Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 1747

Enver abiler buyurdular ki;
 
Musa 'aleyhisselamın' birgün çok karnı ağrımış. Cenab-ı Hakka yalvarmış, ya Rabbi, karın ağrısından ölüyorum, bana ilaç, şifa, demiş. Cebrail 'aleyhisselam' gelmiş, Allahü teala buyuruyor ki; Dağa gitsin, şu şu şu cins otları toplasın, kaynatsın, içsin, bi iznillah şifa olur, demiş. Musa 'aleyhisselam' dağa gitmiş, o otları bulup kaynatıp içmiş ve ayağa kalkmış. Aradan üç-beş ay geçmiş, tekrar karnı ağrımış. Tekrar dağa gitmiş, aynı otları bulup kaynatmış, daha beter hastalanmış. Ellerini açmış, ya Rabbi, aynı otları kaynatıyorum. Bundan evvel bir defada geçti, şimdi içtikçe karnımın ağrısı artıyor. Ya Rabbi, ne hikmeti var, demiş. Cebrail 'aleyhisselam' gelmiş, ya Musa, Rabbim sana gücendi. Önce, Allah dedin, sonra ot; şimdi önce ot, sonra Allah diyorsun, demiş.
 
Mübarekler; Bu büyükleri tanıyanların yedi nesline faidesi olur. Kaldı ki bu daha birinci nesil, buyurdular.
 
Bu geminin kaptanı (1. kaptanı da 2. kaptanı da diye saydılar) da belli, yolcusu da; istikameti de. Ancak bu büyükleri tanıdıktan sonra şu üç 'i'yi yapan helak olur. Gemiden atılma sebebidir.
1. İmtihan maksadı ile soru sormak.
2. Büyüklerin söylediklerini inkar etmek.
3. Hayatta ve mematta, gıyaben ya da yüzüne karşı incitmek.
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:581
Dün:1,716
Bu Ay:20,171
Toplam:13,614,089
Online Ziyaretçiler:5
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842