Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1369

Enver abim buyurdular ki;
 
O zamanlar üniversite talebesiydim... Şimdiki gençlerin elinde bulunan o imkânlar nerede..? Biz, hem okumak, hem geçinmek, hem de ev geçindirmek zorundaydık... Ah, yokluk ve sıkıntı, ah..! Rahmetli babacığımın iki vasiyeti vardı bana. Bir; ne durumda olursan ol, asla nemâzını terk etmeyeceksin. İki; ne yapıp edecek, mutlaka bir üniversiteyi bitireceksin. Peki ama nasıl? Mutlaka bir iş bulmam lazım okuyabilmem için... Mutlaka... Çünki, hem harçlığımı çıkartmak, hem de üzerimde çok büyük hakkı bulunan, her şeyden evvel, analık hakkı bulunan biricik anneciğime bakabilmek için, çalışmam lazım. Derken, çok şükür, uzaktan akrabamız olan bir zatın eczanesinde çalışmaya başlamıştım. Rahmetli babacığımın vasiyeti de yerine geliyordu. Aylığım o zamanın parasıyla 125 lira.
 
Eczane sahibi uzaktan akrabamız olur ve benim çalışkanlığımı, ahlâkımı, beyefendiliğimi takdir ederdi. Çalışmaya başladığımda ne kadar sevinmiştim, bir bilseniz. Üniversiteden çıkar çıkmaz, doğruca eczaneye gider ve tezgahın başına geçerdim.Tabii, geceleri eczanede ben nöbet tutuyor, sabaha kadar eczaneyi bekliyor, ertesi sabah da eczaneden gidiyordum okula. Çok yoğun bir çalışmaydı benim için. Ama çalışmak öyle kolay değildi elbette. Bütün başarılar, çok çalışmanın tatlı bir meyvesi değil miydi..? Bu yoğun çalışmaya rağmen halime şükrediyor, gençlik yıllarımı ilaç kokulu odalara hapsettiğime üzülsem de yanmıyordum. Çünki, anneciğime üç-beş kuruş yardımım oluyor, onun hayır duâlarını alıyordum. Bu, bana haz veriyordu. Günler böyle geçip giderken eczanenin sahibi bir garipliğe dikkat ediyor. Nedir o garip olan? Soruyor kendi kendine:
"Bu delikanlı, tam da işlerin yoğun olduğu saatte, bir ara ortadan kayboluyor. On dakika sonra geri geliyor? Peki ama bu genç nereye gidiyor böyle?"
 
Cevabını kendi bulamadığı bu soruyu, yine aynı şekilde ortadan kaybolup, kısa müddet sonra eczaneye geldiğim bir gün bana sordu:
- Her gün bu vakitlerde nereye gidiyorsun sen böyle?
- Şey, ikindi nemâzını kılıp geliyorum efendim?
- Yaa? Demek bu vakitlerde ortadan kayboluşunun sebebi bu?
 
Suratı renkten renge giriyor. Öfkesini, dişleri arasında ezip zoraki bastırdıktan sonra, mağrur bir patron edasıyla ikaz ediyor beni:

- Bu böyle olmaz. Bu vakitler, tam müşterinin yoğun olduğu vakitlerdir.
Daha, benim bir şey konuşmama fırsat tanımadan, devam ediyor sözlerine:

- Şimdi sana kesin olarak söylüyorum. Ya nemâzı terk edeceksin ya işini. Kararını bekliyorum... Bu ne müthiş bir tavır? Bu ne müthiş bir soru? Bu ne müthiş bir ceza böyle? Kanım çekildi desem yeridir o an için. Şoke oldum. Karşımda cevap bekleyen bu mağrur çehreye, rızık endişesinden dolayı tenezzül mü etsem, yoksa yegane kuvvet ve kudret sahibi yüce Rabbimin sonsuz rahmetine tevekkül mü etsem? Saniyeler, yıl gibi geldi bana. Ama bir anlık tereddüt bile göstermeden, gayet vakur ve kibar tavrımı bozmadan kesin bir şekilde cevap verdim kendisine:
- İşimi, terk ediyorum.

Az önce bana soru soran ve benden cevap bekleyen iki dudağın altta olanı, kesin kararım karşısında hayret ve şaşkınlıkla bükülürken, mağrur çehresi, bu âni kat'i karar karşısında dondu kaldı. Neden sonra toparlanıp bir iki laf söyleyecek gibi oldu ama, artık o andan itibaren onun emrinde değildim. Ardıma bakmadan terk ettim Bankalar Caddesinde bulunan o zamanki eczaneyi. Dışarı çıktığımda, serin rüzgar, alev alev yanan çehremi teselli etmek istercesine yokluyor ve "Hiç üzülme. En doğru olanı yaptın. Allah kendine güvenenleri zelil etmez!" diyordu sanki. Melul, mahzun, evime gidiyordum ama, beni dört gözle bekleyen canım anneciğim, eğer bu acı hadiseyi öğrenirse, çok üzülecek, bana bir şey demese de kahrolacaktı. Bir çare bulmalıydım ama ne? Beni, sadece beş dakika vakit ayırıp da Rabbime olan kulluk borcumu îfâ ediyorum diye, hesaba çeken, "Ya nemâz, ya iş?" diyen eczaneden, "Nemâz"ı tercih ederek gönül rahatlığıyla ayrıldım ama, anneciğimin üzülmesini de istemiyorum.

- devamı var -
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:556
Dün:2,046
Bu Ay:65,478
Toplam:13,182,295
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842