Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1725

Enver abiler buyurdular ki;

Birgün mübarek Hocamızla beraber Beykoza, tepeye, Fahreddin abinin evine gittik. Ne tarihi bir gündü. Orada çok güzel bir sohbet yapıldı, Fahreddin abi kulağıma eğildi, yüz sene bu sohbetin tadı gitmez, dedi. Mübarek Hocamız orada bir müjde verdiler. Mübarekler buyurdular ki; Efendim, bu yolun büyükleri çok kıymetlidir. Bunları bulmak çok zordur. Abdülhâlık-i Goncdüvâni hazretleri buyuruyorlar ki; Bu büyükleri tanıyan ve seven birini görürseniz, elini değil, ayağını öpün.

Mübarekler buyurdular ki; Allahü tealaya kavuşmak, dört kademede olur. Birincisi, arkadaşta fani olmak. İkincisi, hocada fani olmak. Üçüncüsü, Peygamberimizde fani olmak. Dördüncüsü, Allahü tealada fani olmak. Bunların içinde en zor, arkadaşta fani olmaktır. Çünki efendim, arkadaşta fani olmanın bin tane engeli vardır. Nefis engeli, menfaat engeli, şeytan engeli vardır. Eğer bu aşılırsa, hocada fani olmak kolay efendim. Hele hele Peygamber efendimizde "aleyhissalatü vesselam" fani olmak, çok daha kolaydır. Hele bundan sonra, insan zaten fena fillah olur, Allahta fani olur. Peki efendim, fena ve beka ne demektir? Fena demek, Ben Rabbimi, canımdan, malımdan, ailemden, çoluğumdan çocuğumdan, her şeyimden çok severim, demektir. Beka billah, Rabbim beni çok seviyor demektir, buyurdular. Yani, sen Allahü tealayı seveceksin, sonra da Allahü teala seni çok sevecek. Ona fena fillah, beka billah derler. İşte tasavvuf budur. Hepsi buradadır.

İSTATİSTİKLER

Bugün:605
Dün:1,394
Bu Ay:23,420
Toplam:13,578,221
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842