Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 50

2009 senesi, mart ayının 5' i ...
Enver abim, huzurpınarında kitap hizmetlerine iştirak eden arkadaşlarımızı ihlas holding vip salonundaki yemekli sohbete davet etmişlerdi.
 
O gün Enver abim buyurdular ki;
 
-1-
 
Bugün kabristana gittim, oradan geliyorum. İnsanın inanacağı gelmiyor. Kırk-elli sene oturmuşuz, sohbet etmişiz, yemek yemişiz, ikisi de kabrin içinde yan yana. Çok gücüme gitti. Hani kurşunla adamı vuruyorlar da, o anda bir şey anlamıyor. Ama vakit geçtikçe, kanıyor.. Küllü şey'in fan. Her şey fanidir. Birgün gelecek, elli-altmış sene sonra, şu gördüğümüz abilerin hiçbiri burada olmayacak. Hepimiz öbür tarafta olacağız. Allah, dinden, imandan, Kur'andan ayırmasın.
 
Herkes bana baksın, hiç başka bir yere bakmayın. Çünki sohbetin adabı budur.
 
Hazreti Ömer 'radıyallahü anh' oturuyordu, Enes bin Malik 'radıyallahü anh' da, ben de oradaydım, buyuruyor. Eshab-ı kiramdan bir zât geldi. Hazret-i Ömere selam verdi, o da selamını aldı, nasılsın dedi. Elhamdülillah, çok iyiyim, dedi. Ya rabbi, dünyada bundan daha iyi kelime olur mu, dedi. Hazret-i Ömer saymaya başladı. İmana elhamdülillah, sağlığına, elhamdülillah, Eshab-ı kiram oldun, elhamdülillah. Allahın dinine hizmet ediyorsun, elhamdülillah. Bunların hangi birine teşekkür edilmez, hangi birine hamd edilmez? Şimdi aç elini de şükr et! Ehl-i sünnet itikadına elhamdülillah. Ayaktayız, elhamdülillah. Sağlığımız yerinde, elhamdülillah. İhlâstayız, elhamdülillah.
 
-devamı var-
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:203
Dün:941
Bu Ay:45,545
Toplam:13,359,566
Online Ziyaretçiler:4
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842