Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 659

Enver abim buyurdular ki;
 
Karadaki hayvanlar, gökteki kuşlar, denizdeki balıklar, kitap hizmetine giden arkadaşlar için tevbe ve istiğfar eder, ya Rabbi, afv et bunu derler, melekler kanatlarını döşerler. Bu ne seadet! Hele içindekilerden bir tanesiyle bir amel etse, yerken, içerken, o ibadet yaptıkça, sevap kazanılır. Bu fırsat kaçırılır mı? Onun için, otobana girmek çok zordur; otobana girdikten sonra, her kilometre, her metre, hep sevap yazar. Ama önünde yetmişüç tane otoban var, sen de buradasın. Allah korusun, bir yanlış yola girdin mi, geri dönüş yok, sağa dönüş yok, sola dönüş yok. Bu arada otobanın sonunda gideceğin yeri düşün! İşte Mübareklerin bize yaptığı en büyük iyilik, bu otoban, Rabbimizin razı olduğu otobandır, hepiniz buraya girin, buyurmalarıdır. Hâşâ, bizim bulmamız mümkün değildir. Zaten kimse bulamaz. Bu otobana girdikten sonra, Mektubat'ta buyuruluyor ki; Şöyle de olsa, böyle de olsa, azizdir. Çünki yol kavuşturucudur. Sen kavuşamayabilirsin; ama yol kavuşturucudur. Geri dönüşü yoktur! İşte Allah rahmet eylesin, Mübarekler kendileri için; ben çok yanlış yoldaydım; ama Efendi hazretleri beni aldı, bu otobana getirdi. Artık Efendi hazretleri beni bu yola getirdikten sonra, herhangi bir ibadeti, herhangi bir hizmeti kendi şahsımdan bilsem, yanarım. Çünki ben buradaydım. Her nefesim günahtı, her nefesim küfürle bulaşıktı. Hatta küfre gidiyordum. Efendi hazretleri buraya koydu. Şimdi ben, nasıl iyi iş yapıyorum diyebilirim, buyurdular.
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:646
Dün:1,580
Bu Ay:27,377
Toplam:13,621,295
Online Ziyaretçiler:9
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842