Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1308

Enver abim buyurdular ki;
 
Bir gün bir arkadaşımız evleniyor, evine, âdet üzere bizi de çağırdılar. Ben de giderken Mübareklere sordum; Efendim ben oraya gittiğim vakit, ne anlatacağım? Bana bir şeyler söyleseniz, dedim. Mübarekler buyurdular ki; Allah Allah, yani orada siz mi konuşacaksınız? Tabii, baltayı taşa vurduğumu anladım ve sustum. İşte o zaman anlatmışlardı. Buyurdular ki; Efendim, insanların maddi rızıkları olduğu gibi, manevi rızıkları da vardır. O rızık sizden değildir. Allahü teala manevi rızık olarak onlara ne yazdıysa, onları size hatırlatır, siz de onları söylersiniz. O, gelenlerin ihtiyacıdır. Yoksa bu, elde kepçe yemek dağıtmaya benzemez. Şimdi burada bulunan arkadaşlarımızın neye ihtiyacı varsa, cenab-ı Hak onu bize söyletir. Tabii, o dinlerken hepimiz istifade ederiz...

Mübarek Hocamız'da biz hiçbir gün, bugün yapılacak işi yarına tehir ettiğini görmedik. Mübarekler buyurdular ki; Eğer bana sorsalar ki; bu Tam İlmihali nasıl yazdın, bu kadar kitapları nasıl yazdın diye. Efendim, ben bir hadis-i şerife sarıldım, yapıştım, muvaffakiyetimin sırrı işte o hadis-i şeriftedir. O da, "Helekel müsevvifun''. Yapılacak işi tehir eden mahvoldu, yandı, buyurdular. İstinasız söylüyorum, bu, hepimizde olan bir hastalık.

ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:381
Dün:1,241
Bu Ay:23,356
Toplam:13,532,927
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842