Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1062

Enver abim buyurdular ki;
 
Birileri bir zâta gelmiş, demişler ki; Efendim, çok ağır bir hastamız var, dua buyurur musunuz? Adam bakmış, nesi varsa çıkarmış ortaya koymuş. Gidin, filan yerde bir fakir var, o fakire bunları verin gelin, demiş. Gitmişler, o fakiri sevindirmişler. Tekrar geri gelince; hocam demişler, niçin her şeyinizi verdiniz. Demiş ki, Allahü teâlânın bir kulunu sevindirmezsek, Rabbimiz duamızı kabûl etmez. Bugün bir telefon geldi, çok sevdiğim bir arkadaş hastalanmış, Enver abi dua etsin, diyor. Dedim ki, bir koyun kessin, fakir fukaraya et dağıtsın, sevindirsin ki, biz de dua edelim. Birinin sevinmesi lâzım, kim olursa olsun. Ama aksi olduğunda, birini üzdüğünüz zaman, birini kırdığınız zaman, sabahlara kadar gözyaşı döksen, o râzı olmadığı müddetçe hiç faydası yok. Onun için, sakın ha, sakın ha! Çünki, nefsimizin arzusunu yerine getirmek suretiyle, Kabe'yi yıkmaktan 70 kat daha büyük günaha giriyoruz. Allahtan kork. Nefs Allahın düşmanı, din kardeşin her şeyin. Sen diyorsun ki, nefsimi din kardeşime tercih ederim. Olur mu öyle şey? Biri mürted, kâfir; biri Müslüman.
 
Mübarekler buyuruyorlar ki; Hastalıkta şifa vardır. Çünki, bu kalp tedavi olmazsa, ahirette tedavi olacaktır.
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:469
Dün:2,409
Bu Ay:47,422
Toplam:13,306,124
Online Ziyaretçiler:7
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842