Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 539

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.

Allahü tealaya emanet olunuz efendim

ali zeki osmanağaoğlu


Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
 
Bâzı hatıralar vardır ki, kalblere nakşeder.
 
O hatıraları hatırlamak, Cennet hayatı yaşamak gibidir...
..........
 
Bâzı yazıları yazmak zor oluyor.
Gerçi geçen haftanın konusu bitmemişti, bu hafta devam edecektik.
Geçen hafta yarım kalan konuyu haftaya devam ederiz inşallah.
Bu hafta, babam (Muammer dede) ile Hocamızın ve Enver abilerin hatıralarından bahsedeceğim.
 
1979 senesindeki Ramezan-ı şerif ayında, Hocamız ve Enver abiler, ailece babamın evine iftar için gelmişlerdi. Ceplerinde ne varsa hepsini orada bulunanlara hediye olarak verdiler. Sıra babama gelince, hocamız buyurdular ki; "Muammer beye de sevgimizi verdik". Bir büyük zâtın, seni sevdim demesi çok büyük bir nimetdir.
 
Enver abim birgün buyurdular ki; "Birisi bugün sordu ki: Efendim, ahirette şefaat için bir imkan verilirse, bize şefaat edermisiniz dedi. Dedim ki; dünyâda bile ne istediniz de hayır dedim, orada hiç hayır denir mi?... Ben dedeyi yanıma alırım, dede sen de beni alırmısın?.".. buyurdular. Sonra kime imkan verilirse, o diğerini alacak diye sözleştiler. Büyüklerin şakası da gerçektir inşallah.
 
Bir başka gün de buyurdular ki; "Arkadaş kalkmış fotoğraf çekmeye. Melekler o fotoğrafı çekti. Ahirette, dede bana bakarken, ben dedeye bakarken göreceğiz birbirimizi inşallah. Hepimiz beraber olacağız. İnşallah bu çatı altında bulunanlar, ahirette hep beraber olacağız. Cenab-ı Hak çok merhametli. Böyle kalabalık insanlar içerisinde sevdiği bir kişi olsa, onunla beraber olanların hepsini, iyisine kötüsüne bakmadan, eğrisine büğrüsüne bakmadan, hepsini cennete koyuyor."
 
Bunlar imrenilecek ve ümitlenilecek haller tabii. Büyüklerin kalbine girmek, sevgisini kazanmak, ahiret sermayesi olarak pekçok kıymetlidir. Birgün Enver abim buyurdular ki; "Efendi hazretleri buyurmuşlar ki; Bir mü'min islamiyyetin tamamını öğrense, tamamı ile amel etse, bunun kurtulmak ihtimali vardır. Ama bir Allah adamına peki diyenin, bir Allah adamına rastlayanın, yaptığı kusurlara rağmen, kurtulmamak ihtimali yoktur".
 
Dün babamın hatıra defteri geçti elimize, daha evvel hiç görmemiştik. Orada hocamızı tarif ediyor, "o mübarek yüzü görünce ne kadar cahi olduğumu anladım" diyor. En son bitirirken de; "ne mutlu ki onların duasını alan kardeşlerimize, inşallah bu yazıları yazan aciz de sizlerle birlikte kevser suları başında orucumuzu iftar ederiz" diye yazdığı yazıları, bir gece sabaha karşı yazmış. Demek ki kalbinden öyle gelmiş. Bir şiirde de diyor ki; Bir an göremesem kalp gözü ile onları, anlıyorum karanlıkta yapayalnız kaldığımı. Onları gördüğüm anda yararlı olmağı, karar verdim ellerinde asa olmağı. Bu şiirin orijinalini de altta ekledim.
 
İşte Muammer dede, hocamızın ve Enver abimizin âşığı idi. Tabi, kalb kalbe karşıdır.
Henüz beş gün evvel vefat eden babamın arkasından ruhuna okumanızı istirham ederiz efendim

Enver abim bizim başımızda hem abimiz, hem babamız, hem hocamız hem rehberimiz, yol göstericimiz, herşeyimizdi.
Hava gibi, ekmek, su gibi her zaman ihtiyaç duyulan bir insandı.
Onun gibi biri gelmesi, yerinin doldurulması mümkün değildir.
Hayat onunla güzeldi.
 
Fî emanillah.

İSTATİSTİKLER

Bugün:223
Dün:1,353
Bu Ay:29,417
Toplam:13,538,988
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842