Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 153


2008 senesi, temmuz ayının 12'si ...
Enver abim Güzelşehir'deki evlerine, huzurpınarına hizmet eden arkadaşları yatsı namazına davet ettiklerinde, buyurdular ki;

-6-
 
Mübarekler, Allahü teala rahmet eylesin, buyurdular ki; Biz Sedat'la küçüktük, çocuktuk, onun için Efendi hazretleri bize acıdı efendim. İnsan acıdığına verir; yoksa dayıya vermez. Dayılık zamanı değil. Onun için, yaş dal uzun uzun kök salmadan koparılırsa ne âlâ; ama benim huyum böyle, ben bu huyumdan vazgeçemiyorum, değiştiremiyorum demek ne demek? Git doktora, aşı yap. Cenab-ı Hakka ne kadar şükr etsek az. Allahü teala bize büyükleri tanıttı. Yoksa işimiz duman olurdu. Çünki din, görmek, işitmek ve konuşmak dinidir. En şanslı insanlar, mutlaka o büyük zâtları tanıyanlar, görenler ve konuşanlardır. Böyle değilsek, hiç olmazsa talebeleriyle olmalıyız. Yani Eshab-ı kirama kavuşanlar gibi olmalıyız..
 
-devamı var-
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:459
Dün:1,483
Bu Ay:18,333
Toplam:13,612,251
Online Ziyaretçiler:7
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842