Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 19

2007 senesi, haziran ayının 4 ü...
 
Enver abim İhlas Holding'de Kendilerinin de namaz kıldıkları mescidde ikindi namazına huzurpınarına hizmet eden arkadaşları davet etmişlerdi. Kalabalık bir cemaat vardı.
 
O gün Enver abim buyurdu ki;
 
-5- dünden devam
 
Padişahın hizmetçisi yalvarıp, yakarıyormuş Cenab-ı Hakka; birgün padişahın yatağında yatabilsem diye. Ben kulübede yatıyorum, o ne saltanat içinde yatıyor. Laf, laf, laf... Gitmiş padişahın kulağına. Gidin, yıkayıp, paklayıp getirin demiş. Gitmişler, devlet kuşu kondu başına demişler. Padişahın yatağında yatacaksın. Ne? Emir öyle. Yatırıyorlar yatağa, sabah da çıkartıyorlar padişahın karşısına. Anlat bakalım diyor, bu gece kaç saat uyudun, rahat ettin mi? Yatak, döşek iyi mi? Oda da, yatak da senin olsun, döşek de senin olsun, ben kulübeme gidiyorum diyor. Neden? Sabaha kadar damla uyku uyuyamadım. Neden? Kafamın üzerinde kocaman bir taş vardı, devamlı sallanıyordu. Ha düştü, ha düşecek. Padişah; Ben her gün bu yatakta yatıyorum. Allah'tan kork! ...
 
Onun için Enver abiye yardımcı olun. Pilot hata yaparsa herkes gider. Kaptan yanlış yaparsa gemi batar. Şoför yanlış yaparsa kaza yapar. O halde nasıl şoförün takva sahibi olduğuna değil, sanatına bakın. Sorar mısın kaptana; Ey kaptan namaz kılıyor musun? Sana ne! Sen yürümene bak. Bakış açılarımız, ölçülerimiz farklı olmalı. Şoför başka, cami imamı başka tabi ki. Ama o şoförün değerini lütfen bilin çünki hayatımız biraz da onun süreceği arabaya bağlı. Gel de dua etme şimdi.
 
- devamı var, yarın inşallah.

ali zeki osmanağaoğlu
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:306
Dün:2,102
Bu Ay:62,868
Toplam:13,115,207
Online Ziyaretçiler:9
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842