Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 81

 

-10-
 
Sen de vardın Ali, bir gece Mübareklerle beraber Elmas Dedeye bayram ziyaretine gittik. Alibeyköyde oturuyordu, PTT müdürüydü. Mübarekler o gün Ali'nin nişan yüzüğünü takmışlardı.
Şimdi Elmas Dede gitti, misafirlere vermek için şeker getirdi. Ben de ben dağıtayım diye gittim, tabağı Elmas Dedenin elinden aldım. Her zamanki aceleciliğim sebebiyle, ayağım halıya takıldı, tabak bir tarafa, şekerler bir tarafa, ben bir tarafa.. Mübarekler de orada oturuyorlar. Şekerleri toplamaya başladım, Hocamız buyurdular ki; Öyle kalın, toplamayın. Ben de, ne buyuracaklar diye bekliyorum. Efendim, Tefsirde okudum. Bir mü'min, (elhamdülillah, bunların hepsi mü'min), kabre girdiği zaman, Allahü teala bir huri gönderecek. Sen dünyadayken şunu şunu ferahlandırdın, o günden beri seni bekliyorum diyecek ve o mü'min onun gerdanlığına bakacak ki, nasıl bir şey diye gözü incilere takılacak. Elini uzatacak; fakat her an kopabilir. Tutunca kopacak tabi efendim. Zaten kopsun diye bağlanmış. Tabi bütün inciler kabre dağıldı. Mü'min çok üzülecek, çok sıkılacak ve bu sefer utancından, tek tek o incileri toplayacak. Fakat efendim, yerden son inciyi aldığı zaman, kabir hayatı bitecek. Sırf kabirde meşgul olsun, sıkılmasın, biraz da utansın diye.. Efendim, bütün incileri toplar, kabir hayatı biter, buyurdular.
 
-devamı var-
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:983
Dün:1,777
Bu Ay:27,404
Toplam:13,536,975
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842