Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 260

Enver abim huzurpınarı ekibimizden bazı arkadaşlarımıza buyurdular ki;

-1-

Mübarekler buyuruyorlar ki; Üç türlü sevap vardır. Birincisi, kendisi için yaptığı amellere verilen sevaplar. İkincisi, bir din kardeşinin sıkıntısını giderir, onun dünyasına yardımcı olduğu için, bir sevap kazanır. Hele efendim, ahiretine yardımcı olursa, ona bir kitap verirse, bunun ölçüsü yoktur. Nitekim, harpte, er meydanında savaş yapan askere verilen sevap, emr-i maruf nehy-i anil münkerin, yani dini öğretmenin yanında verilen sevaba göre, deryada damladır. Elhamdülillah, dünyaya kitaplar gönderiyoruz. Mübarekler buyurdular ki; Dört veya beş şekilde sevap kazanılır. Bir kitap göndermekle, bir, hediye veriyorsun. Hediye, büyük bir hizmettir. Hadis-i şerif var. Hediyeleşin, muhabbetiniz artar. İki, sevinir efendim. Ta dünyanın neresinden bana bir kitap gelmiş diye, sevinir. Mü'mini sevindirmek, apayrı bir ibadettir. Üç, cihad sevabı var. Çünki oraya kadar bir zahmetle gönderiyorsunuz. Pulunu yapıştırıyorsun, bir şey gönderiyorsun. Dört, emr-i maruf var, efendim. Yani bir şey öğretiyorsun. Bir sünneti meydana çıkarana, yüz şehit sevabı vardır. O kitaplarda kaç sünnet, kaç vacip, kaç farz var? O halde, ömrü olan, imkanı olan, fırsatı olan, çok sevap kazansın. Ahirette mü'minlerin en büyük zararı, kaybettiği sevapları olacaktır. Daha çoğunu almak varken.

-devamı var-
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:763
Dün:1,002
Bu Ay:22,531
Toplam:13,445,771
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842