Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 925

Enver abim buyurdular ki;
 
Bindörtyüz seneden beri ecdâdımız hep fedakârlıkla bizi bu noktaya getirdiler. Ne fedâ etdiler? Canlarını verdiler, paralarını verdiler, çoluk çocuklarını terk etdiler, cihadlarla buraya kadar geldiler. Ben müslimân oldum, bana yeter deyip de otursalardı, bugün biz müslüman çocuğu değildik. Fedakârlığı, kırk sene gözümle Mübâreklerde gördüm. Uyku, sağlık, her bakımdan inanılmaz bir fedakârlık örneği olarak gördük ve bu eserler meydâna geldi. Eğer Mübârekler o fedakârlıkları göstermeselerdi, o kadar hizmetler, o kadar işler, çok zor.. Eğer biz, bize kadar gelen bu bayrağı bizden sonraki nesillere aktarmazsak, bizden sonrakiler yarın âhiretde hesâb sorarlar. Eğer, elde etdiğimiz bu îmân ni'metini, îmân nûrunu bir başkasina aktarmıyorsak, iki noktada noksanlık vardir. Bir; bizim îmânımızda bir noksanlık vardır. Allah rahmet eylesin, cenâb-ı Hak şefâ'atlerine nail eylesin, Mübârekler birgün buyurdular ki; Bir mü'minde eğer îmân tamsa, ilk kelâmı, bir kişiye dahâ bu imânı anlatmakdır. Bir kitâb vermekdir. Meselâ, Ebû Bekr-i Sıddık 'radıyallahü anh' imân etdi, ilk kelâmı; ya Resûlallah, altı arkadaşım dahâ var, hemen getireyim, oldu. Neden? Onlar da müslimân olsun. İşte bu, cihâd nûrunun, imân nûrunun tam olduğunu gösteriyor. O hâlde, îmânsız olmaz. İki; adâletde noksanlık vardır. Mübârekler İlmihâl'de buyuruyorlar ki; Osmânlı İmparatorluğunun yükselmesi, duraklaması ve çökmesi, hep adâletle belli olmuşdur. Bir gün Mübâreklere sordum; Efendim, adâletin ta'rîfi nedir, dedim. Buyurdular ki; Adâletin önünde çoban ve sultan eşit haklara hâizdir. Ya'nî, Sultâna kayırma yok. Eğer adâletsizlik olursa, yıkılmak mukadderdir. Onun için, evinde veyâ işyerinde, her nerede olursa olsun, dünyâda adâletle iş görmiyenler, adâletten ayrılan insanlar, âhiretde çok sıkıntı çekecekler.
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:131
Dün:1,421
Bu Ay:46,894
Toplam:13,360,915
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842