Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 924

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.
 
Allahü tealaya emanet olunuz efendim
 
ali zeki osmanağaoğlu
--------------------------------------------------------------------------------
 
Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
 
Bâzı hatıralar vardır ki, kalblere nakşeder.
 
O hatıraları hatırlamak, Cennet hayatı yaşamak gibidir...
 
...............

90'lı yıllarda idi. Enver abim, Türkiye Gazetesi bürolarındaki hizmet eden arkadaşlarımızın eğitimi için, bir ünite kurmuşlardı. Eğitim ünitesi.... 15-20 arkadaş bu ünitede hizmet ediyordu. Her sabah birkaç bürodaki arkadaşlarla kitab okuyup sohbet ediliyordu. Akşamları da büroların müdürleri ile biraraya geliyorduk. Biz de bu ekip içinde hizmet ediyorduk. 5-6 sene devam ettik. Bazı şartlardan dolayı, 97 şubat ayından sonra ara verildi. Bu hizmetin yoğun bir şekilde devam ettiği sıralarda, 95 senesinde Enver abilerin Fatih'deki evlerine dişleri için birkaç defa gitmiştik. Diş işimiz bittiğinde, buyurdular ki; "Karşıma otur bakalım, seninle kahve içeceğiz, sohbet edeceğiz". Kahve içerken buyurdular ki; "Bürolarda ne anlatıyorsun, anlat bakalım". Biraz konuştuktan sonra; "Hubbu fillah- buğdu fillah üzerinde durun. Kim sevilir - kim sevilmez, bunu anlatın. Bir de, birlik ve beraberliğin temini çok önemlidir, bunları anlatın" buyurmuşlardı.

Enver abim, birlik ve beraberliğin temini için çok gayret ederdi. Bu konuya çok önem verirler, hassasiyetle üzerinde dururlardı. Sık sık arkadaşları davet ederler, yemek yedirirler, sohbet ederlerdi. Bütün arkadaşlara da tenbih ederlerdi. "Bir araya gelin, kitap okuyun, çay için, yemek yiyin, yeter ki bir araya gelin, mü'minin yüzüne bakmak ibadetdir" buyururlardı.

Hatta yine o günlerde, bir Bayram günü, Enver abim; kimler geliyor, neler anlatıyorsun diye sorduklarında, kitap okuma toplantısına muntazam gelen arkadaşlarını yarın bana getir, onlarla ben de sohbet edeyim buyurdular. Arkadaşlarla beraber gittiğimizde Enver abim buyurdular ki; Dünya hayatı uykudaki bir insanın rüyası gibidir. Dünya hayatındaki bayramlaşmalar rüyada bayramlaşmak demektir. Ancak, bu dünya hayatının bir rüya olduğunu anlayanlar ve hakiki hayata hazırlananlar, ahiret hayatında kazanırlar. Dünyanın rüya olduğunu anlayamayan ve hazırlık yapmayanlar ahiretde kaybederler. Peygamber efendimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" buyuruyorlar ki; "Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz, nasıl ölürseniz öyle haşrolursunuz". Dünyada iyi insanlar arasında bulunup, iyi işler yapanlar, dîne hizmet edenler, Allahü tealanın sevdiklerini çok sevenler, vefatlarında mahzun bırakılmaz, sevdikleri onları karşılar, ahiretde sevdikleri ile beraber bulunurlar, orada hakiki bayram yaparlar. Mevlana Halid-i Bağdadî hazretleri Taha-i Hakkarî hazretlerine yazdığı bir mektubunda buyuruyor ki; "İyi bir iş yapılmasına vesile olursan, kıyamete kadar, o iş yapıldıkca sevabı sana da gelir. Kötü bir iş yapılmasına sebep olanlara ise, kıyamete kadar o kötü iş yapıldıkca, günahı, sebep olana da yazılır". Sonsuz saadetlere kavuşmak için, dünyanın rüya olduğunu, hayal olduğunu anlayıp, ahireti kazandıracak işler yapmalı, hayırlı işler yapıp, hayırlı işler yapılmasına vesile olmalı, ahiretde nerede ve kimlerle beraber olmak istiyorsak, dünyada tercihimizi ona göre yapmalıyız".

Enver abim, asırlarda ender yetişen çok müstesna bir insandı. Allahü teala rahmeti ile merhameti ile muamele eylesin inşallah.

Fî emanillah

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,537
Dün:2,102
Bu Ay:64,099
Toplam:13,116,438
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842