Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 907

Enver abim buyurdular ki;
 
Mübarekler buyurdular ki; cihad, ilmi yaymakdır. Bugünkü cihad, kitab vermekdir. Bugün bu cihada iştirak edenlere, kıyamete kadar sevap yazılacakdır. Kitap verilen kişinin sevabının bir misli de kitabı verene, bir misli katlanarak kaç kişiyse, hocalarına giderek, bu sevapların hepsi hazret-i Ebu Bekr efendimizde, sonra da Peygamber efendimizde "aleyhissalatü vesselam" toplanıyor. Bu gelen sevaplar ne yapıyor? Allahü tealaya olan muhabbeti arttırıyor. Duaları kabul oluyor. Demek ki farz iki tane; biri öğrenmek, diğeri öğretmek.

Hocamız buyurdular ki, kardeşim vücuda kan kalbden pompalanır. Müminin, arifin kalbinde bulunan feyz, bereket ne varsa, kalbin pompalamasıyla bütün vücuda dağılır. O nurun, o güzelliğin ulaştığı her nokta şifa bulur. Dolayısıyla, mümin hasta olmaz, buyuruluyor. Peki olursa... Lütf-u ilahidir. Cenab-ı Hak onu nelerden korumak için, ne nimetler ihsan etmek için bu hastalığı verir. Mesela, hiç hasta olmamış bir hatunu Peygamber efendimiz kendisine nikahlamamıştır. Büyükler; derd-ü bela kemend-i mahbubdur, buyuruyorlar. Kalbden pompalanan haram olursa, onun ölüsü hemen çürür. Hiç harama bulaşmamış ise hiç çürümez. Nitekim, Delail-i Hayrat kitabını yazan Süleyman bin Cezuli hazretlerinin mübarek cesedi, ölümünden 200 sene sonra İspanya'dan Fas'a taşınırken hiç çürümediği görülmüş. Hatta kazaen yüzüne birisinin parmağı sert değince taze kan çıkmıştır.

ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,020
Dün:1,833
Bu Ay:57,851
Toplam:13,251,657
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842