Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1303

Enver abim buyurdular ki;
 
Birgün Fatih'teki evde Mübareklerle birlikte, bizim hanım ve ben kahvaltı yapıyorduk. Mübarekler buyurdular ki; Bu yemekler, aldığımız hava, cenab-ı Hakkın bizim için feda ettiği canlı hayvanlar karşılığında cenab-ı Hak bizden ne istiyor? Allahü teala, yarattığı mahlukların içerisinde yalnız insana marifeti verdi. Yani, Allahü tealayı tanımak. Görmek başka. Peygamber efendimizi herkes görüyordu; ama tanımadılar. Tanımak zor. Tanıyanlar Eshab-ı kiram oldu. Allahü teala tanınmak istiyor. Bir hadis-i kudside, ben tanınmayı sevdim, buyuruyor. Tanımamız lazım. İkincisi, Onun ihsan ettiği nimetlere karşılık olarak teşekkür istiyor. Mübarekler buyurdular ki; Allahü tealaya teşekkür; namazdır. Çünki zekat; malın varsa, hac; şartlar varsa, oruc; keza öyle; ama namazda hiçbir engel yok. Teyemmüm ederek kılar, imâ ile kılar, yatarak kılar, hastayken kılar, yani hiçbir engel olmadığı için, Allahü teala teşekkürü namazla başlatmıştır. Onun için Mübarekler buyurdular ki; Namaz kılmayanın hiçbir teşekkürü Allahü teala tarafından kabul edilmiyor. İmanın bayrağı, alameti, namazdır. Efendi hazretleri namaz risalesinde buyuruyorlar ki; Bir mü'min yüzbin hac yapsa, yüzbin altın sadaka dağıtsa, yüzbin fakir yedirse, eğer namaz kılmamışsa hiçbiri kabul olmaz.
 
ali zeki osmanağaoğlu

 

İSTATİSTİKLER

Bugün:174
Dün:2,102
Bu Ay:62,736
Toplam:13,115,075
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842