Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 835

Enver abim buyurdular ki;
 
Bir gece Mübareklerle beraber Elmas Dede'ye bayram ziyaretine gittik. Elmas Dede Alibeyköy'de oturuyordu, PTT müdürüydü o zaman. Elmas Dede gitti, misafirlere vermek için şeker getirdi. Ben de ben dağıtayım diye gittim, tabağı Elmas Dedenin elinden aldım. Her zamanki aceleciliğim sebebiyle, ayağım halıya takıldı, tabak bir tarafa, şekerler bir tarafa, ben bir tarafa.. Mübarekler de orada oturuyorlar. Şekerleri toplamaya başladım, mübarek Hocamız buyurdular ki; Öyle kalın, toplamayın. Ben de, ne buyuracaklar diye bekliyorum. Hocamız buyurdular ki; "Efendim, Tefsirde okudum. Bir mü'min, -elhamdülillah, bunların hepsi mü'min-, kabre girdiği zaman, Allahü teala bir huri gönderecek. Sen dünyadayken şunu şunu ferahlandırdın, o günden beri seni bekliyorum diyecek ve o mü'min onun gerdanlığına bakacak, nasıl bir şey diye gözü incilere takılacak. Elini uzatacak; fakat her an kopabilir. Tutunca kopacak tabii efendim. Zaten kopsun diye bağlanmış. Tabii bütün inciler kabre dağılacak. Mü'min çok üzülecek, çok sıkılacak ve bu sefer utancından, tek tek o incileri toplayacak. Fakat efendim, yerden son inciyi aldığı zaman, kabir hayatı bitecek. Sırf kabirde meşgul olsun, sıkılmasın, biraz da utansın diye.. Efendim, bütün incileri toplar, kabir hayatı biter".
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,068
Dün:941
Bu Ay:46,410
Toplam:13,360,431
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842