Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 233


2010 senesi, şubat ayının 12'si ...
Enver abimin huzurunda, güzelşehirdeki evlerinde, huzurpınarı ekibimizden bir arkadaşımızın nikahında,
Enver abim buyurdular ki;

-2-

İhtiyar bir amca, yağmurlu bir havada kabristandan geçiyormuş. Mezar çökmüş, o da içine düşmüş. Bir de bakmış ki, bir delikanlı, orası burası yanık, ciğer kokusu geliyor. Evladım, bu ne, demiş. Efendim, dünyadayken kılamadığım namazları burada her vakit gelince, ateşin üstünde kıldırıyorlar. Çok canım yanıyor. Namaza durduğum zaman, ayaklarımın altından beynime kadar ateş fışkırıyor. Ne olur, sen cenab-ı Hakkın sevgili bir kulusun, bir dua et de, Allahü teala beni afv etsin, demiş. O da, bunda bir hikmet var ya rabbi, demiş, ellerini açmış, duası kabul olmuş. Tam çıkacakken bakmış, oğlum burada bir köpek var. Bu köpek ne, demiş. Hocam, bu benim annem. Allahü teala onu bu şekle soktu. Annemle babam çok kavga ediyorlardı. Babam misafirperver bir insandı. Annem de misafir geldiğinde, nereden getirdin bunları diye, deli oluyordu. Misafire karşıydı, cenab-ı Hak da eve misafir istemediği için, onu bu şekle soktu, demiş. Ya rabbi, bunda da bir hikmet vardır. Madem ben buraya düştüm, buna da bir dua edeyim, demiş. Dua etmiş, Allahü teala onu da afv etmiş. Bir silkelenmiş, kadın şekline gelmiş. Oğluna bir bakmış, dünyada getirdiğiniz misafirler yetmedi, mezara da mı misafir getiriyorsunuz, demiş. Orada bile kızmış, cenab-ı Hak gene köpek şekline getirmiş. Demek ki, orada da devam ediyor.

-devamı var-
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:677
Dün:1,243
Bu Ay:47,714
Toplam:13,411,664
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842