Bir kimsenin îmânla ölüp ölmediği nasıl anlaşılır?

Îmânla ölen kimsenin rûhu mütebessim olur. Ruh bedenden ayrıldıktan sonra bile, bedeni yumuşak olur. Mütebessim çehre ve vücûd yıkandıkça da vücud ha bire sararır ifâdesi geçiyor. Bunlar îmân alâmetidir. Ama gözleri yuvasından çıkacak gibi, ağzından hırıltı ve salyalar çıkıyorsa, yüzü simsiyah bir renk almış ise, bunlar da şekâvet [îmânsızlık] alâmetidir. Ânî ölümler sebebi ile simsiyah olabilir, ama îmânlı gitti ise bu açılır. O anda kanın sıkışması sebebi ile vücudda öyle bir morarma meydana gelmiş olsa bile, sonradan bu açılabilir. Bu alâmetler bildirilmiş ama, bir kimsenin îmânlı gidip gitmediği hakkında da kesin hüküm verilemez. Çünkü bir hadîs-i şerîf var, (Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz). Adam ömründe namâz kılmadı ise, ömründe oruç tutmadı ise, dinle alâkası yok ise, bu kimsenin îmânla gitmesi çok zordur. Ama namâzını kılıyor, itikâdı düzgün, elinden geldiği kadar harâmlardan sakınıyor, kul hakkına riâyet ediyor ise, (Nasıl yaşarsanız, öyle ölürsünüz) hadîs-i şerîfi mûcibince, bu kimse inşâallahü teâlâ îmânını kurtarır ve îmânlı olarak âhirete inkikal eder.