Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 514

Enver abim birgün buyurdular ki;

-3-

İkincisi, bu çok mühim, Mübareklerin sohbetlerinde geçiyor, eğer bir mü'min bir harama müptela olmuşsa, haramla uğraşıyorsa, içki içiyor, kumar oynuyor veya şunu yapıyor, bunu yapıyor, bey ve şir'ada haram ve helale dikkat etmiyorsa, bu tür vucuda giren haram, buhar olur, her tarafa dağılır. Büyük zâtlardan aldığı feyz, bir miktar kalabilir, sonra gider. Dolayısıyla, o kalbe o feyzin girebilmesi için, o buharın, o bulutun olmaması lazımdır. Ahir zamanda insanların haramdan sakınması çok ama çok zor olduğu için, sohbeti dinler, kapıdan çıktığı yerde biter. Ali, anladın mı? Müthiş ama! Havasın kalbinden, avamın dilinden olan, gıybettir. Marifet ehli, yalnız ahiret için konuşur, ahiretten bahseder. Ama harika ehli, harikalar, üstünlükler, kerametler, uçmalar, kaçmalar gösterenler, bunlar hem iyi, hem kötüdür. İyi, Allahü tealanın lütfudur, imanı vardır. Ama kötü, kibre girer. Soruyorlar ya, efendim uçuyor, yürüyor, rüyada bir yere gidiyor.. Şeytan daha beterini yapıyor. Onun için, bunlar özenilecek şey değildir. Hatta birgün Mübareklere; Efendim, bir abi ile kabirleri ziyaret ettim. Kabirlerdekiler ile konuşuyor, görüyor, soruyor, cevap alıyor, diye Mübareklere arz ettim. Maşallah çok iyi; fakat sakın özenmeyin, çünki o tip insanlar tehlikededir. Kendisinde olup, başkasında olmadığını düşündüğü anda, her şeyini kaybederler, buyurdular. Onun için, bunlarla uğraşmak dinimizde yasaktır, insana kibir verir.

-devamı var-
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:549
Dün:2,966
Bu Ay:63,425
Toplam:13,180,242
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842