Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 86


2009 senesi, temmuz ayının 14' ü ...
Enver abim, huzurpınarı hizmetlerine iştirak eden bir arkadaşımızın nişan yüzüğünü takmak için Güzelşehir'deki evlerine kabûl etmişlerdi.

O gün Enver abim buyurdular ki;
 
-2-
 
Dolayısıyla, büyükler buyuruyorlar ki; Bu yol, mutlak olarak Cenab-ı Hakkın rızasına kavuşturucudur. Sen kavuşmak istesen de, kavuşmak istemesen de, kavuşacaksın. Çünki bir kere yola girdin, dönüşü yok! Sağa sola dönüşü yok, arkadaki de bastırıyor. Mecbur devam edeceksin. Yani birinin peşine takılsan da, sürünsen de, devam edeceksin. Artık aldığı mesafe, herkesin kendi kabiliyetine göredir. Ama eninde sonunda kavuşacaktır. Efendim dünyada kavuşamadı. Kabirde kavuşur. Kabirde kavuşamadı, mahşerde kavuşur. O da olmadı, cennette kavuşur. Çünki yolun sonu cennettir. Allah muhafaza eylesin, sen değil, yolun kendisi kavuşturucudur. Allah muhafaza eylesin, yol çok kıymetli olduğu için, düşmanı çok vardır. Şeytan ve nefis düşmandır. İşte Allah korusun, bu yolda olanlar için en büyük tehlike, imtihan, inkâr ve incitmektir. Üç 'i' harfi, ne kadar mühimdir. Bir; seni bu yola kavuşturan mübarek zâtı incitmektir. İki; seni bu yola kavuşturan zâtı inkâr etmektir. Üç; seni bu yola kavuşturan zâtı imtihan etmektir. Üçü de birbirinden felakettir.

-devamı var-
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,779
Dün:2,096
Bu Ay:47,201
Toplam:13,099,540
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842