Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 10

2007 senesi, haziran ayının 18 i...
Günlerden pazartesi.
Enver abim Yalovadaki evlerinde kalıyorlar.
Bana telefon edip; "akşam ile yatsı arası huzurpınarına hizmet eden ekibini bana getir, onları görmek istiyorum" buyurdular.
Bizim için o gün bir bayram oldu. O gün öyle güzel oldu ki, huzurpınarına hizmet eden gençler cennet hayatı yaşadılar sanki...
Enver abim herzaman bize huzurpınarının üye sayısı nekadar olduğunu sorarlardı, (hattâ 2 ay evvel, son rahatsızlıklarından az evvel sorduklarında efendim 99 000 oldu demiştim, çok sevinmişlerdi, yüzbine birşey kalmamış buyurdular ve hizmetin büyüklüğünü anlatmışlardı. Maalesef bugün 107 000 olduğunu bildiremiyoruz!)
 
Enver abim o gün buyurdular ki; "Kaç abone var? neler söylüyorlar, bayılıyorum o gelen maillere buyurdular. Bu hizmet çok büyüktür, bu iş Peygamberlerin işidir. Bir insanın tek başına yapacağı iş değildir, en zor iş budur, dîne hizmettir. İnsan gücüyle yapılamaz fakat büyüklerin himmetiyle size bu iş kolaylaştırılıyor. Bir kişinin hidayetine sebep olmak, bir kişiye yardımcı olmak en kıymetli ibadettir. Bazı insanlara Allahü teala hususi kabiliyet vermiştir. Onları özel bir iş için yaratmıştır. Bazı abiler böyle özel kişilerdendir. Bunlar insanın ağzından girer burnundan çıkar, onun hidayetine sebep olur, büyükleri tanıtır.Huzurpınarı ile çok büyük hizmet ediliyor. Huzurpınarında insanlar Hocamızı tanıyor, kitaplarımızı okuyor; ne pul parası var ne baskı masrafı var. Çok büyük bir hizmet, çok memnun oluyorum. Bu abilere çok dua ediyorum. Bir hayrın işlenmesine sebep olmak o hayrı işlemek gibidir.
 
Mü'mine hizmet ibadettir. Üzmek ise felakettir. Herkesin yaptığı işten ne olduğu ve tarafı belli olur. Karınca, İbrahim aleyhisselamın ateşini söndürmek için su taşırken yılan ise ateşin artması için üflüyor idi. İkisi de hayvan. Fakat ayrı yapıda. İkisi de farklı, tarafını belli ediyor. Verdiğin mal senindir, vermediği mal insanın kendisinin olmaz. Allah için verilen ebedi olarak kalır.
 
Peygamber Efendimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" Eshab-ı Kiram'dan bazı kişilerle otururken karşıdan genç birisi geçmiş. Peygamber Efendimiz'in yanındakilerden birisi "Ya Resulullah! Ben bu genci çok seviyorum" deyince Peygamber Efendimiz de "git söyle" buyurmuşlar. O da kalkıp gitmiş ve ona sevdiğini söylemiş. O genç çok memnun olmuş. Ve o da sevdiğini söylemiş. Peygamber Efendimiz bunların halini görünce çok sevinmişler ve "Birini seven sevdiğini ona söylesin" hadis-i şerifi buradan kalmış. Ben burada bulunanların hepsini; ... hepinizi Allah için seviyorum.".
 
- devamı var, yarın inşallah.

ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,232
Dün:1,831
Bu Ay:53,708
Toplam:13,247,514
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842