Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1701

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.

Allahü tealaya emanet olunuz efendim

ali zeki osmanağaoğlu



Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
 
Bâzı hatıralar vardır ki, kalblere nakşeder.
 
O hatıraları hatırlamak, Cennet hayatı yaşamak gibidir...

2007 senesi, Haziran ayının 4 ü...
Enver abim İhlas Holding'de Kendilerinin de namaz kıldıkları (odalarının bulunduğu kattaki) mescidde ikindi namazına, Huzur Pınarına hizmet eden arkadaşları davet etmişlerdi. Ayrıca kalabalık bir cemaat vardı.
 
O gün Enver abiler buyurdular ki;
 
Geçen sene bu günlerde ameliyat olmuştum. Şu anda çok iyiyim elhamdülillah. Çok riskli bir ameliyattı, nitekim doktorlar dediler ki; kararı biz veremeyiz, sen vereceksin. Eğer diyaliz dersen diyaliz, nakil dersen nakle karar vereceğiz, ama bu, riskli bir şeydir. Sevenlerimiz korktu, dediler efendim diyalize başlayın. Şöyle yapın diyen var, böyle yapın diyen var. Bize düşen görev herkesi dinlemektir ama kararı kendimiz vereceğiz. Allahü teala Kur'an-ı Azimmüşşanda cenâb-ı Peygambere "sallallahü aleyhi ve sellem" buyuruyor mealen; Ey Habibim, Müşavere et ama sonra kendin karar ver ve verdiğin karadan da dönme. Hazret-i Ebu Bekr Sıddık "radıyallahü anh", cenâb-ı Peygamberin "sallallahü aleyhi ve sellem" vefatından sonra sefere çıkan ordu geri mi dönsün, devam mı etsin, karar verecek. Cenâb-ı Peygamber "sallallahü aleyhi ve sellem" vefatına yakın orduyu sefere gönderdi ve vefat etti. Hazret-i Ebu Bekr Sıddık "radıyallahü anh" halife oldu. İlk görevi, buna karar vermekti. (Hazret-i Ömer "radıyallahü anh", Hazret-i Osman "radıyallahü anh", Hazret-i Ali "radıyallahü anh"),.. hepsine sordu. Dediler ki; Başka ordumuz yok, etraf mürted olmağa başladı, ordu geri gelsin. Hemen hemen hepsi aynı fikirdeydi ama emir Ebu Bekr Sıddık "radıyallahü anh" idi. Bakın dedi, hepinizi dinledim, hemen hemen ittifak halinde ordunun geri gelmesini istiyorsunuz. Şimdi ben sizin emirinizim. Kararımı veriyorum, ordu devam, dedi. Ne oldu? O ordu sefere gitti. Cenâb-ı Peygamberin "sallallahü aleyhi ve sellem", yola çıkardığını ben geri döndüremem, dedi. Medine-i münevvereye saldırmak için mürtedler etrafta teşkilatlar kuruyorlardı, saldıracaklardı. Ordu sefere çıkınca, hepsinin kalbine korku düştü. Eğer başka ordular Medine-i münevverede olmasa, bu ordu sefere çıkmazdı. Demek ki bir tane sefere çıktığına göre on tanesi içeride. Biz bunlarla harp edemeyiz, dediler ve anlaşmak zorunda kaldılar. Neden? Emirin hikmetinden...
 
Bir gün Musa aleyhisselam Allahü tealaya çok yalvardı, dedi ki; Ya rabbi, firavunun canını al. Allahü teala buyurdu ki; O, fakir kullarıma yardım ediyor, iyilik ediyor. Onun için canını almam. Ne zaman kesti, yani kıtlık oldu diye o fakir fukaraya yardımı kesti, geberdi gitti.

Allahü teala Kur'an-ı azimmüşşan da buyuruyor ki mealen; Allah'a, Peygambere ve içinizden olan emire itaat edin. Bu bir vaciptir. Kurban kesmek nasıl vacipse, sıla-i rahim nasıl vacipse, vitir namazı nasıl vacipse, emire itaat de öyle vaciptir. Mübareklerin defalarca, defalarca dediği gibi. Enver hepimizin emiridir. Sizin değil, hepimizin ifadesini kullanmışlardır. Allahü teala Enver abiye çok yardım eylesin. Onun için mübarek Hocamız her namazda, arkalarında namaz kıldığımız zamanlarda hep Enver abiye dua ediyorlardı. Ben de Enver abiye dua ediyorum. O bir yanlış yapmasın diye. Çünki, Enver abi başarılı olursa hepimizin başarısıdır. Dua edelim, Allahü teala onu muvaffak etsin. Başımızdan eksik etmesin. Ona hayırlı hizmetler nasip etsin. Allahü teala hepimize din ve dünya seadeti versin.​

Fi emanillah

İSTATİSTİKLER

Bugün:593
Dün:1,394
Bu Ay:23,408
Toplam:13,578,209
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842