Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 829

Enver abim buyurdular ki;
 
Bir büyük zâta; sen nasıl evliya oldun, demişler. Buyurmuş ki, "Bir gün bir duvarcı ustasını çırağı ile beraber çalışırken gördüm. Elindeki tuğlayı bırakmadan, çırak başka bir tuğla vermiyordu. Usta elindekini bırakınca çırak yeni bir tuğla uzatıyor, usta bırakmadan yenisini vermiyordu. Ben de anladım ki, elimdekileri başkalarına verirsem, Allahü teala bana daha başkalarını gönderir, elimdekileri vermezsem yenisi verilmez. Onun için elime geçeni veriyorum, verdikçe eksilmiyor, artıyor, verdikçe yenileri geliyor" demiş.
 
Bir tüccar hacca gidecekmiş, mübarek bir zâta sormuş. Kibirli ve parasına güvenir bir şekilde demiş ki; üç yüz tane altınım var, hacca gidip gelene kadar bunlar bana yeter mi, demiş. Mübarek zat, bu para sana yetmez, ilave et, demiş. Tüccar gitmiş. Arkasından bir derviş gelmiş. Efendi hazretleri ben hacca gidiyorum, bana dua et, demiş. Selametle git, selametle gel, demiş. Talebeleri, efendim birincinin parası çok, yetmez dediniz. İkincinin parası yok, selametle git, selametle gel buyurdunuz, ne hikmeti var acaba demişler. Buyurmuş ki, Birincisi, parasına güvendi, ikincisi Allahü tealaya güvendi. Bir kaide vardır. Allah'dan başka neye gönül bağlarsanız, Allahü tealadan başka neye güvenirseniz, o sizin başınıza bela olarak yeter, buyurmuş. Bu, çok önemlidir. Anneler babalar çok dikkat etmeli. Allah var şeriki yoktur. Birçok sıkıntılara, Allahü tealadan başka şeylere gönü bağlamak sebep oluyor, son pişmanlık faide vermiyor. Allahü teala; her kabahati affederim ama bana ortak koşanı, şirki kesinlikle affetmem, buyuruyor.

ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:229
Dün:908
Bu Ay:34,071
Toplam:13,457,311
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842