Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1045

Enver abim buyurdular ki;
 
Ebul Hasen-i Harkâni hazretleri talebesine buyuruyorlar ki; Bir mü'min, bir din kardeşine ziyarete gitse, mesela bu arkadaşlarımız Enver abiyi Allah için ziyarete geldiler, Allahü teala o gelen mü'mine o kadar çok sevap verir ki; birisi gelse, arkadaş, senin bu din kardeşine ziyaretinden dolayı, cenab-ı Hak sana çok sevap verdi. Ben bu sevaba talibim. Sana yüzbin altın vereceğim, bana bu sevabı ver, dese, sakın verme! Yüzbin nafile hac sevabı verse, sakın verme, zararlı çıkarsın! Çünki, bir mü'minin bir din kardeşini ziyaretinden, Allah razı olur. Allahü tealanın rızası, para ile değişilmez.
 
Hayat, hayaldir. O kadar sene yaşadık, anlat desen, hiç! Dünya, fanidir. Birgün cenab-ı Peygamber 'aleyhissalatü vesselam' Cebrail 'aleyhisselama'; kardeşim Cebrail, hayatında en garibine giden bir şeyi bana anlat, buyurmuş. Cebrail aleyhisselam buyurmuş ki; Ya Resulallah, birgün bir yerden geçiyordum, o insanların neşesini anlatmam mümkün değil. Öyle ma'mur bir yer tasavvur edilemez. Ben de uzaktan baktım, o kadar güzel imar edilmiş ki, öyle neşeli insanlar. Aradan yıllar geçti, o insanlar nasıllar diye merak ettim, bir de baktım ki, taş taş üzerinde kalmamış, yok olmuş. Ağaç yok, ot yok. Aradan yıllar geçti, o harap olan yerden geçmem icap etti, bir geçtim ki, daha evvel gördüğümden çok daha ma'mur, çok daha neşeli. Ya Rabbi, hayat böyle bir şey dedim, demiş...
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:202
Dün:1,457
Bu Ay:31,549
Toplam:13,498,994
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842