Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1699

Enver abiler buyurdular ki;
 
Kirkor'un gemisi batıyormuş, Yahya Efendinin "rahmetullahi aleyh" dergahından bir ışık görmüş, bir nur görmüş, bir şeyler görmüş, gemisi kurtulmuş. Gemisinin kurtulduğunu görünce, kendisi için çok eski bir şarabı almış, benim burada hayatımı kurtarana bu şarabı hediye edeceğim, demiş. Yahya Efendi hazretlerinin dergahına gitmiş. Yahya Efendi hazretleri de o sırada dergahta, talebelerle beraber oturuyorlar. Birisi sizi ziyarete geldi demişler. Gelsin demiş. Kirkor demiş ki; Efendim, sizin sayenizde burada bir ışık yandı, gemim batmaktan kurtuldu, ben de kurtuldum, tayfalar da kurtuldu. Ben de ne yapayım diye düşündüm, çok eski bir şarabım vardı, onu size getirdim demiş. Yahya Efendi hazretleri; Kirkor efendi, sen ne hayırlı adamsın, dağıt bakalım şu şarabı demiş. Talebeler de herhalde bizim hocamız bozuldu demiş. Bazıları da biz hocamıza inandık, şarapsa şarap, yeter ki Onun emriyle olsun, demişler. Talebeler biraz duraklamış. Siz anlamıyor musunuz, Kirkor dağıt bakalım şu şarabı, demiş. Sonra bardaklar gelmiş. Her biri şerbet çıkmış ve hayatlarında bundan daha tatlı şerbet içmemişler. O şarap O mübarek zatın elinde şerbet olmuş.

İSTATİSTİKLER

Bugün:593
Dün:1,394
Bu Ay:23,408
Toplam:13,578,209
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842