Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 747

Enver abim buyurdular ki;

Bilal-i Habeşi Hazretlerini 'radıyallahü anh' müslüman olduğu için kuma yatırdılar. Sıcak, üzerine taş koydular, o şekilde ölsün diye beklediler. Cenab-ı Peygamber de 'aleyhissalatü vesselam' oradan geçiyordu. Onu gördü, çok üzüldü, ama çok.. Eğildi, acaba Bilal ne diyor diye, kulağını verdi Mübarek. Çünki, o anda imanını mı koruyor, yoksa Allah korusun, inkâra mı düştü o eziyet karşısında. Kulağını verdi iyice; O; Allah, Ehad diyordu. Allah bir. Mübarek, onun kulağına eğildi bu sefer; Bilal, bu kelime seni kurtarır, buyurdular. Peygamber Efendimiz, tabii çok üzüntülü geldiler, Hazret-i Ebu Bekr 'radıyallahü anh', ya Resulallah, nedir bu haliniz, diye sordu. Bilal'e üzülüyorum, buyurdu. Hazret-i Ebu Bekr'in çok çok özellikli bir kölesi vardı. Onlara; Elinize ne geçecek onu öldürünce? Ben size şu kadar para vereceğim, dedi. Vermem, bizi kandıramazsın parayla. Vermeyiz, dediler. Peki, ne istiyorsunuz, dedi. O, senin kölen var ya, gel takas yapalım. Sen bize onu ver, biz sana bunu verelim, dediler. Tamam dedi, hem para verdi, hem köleyi verdi. Bilal-i Habeşi'yi aldı hamama götürdü, güzelce bir yıkadı, temizledi ve getirdi. Ya Resulallah, âzât ettim, size hediye ettim. Ne yaparsanız yapın, artık benim değil, sizin, dedi. Mübarek orada bir hadis-i şerif buyurdu. Ebu Bekri Sıddık'a bir isim koydu Mübarek; Atiki minennar. Cuma'da geçiyor o. Atik demek, ateşten kurtulan anlamına geliyor. Sen bunu nasıl o sıkıntıdan kurtardınsa, Allah da seni Cehennemden kurtarsın. Ateşten kurtulan diye kendisinde böyle isim kaldı. Cehennemden kurtulan manasında.
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,494
Dün:1,822
Bu Ay:16,370
Toplam:13,610,288
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842