygun değildir, itâba sebep olur, buyruluyor.
Sabah ve ikindi namâzından sonra kaza namazı kılınmaz diyolar, bu doğru mudur?
Nâfile namâz kılınmaz. Onu yanlış söylüyorlar. Sabah namâzını kıldıktan sonra, güneş doğana kadar, ikindiyi kıldıktan sonra da, mekrûh vakit girene kadar kaza namâzı kılınabilir.
Sabahleyin kalktığımızda vakit daraldı sanıp hemen farzını kılsak ve sonra daha vakit olduğunu anlasak, sünnetini de kılabilir miyiz?
Hayır. Sabah namâzının farzını kıldıktan sonra ve ikindinin farzını kıldıktan sonra nâfile namâz kılmak câiz değildir. Çok kimse bunu yanlış anladığı için orada kaza kılınmaz zan ediyor. Sabah namâzının farzından sonra sabah namâzının sünnetini [çok kuvvetli bir sünnet olmasına rağmen] kılmak câiz değildir.
Sabahleyin sabah namazına kalkamazsak, öğleden önce de hâtırımıza gelmese, bunu yatsı namazının son sünnetinde kaza edebilir miyiz?
Yatsı namazının son sünnetinde veya akşam namazının sünnetinde, (Niyyet ettim, bugünkü kılamadığım sabah namazının farzının kazasına) diye niyyet edilebilir. Ama kaza borcu olmayan tertîb sâhibidir ve yatsıda hâtırladıysa önce sabah, öğle, ikindi ve akşamı kaza eder. Sonra da yatsıyı kılar.
Şafi mezhebinde sabah namazında kunut okumak farz acaba kazasını kılarken de kunut duasını okuyacak mıyız?
Şafii mezhebinde sabah namazının farzı kılınırken kunut okunur. Hanefi mezhebinde de vitir namazı kılınırken kunut okunur. Eda ederken nasıl yapılacaksa, kaza ederken de aynısı yapılacak.
Şafi mezhebinde yatsı namazı nasıl kaza ederiz?
Şafii, maliki ve hanbeli mezhebinde kazaya kalan namaz borcu olan kimsenin de sünnetleri kılması haramdır. Şafii mezhebinde yatsının ilk sünnetini kılarken, (Niyet ettim ilk kazaya kalan yatsının farzını kılmaya) denir, dört rekat olarak kılınır. Yatsının son sünnetine de ilk kazaya kalan sabah namazının farzına niyet edilir.
Şafi mezhebindeki bir kişi kaza borçları için namaz kılarken nasıl kılmalıdır?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Şafi mezhebindeyim kaza borçlarım var. Vitir namazını da kazaya niyetlenmem gerekir?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Şâfi'î mezhebindenim. Namâzlarımı kılarken, sünnetleri de kılmam gerekiyor mu?
Şâfi'î mezhebinde olduğunuz hâlde kaza namâzı borcunuz var mı, yok mu? Çünkü, şâfi'î, mâlikî ve hanbeli mezhebinde olanların kaza namâzı borcu var ise, bunların sünnetleri kılması harâmdır, günâhdır. O zamân sünnetleri kılarken hep kazaya niyyet edecekler. [Kaza borçları bitene kadar].
Şafii mezhebinde sabah namazı kazaya kalınca kazasını kılırken kunut dualarını okuyacak mıyız?
Tabii. Hanefi mezhebindeki de, vitir namazı kazaya kaldığı zaman bunu kaza ederken kunut okuyacak. Edâ ederken kıldığımız gibi kılıyoruz.
Şâfiî mezhebinde vitir namâzını kaza etmek gerekir mi?
Vitir namâzı, sadece hanefî mezhebinde vâcibdir. Mâlikî, şâfiî ve hanbeli mezhebinde vâcib değildir. Ama vâcib makâmına yakın sünnetdir. Dolayısıyla diğer üç mezhebde kaza etmek gerekmez, sadece farzlar kaza edilir. Şâfiî mezhebinde olan, onun yerine de kaza kılar.
Şâfiî mezhebindeyim. Kazaları kılarken, (Sünnetine) de desem, olur mu?
Şâfiî mezhebinde, sünnetler iki rek'atde bir selâm vermek sûretiyle kılınır. Hanefî mezhebini de düşünerek öyle niyet etmiş olsanı, sünnet sevâbı da hâsıl olur. Mâlikî ve hanbeli mezhebinde de, kazaya kalan namâz borcu bitmediği süre içerisinde nâfileleri kılmaları harâmdır, günâhdır. Ama kazaya niyet edince, hanefî mezhebine de niyet ederek sünnete de niyet edilmiş olsa, bir mahzuru olmaz.
Şâfiî mezhebindeyim. On senelik kaza borcum var. Ne yapmam lâzımdır?
Şâfiî, mâlikî ve hanbeli mezhebinde kazaya kalan namâz borcu olan kimsenin, beş vakit namâzın sünnetlerini, [duhâ, işrâk, evvâbin, terâvih, tesbîh] bilinen nâfile namâzlarını kılması, bunlarla meşgûl olması harâmdır, günâhdır. Bunların yerine durmadan kaza kılacak. Sabah, öğle, ikindi, akşam, yatsı namâzlarının sünnetleri yerine, bitirene kadar kazaya niyyet edecek. Bunları kazaya niyyet ettiği gibi, boş zamânlarında da durmadan kaza kılması, bir an önce bitirmesi lâzımdır.
Şâfiî mezhebindeyim. On senelik kaza borcum var. Sabah namâzına kalkamadığımda, öğle vaktinde bunu kaza edersem, nasıl hareket etmeliyim?
Hiç kaza namâzınız olmasaydı, tertib sâhibi olurdunuz ve önce sabah namâzını kaza eder, sonra öğleyi kılardınız. Öğleyi kılmadan önce de kaza edebilir, öğleyi kıldıktan sonra da kaza edebilirsiniz. Hanefîde de böyledir.
Şafii'de vitir namazı sünnetmiş. Sünnet yerine kazaya niyet ederken, vitri de mi kazaya niyet edeceğim?
Vitrin yerine ilk kazaya kalan yatsının farzı... deyip dört veya ilk kazaya kalan sabah namazının farzı... deyip iki rek'at kılınır.
Seferde iken de kaza namâzı kılınabilir mi?
Evet, seferde iken de kaza namâzı kılınır. Seferde, mukîm iken kazaya kalanları kılıyorsak, yine dört kılacağız. Seferde iken kazaya kalanları, seferde iken iki olarak kaza edebiliriz.
Seferde iken kaza namazlarını nasıl kılacağız?
Mukimken kazaya kalan namazları seferde kaza ediyorsak, öğlenin, ikindinin, yatsının farzları gene dört kılınır. Ama seferde kazaya kalanı mukimken kaza edersek, iki rekat olarak kaza ederiz.
Seferde iken kazaya kalan namâz borçlarım var. Bazılarını kıldım. Bunlara nasıl niyet edeceğim?
Onlara da [ilk] diye başladıysanız, (Niyyet ettim, ilk seferde kazaya kalan öğle namâzının farzını kılmaya), (Niyyet ettim, ilk seferde kazaya kalan ikindi namâzının farzını kılmaya), (Niyyet ettim, ilk seferde kazaya kalan yatsı namâzının farzını kılmaya) diyerek iki rek'at olarak kılınır. Diğerlerinde değişiklik olmuyor. Sünnetler kaza edilmeyecek. Kazaya kalan namâz borcu denildiği zamân, sünnetleri ile beraber kaza edilmez. Bir tek, diyelim ki bugün sabah namâzına kalkamadık, sabah mekrûh vakit çıktıktan sonra, (Niyyet ettim, bugünkü kılamadığım sabah namâzının sünneti kaza etmeye) ve kalkarız [erkekler kâmet getirir] (Niyyet ettim, bugünkü kılamadığım sabah namâzının farzını kaza etmeye) deriz. Çünkü sabah namâzının vakti güneş doğunca bitiyor.
Seferde kazaya kalan namaz borçlarımızı bilmiyorsak, mukim gibi kaza etsek bir mahzuru olur mu?
Bilmiyorsak, mahzuru olmaz. Seferde kazaya kalmış, ama ne kadar kazaya kalan namaz borcu olduğunu bilmeyen kimse, bunları mukim gibi yani dört rek'at şeklinde kaza etmiş olsa bir zararı olmaz. Kaza etmiş [namaz borcu ödenmiş] olur, buyruluyor kitaplarda.
Seferde kazaya kalan namâzlarımı, mukîmken kaza ederken, (...ilk seferdeyken kazaya kalan..) diye niyet ediyorum, doğru mu?
Doğru niyet ediyorsunuz.
Seferde kazaya kalan namâzlarımı, mukîmken kaza ederken, (...ilk seferdeyken kazaya kalan..) diye niyet ediyorum, doğru mu?
Doğru niyet ediyorsunuz.
Seferde kazaya kalan namazlarımızı nasıl kılacağız?
İyi hatırlıyorsak en son seferde kalan veya seferde ilk kazaya kalan namazımı kılmaya diye niyet edebiliriz veya hangi namazlarımızın seferde kazaya kaldığını bilmiyorsak, hatırlamıyorsak biz bu namazları mukim olarak da kılabiliriz hiçbir mahzuru olmaz.
Sıla-i rahm için memleketimize günübirlik gidiyoruz. Yolda namâzı, meselâ öğleyi kılamadığımız oluyor. Döndüğümüzde bunu iki rek'at olarak mı kaza edeceğiz?
Yolda kazaya kaldı ise ve yolda da seferîyseniz, onu da hâtırlıyorsanız kaza ederken de iki rek'at olarak kaza edeceksiniz.
Sizin vesileniz ile, beyim ile birlikte otuz yıllık kaza namazı borcumuzu ödedik. Allahü teala razı olsun. Bu konuda neler söylersiniz?
Sizin gibi kalbi temiz olup, doğruyu araştıranlar da var. Öbür tarafta, (Sünnetleri de kılacaksın, kazayı da kılacaksın) diyenler de var. Böyleleri, kaza da kılmıyor. Kimi konuşuyor, kimi çalışıyor.
Şöförlük yapıyorum. Sefere çıktığımda ikindi namazı kazaya kalıyor. Mukim olduğumda nasıl kaza etmemiz gerekir?
Bütün çârelere başvurmak gerekir. Kazaya bırakmak çok tehlikelidir. Gerekirse seferde iken mâlikî veyâ şâfii mezhebine uyarak cem etmelidir. Seferde kazaya kaldığı için iki rek'at olarak kılınacaktır.
Sünnet yerine kaza kılınınca sünnetler akşamın ve yatsının son sünneti değiştirilmiş mi oluyor?
Sadece niyetini değiştiriyoruz, o kadar. Peygamber efendimiz akşam namazının sünnetini iki, dört, altı rek'âta kadar kılmışlardır. Bir müslüman kalkıp da akşam namazının sünnetini dört rek'ât kılmış olsa birisi kalkıp da sen akşam namazının sünnetini değiştirdin diyemez, çünkü islâmiyyetin emri, Peygamber efendimizin tatbîkatı öyledir. Dolayısıyla bir kimse akşam namazının sünnetine, ilk kazaya kalan akşam namazının farzı deyip üç rek'ât kıldığı zaman o sünneti değiştirmiyor. Çünkü altı rek'âta kadar kılınabiliyor. Yatsının son sünneti ile, öğlenin son sünnetini Peygamber efendimizin dörder rek'ât kıldığı olmuştur. Onun için bir kimse yatsının son sünnetini de dört rek'ât kılabilir. Yatsının son sünnetine, ilk kazaya kalan vitir namazı diyen bir kimse sünneti değiştirmedi. Çünkü dörde kadar limiti var onun. Sünneti de yerine getirmiş olur.
Sünnet yerine kaza kılıyorum. Diğer boş vakitlerde de kaza kılmalı mıyım?
Kaza borcu olup vakit olduğu hâlde, o boş vakitlerde kaza kılınmazsa günâh olur. Bir an önce bitmesi, borçtan kurtulunması gerekir.
Sünnet yerine kaza namazı kılma hakkında tekrar bilgi verir misiniz?
Kaza namazı borcu olan nâfile kılamaz. bu, dört mezhebde de böyledir. Çünki hadis-i şerif var. Hazret-i Ali, Peygamber efendimizden naklediyor. Abdülkâdir-i Geylâni hazretleri de senedleri ile beraber naklediyor. Bu konuda, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbında açık net bilgi var. Dikkatli okunursa, mesele vuzuha kavuşur.
Sünneti kazaya niyet edip kılarken, aynı farz gibi mi kılmamız gerekiyor?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Sünnetler terk edilmez. Sünnetler yerine kaza kılmak sadece şafii mezhebinde var, diyorlar. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz?
Sünnetin ne olduğu bilinse. Meselâ ezânı yüksek yere çıkarak okumak sünnetdir, niye terk ediliyor? Kaza namazları konusu, (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbında geniş anlatılmış. Delilleri ile anlatılmıştır.
Sünnetler yerine kaza kılarak kazalarımı bitirdim. Olmaz diyenler hâlâ yerinde duruyor. Ne söylersiniz?
Maşâallah. Ehl-i sünnet âlimlerinin sözünü dinleyen dünyada da, âhiretde de ebedî seâdete kavuşur.
Sünnetler yerine kaza kılarken sünnete de niyet edebilir miyim?
İbni Abidinde, nâfile namazlara birkaç niyetin yapılabileceği yazılıdır.
Sünnetler yerine kaza kılıyorum. Bir hoca, sünneti niye terk ediyorsun, senin Peygamber efendimize saygın yok mu diye bana kızdı. Neler söylersiniz?
Saygısı olsa idi, kendisi öyle demezdi. Bir kimse sünnetlere, herhangi bir kazaya kalan namazına niyet ettiği zaman, sünnetleri terk etmiyor, çünki orada namaz kılmak sünnetdir.
Sünnetler yerine kaza kılmak konusunu bir daha anlatır mısınız?
(Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)de var. Beş vakit namâzın sünnetleri de nâfiledir. Nâfileyi kılmak emredilmemiştir. Ama farzları vaktinde kılmak emredilmiştir. Vaktinde kılınmadı ise, kaza etmesi de emredilmiştir. Beş vakit namâzın sünneti de nâfile olduğu için, sabah namâzının sünneti hâriç [buna vâcib makâmında diyenler var] öğle namâzından önceki sünnete, (Niyet ettim ilk kazaya kalan öğle namâzının farzına) diye niyet edilirse, sünnet terk edilmiş olmaz. Çünkü o farzdan önce dört rek'at namâz kılmak sünnetdi, biz o dört rek'ati kıldık. Son sünnetine ilk kazaya kalan sabahın farzı, ikindinin sünnetine ilk kazaya kalan ikindinin farzı, akşamın sünnetine ilk kazaya kalan akşamın farzı [üç rek'at], yatsının ilk sünnetine ilk kazaya kalan yatsının farzı,son sünnetine de ilk kazaya kalan vitir namâzı deyip üç rek'at vitir gibi kılarız. Böylece, hem sünnetleri terk etmemiş oluruz, hem de bir günlük kaza borcumuz ödenmiş olur.
Sünnetler yerine kazaya niyetleniyorum. Çevremdekiler sünnetleri terk ettiğimi söylüyorlar. Doğru mudur?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Sünnetleri kazaya niyet diyorum ama çok kimse buna itibâr etmiyor, neler söylersiniz?
Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından okumuyor, nakli de esas almıyorlar. Sünnetler terk edilemez diyenler bunu da yalan söylüyor. Meselâ ezânı yüksek yere çıkarak okumak sünnet. Bu niye terk ediliyor, niye hoparlörle okunuyor?
Sünnetleri kazaya niyet ederken kamet getirilecek mi?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Sünnetleri kazaya niyet edince, bazıları (Sen aşırı gidiyorsun, böyle yapmamalı) diyor. Bu konuda neler söylersiniz?
Kitâblarda bu açıkça bildirilmiş. (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)de alınan kaynakların hepsi bellidir. (Olmaz) diyenler, kendi kafasına göre olmaz diyor. Oflu Muhammed Emîn efendi bile kitâbında yazmış. İmâm-ı Birgivî hazretleri yazmış. İbni Âbidîn de, zaten nâfile namâzlara birkaç niyet yapılabileceği yazılmış. Doğruyu bulmak için gayret edene Allahü teâlâ vallahi, billahi ve tallahi doğruyu önüne koyuyor. Kitâb gönderiyor, doğruyu bileni önüne çıkartıyor.
Sünnetleri kazaya niyet edince, üçüncü ve dördüncü rekatlerde zamm-ı sûre okuyacak mıyız?
Sünnetlerde üçüncü ve dördüncü rek'atlerde zamm-ı sûre okunuyordu. Biz bunları kazaya niyet ettiğimiz zamân zamm-ı sûre okumayacağız. Kaza namâzımız bitti ise, sünnetleri sünnet olarak kılabilir veyâ kazaya niyet edilirse üçüncü ve dördüncü rek'atlerde zamm-ı sûre okuyabiliriz.
Sünnetleri kazaya niyet ediyorum, üçüncü ve dördüncü rek'atte zamm-ı sûre okumamın bir zararı olur mu?
Mahzuru olmaz. Kıyam, kırâet mahallidir. Okumanın zararı olmaz. Secde-i sehv de gerekmez.
Sünnetleri kazaya niyet ediyorum. Fakat çevremdeki insanlar, sünnetler terk edilmez diye kafamı karıştırdı. Kalbimin mutmain olması için bilgi verir misiniz?
Her asırda kâtı'ı tarîk olan, yol kesen, yani dinlerine kasdeden eşkiyâlar vardır. Herkes bir tercihte bulunacak. Sünnetleri kılarken kazaya niyet edenler, borçlarını ödemiş olacak. Öbürleri borçlu kalacak. Kabirde de kızgın saç üzerinde kıldırırlar.
Sünnetleri kazaya niyet ediyorum. Üçüncü ve dördüncü rek'atte zamm-ı sure okumamın bir zararı olur mu?
Mahzuru olmaz. Kıyam, kırâet mahallidir. Okumanın zararı olmaz. Secde-i sehv de gerekmez.
Sünnetleri kazaya niyet etme konusunda beyim dahil kimseyi inandıramıyorum. Daha başka ne yapabilirim?
(Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye) kitâbında Hüseyin Hilmi efendi “rahmetullahi teâlâ aleyh” senedleri ile beraber yazmış. Başka söylenecek bir şey söz konusu değildir.
Sünnetleri kazaya niyet etmenin iki niyet olacağını ve bunun için de caiz olmadığını söylüyorlar. Bunlara nasıl cevap vermeliyiz?
Bu konuda, Hüseyin Hilmi efendi ''rahmetullahi teâlâ aleyh'' insanların kalbi mutmain olsun diye nakletmişler, Süleymaniye kütüphanesinde el yazması, arabca bir kitâp var, (Nevâdir-i fıkhiyye fi mezheb-il-eimmet-il Hanefiyye). Orada hanefi mezhebinde olanların da beş vakit namâzın sünnetlerini kılarken kazaya niyet etmeleri lâzım geldiği bildiriliyor. Bir de, Anadolu coğrafyasında yetişmiş, Oflu Muhammed Emin efendinin, (Necât-ül-mü'minîn) kitâbının 96. sayfasında çok açık net yazıyor. Hatta sayfanın kenarında bir hadîs-i şerîf de zikrediliyor. O hadîs-i şerîfde, kazaya kalan namâz borcu olan kimseleri nâfilelerinin, sünnetlerinin kabul olmayacağı yazılıdır. Oflu Muhammed Emin efendi, sual-cevap şeklinde hazırlamış. Bir kimsenin kazaya kalan namâz borcu olsa, bu kimse sünnetleri kazaya niyet etse, bu kimse sünnetleri terk etmiş olur mu? El-cevâp, olmaz. Zaten (Nevâdir-i fıkhiyye) kitâbında bu çok güzel izâh ediliyor. Buyruluyor ki, (Öğle namâzının dört rek'at farzından önce dört rek'at namâz kılmak sünnetdir). Nâfile namâzlara birkaç niyet edilebilir. Dinde yorum olmaz.
Sünnetleri kılarken bunlara kaza diye niyet edilebilir mi?
Zaten doğrusu da budur. Dört mezhebden üçünde, maliki, şafii ve hanbeli mezhebinde kazaya kalan namaz borcu olan kimselerin nafile namazları kılması haramdır. Sünnetler de nafiledir. Bunların sünnet olarak kılınması haramdır. Hanefi mezhebinde de kabul olmaz buyuruluyor. Dolayısıyla dört mezhebde de kazaya kalan namaz borcu olan bir kimse, sünnetleri kılarken kazaya niyet etmelidir. (Yalnız hanefi mezhebinde sabah namazının sünnetine vâcib makâmında diyen âlimler olduğu için onu aynen niyet ederek sünnet olarak kılıyoruz).
Sünnetleri kılarken kazaya niyet edince farz gibi mi kılacağız?
Evet, aynen farz gibi kılarız. Birinci ve ikinci rek'atlerde zamm-ı sûreyi okuyoruz, üçüncü ve dördüncü rek'atlerde okumuyoruz. Ka'de-i ûlâda (ilk oturuş) da ettehıyyâtüden başka bir şey okumuyoruz.
Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyorum. 3. ve 4. rekatlarda zammı sure okuyacak mıyım?
Yavrularıyla birlikte başka yere alıp, götürülebilir. Yavrularından ayırmak ise olmaz.
Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyorum. Arkadaşım buna karşı çıkıp olmaz diyor. Ne dersiniz?
Böyle diyen kimseye itibar edilmez. Çünkü kitaplarda hepsi delilleri ile bildirilmiş. Kitaplarda, Maliki, Şafii, Hanbeli mezheplerinde, kaza borcu olan kimsenin nafile namaz kılması haramdır, Hanefi de ise kabul olmaz buyruluyor. Dolayısıyla kaza borcu olan kimse bu namazlarını kaza edene kadar nafilelerle meşgul olmaz. Biran önce bu borçlarını bitirmelidir. Zira her namaz kılacak kadar vakit geçtikçe (ki bu 6 dakikadır, her 6 dakikada bir) günahı katlanıyor. Bu yüzden borçlarını ödemesi gerekiyor. Bunun için Hanefi mezhebinde sabah namazının sünnetine vacip makamında diyen âlimler olduğu için o istisna edilerek; 5 vakit namazın sünnetlerini kılarken:
 
(İlk kazaya kalan öğle namazının farzını ve öğlenin ilk sünnetini), 
 
(İlk kazaya kalan sabah namazının farzını ve öğlenin son sünnetini), 
 
(İlk kazaya kalan ikindi namazını ve ikindinin sünnetini), 
 
(İlk kazaya kalan akşam namazını ve akşamın sünnetini) denir 3 rekât akşamın farzı gibi kılınır, 
 
(İlk kazaya kalan yatsının farzını ve yatsının ilk sünnetini), 
 
(İlk kazaya kalan vitir vacibi ve yatsının son sünnetini kılmaya) denir ve 3 rekât vitir vacib gibi kılınır. Böyle sünnetleri kılarken kazaya niyet edilince sünnetler de terk edilmiş olmaz. Hem kaza borcu ödenir, hem de sünnet sevabına kavuşulur. Zira sünnetten maksat, farz namazdan sonra veya önce herhangi bir namaz kılmaktır, buyruluyor. Burada kaza kılınınca sünnette yerine gelmiş oluyor. Peygamber efendimiz "sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem" sünnet diye niyet etmezlerdi. Allah rızası için namaza diye niyet ederlerdi. Yoksa öğlenin ilk sünneti diye niyet etmezlerdi. Dolayısıyla orada kaza olsun vs. namaz kılınınca sünnet yerine gelmiş oluyor.
Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyorum. Bunları kılarken aynı farz gibi kılıyorum, doğru mu yapıyorum?
Sünnetler nâfile demektir, nâfilelerin aslı da hep iki rek'atdir. Onun için meseâ, imâm-ı Şâfii ''rahmetullahi teâlâ aleyh'' Peygamber efendimizin “aleyhissalâtü vesselâm” öğlen namâzından önce kılmış olduğu o dört rek'at sünneti kılarken iki, iki kılarlarmış. Şâfii mezhebindekiler buna ittibâ ederler. Doğru yapıyorsunuz. Sünnetleri kılarken kazaya niyet ediyor ve kâmet getiriyorsunuz.
Teheccüd muhakkak uykudan uyanarak mı kılınmalıdır?
Teheccüd uykuyu terk etmektir. Diyelim ki, bir kimse rahatsızlığı sebebi ile gündüzleri uyudu, gece uyumuyor. Teheccüd vakti namaz kılarsa, teheccüd namazı kılmış olur. O vakitte kaza namazı kılınınca, teheccüd yerine de geçer.
Teheccüdde kalkmanın hükmü nedir, kalkmak zorunda mıyız?
Sünnetdir, nâfile bir ibâdetdir. Farz değildir, vâcib değildir. Hele nefsi îmân etmemiş kimseleri hemen aldatır, kibre ve ucba sürükler. Onun için biz beş vakit namâzımızı kılarız, kazaya kalan namâz borçlarımızı öderiz. Zaten teheccüde kalkacak duruma gelen, söylemez ve sormaz. Kimse bile anlamaz onu.
Tertîb sâhibi olmak nasıl olur?
Meselâ bir kimsenin kaza namâzı bitti. Sabah namâzına da kalkamadı, unuttu. Öğle vakti girdi. Sabahı kılmadığını da unuttu, öğleyi kıldı. İkindi vakti girdi, hâtırladı. Tertîb sâhibi olduğu için, ikindiyi kılmadan önce sabahı kaza edecek, sonra öğleyi kaza edecek, ondan sonra ikindiyi kılacak. Bu, tertîb sâhibinin özelliğidir.
Toplu olarak cemaat olmadan kaza namazı kılmanın bir mahzuru var mıdır?
Vaktin sünnet namazına üç ayrı niyet edilebilir mi?
Farz ibâdetlerde iki niyet olmaz. Meselâ Ramazan orucuna, farz olan zekâta, farz olan hacca, ikinci bir niyet olmuyor. Ama nâfile ibâdetlerde oluyor. Bilhassa namaz konusunda, hanefi mezhebinin temel fıkıh kitâbı olan (İbni Abidin)de bu yazıyor. Hatta, Osmanlıca yazılmış, zaman zaman isminden de bahsettiğimiz, Oflu Muhammed Emin efendinin, (Necât-ül-mü'minîn) kitâbında yazıyor.
Vitir namâzından sonra namâz kılınır mı?
Sabah namâzının ve ikindi namâzının farzı kılındıktan sonra nâfile kılınmaz. Kaza yine kılınır. Akşam güneş battıktan sonra sabah güneş doğana kadar hiç mekrûh vakit yoktur. Dolayısıyla vitir namâzı kılındıktan sonra kaza namâzı kılmaya devâm edilir.
Vitir namazını da kaza ediyorum. Doğru mu yapıyorum?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
Yarın Ramazan-ı şerifin son cuması Kefaret-i namaz hakkında bilgi verir misiniz?
Ses dosyasını dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız.
Yatsı namazının ilk sünnetine, ilk kazaya kalan ikindi namazına diye niyet edilebilir mi?
Bir mahzuru olmaz.
Yatsıdan ve sabah namazından önce kaza namazı kılıyorum. Ezan okumam gerekir mi?
Okunmasa da kılınabilir.
Yatsının son sünnetinde, kazaya kalan vitir namâzını kılarken kâmet getirecek miyim?
Hayır.
Yeğenimin gittiği bir yerde, sünnetler terk edilmez demişler. Yeğenim de sünnetleri kılarken daha huzurlu oluyorum diyor. Bu durumda ne yapabiliriz?
Sünnetin ne olduğunu bildikleri yok. Yeğeninizin ki huzur değildir, şeytân ve nefsden kaynaklanan rahatlıktır. Halbuki nefse, farzları yapmak ve bunları kaza etmek zor gelir. Borç ödenince huzur olur. (Tam İlmihâl Se'âdet-i Ebediyye)nin kaza namâzları bahsini açar, okursunuz. Mutmain olur olmaz, kendisi bilir.
Yıllar önce başım açıktı namaz kılmıyordum. Sizi dinledikten sonra namaza başladım. 28 senelik kaza borcumu ödedim. Bu konuda ne söylersiniz?
İnsan gayret edince, hâlis niyetle isteyince cenâb-ı Hak ihsân ediyor. Bunların misâlleri çoktur. Mesela, evliyânın büyüklerinden Bişr-i Hâfi hazretleri ''radıyallahü teâlâ anh'' önceleri içki içer, meyhaneden çıkmazdı. Sonra hâlis niyetle tevbe etti ve evliyânın büyüklerinden oldu. Ve şimdi hazret diyerek saygıyla anıyoruz. Fudayl bin İyad hazretleri ''radıyallahü teâlâ anh'' eşkıyâ idi. Sonra tevbe edip, her tarafı gezerek, üzerinde hakkı olanları buldu ve fazlasıyla ödeyerek hepsi ile helallaştı. Ve evliyanın büyüklerinden oldu. Habib-i Acemi hazretleri ''radıyallahü teâlâ anh'' tefeciydi. Samimiyetle tevbe etti. Şehrin her tarafına tellâllar çıkararak; ''Her kimin Habîb'e borcu varsa, bundan vazgeçti. Aldığı faizleri de geri dağıtılacaktır!'' diye ilân ettirdi. Servetinin hepsini fakîrlere dağıttı. Ve evliyanın büyüklerinden oldu. Böyle nice kimseler vardı. Eshab-ı kiram ''aleyhimürrıdvan'' efendilerimiz çoğu başlıngaçta müşrik idiler. Sonradan iman ettiler, Peygamber efendimizin ''aleyhisselâm'' sohbeti şeriflerinde bulunmak ile yüksek derecelere eriştirler. Eshâb-ı kirâm efendilerimiz, O Serverin ''aleyhisselâm'' sohbetinde, daha ilk günde, öyle şeylere kavuştu ki, sonra gelen en büyük Evliyâ, en nihayette, ancak, bundan bir parçaya kavuşabildi. Cenâb-ı Hak samimi olarak isteyene, talep edene elbette ihsân eder. Yeter ki samimiyetle Cenâb-ı Hakka yalvaralım.
Yorgun olduğumuz için bazen sabah ve yatsı namazlarını kılamıyoruz. Bunun telafisi nasıl olur?
Sesli cevabı dinlemek için DİNLE butonuna tıklayınız
 
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:2,445
Dün:3,307
Bu Ay:72,403
Toplam:10,688,958
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
123583