Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 300


Enver abim buyurdular ki;
 
-18-
 
Bir gün Mübarekler buyurdular ki; "Kardeşim, sonsuz cehennemi düşünen insan, nasıl rahat uyur, nasıl rahat konuşur, nasıl rahat eder, nasıl rahat oturur.'' Korkmak lazım. İman bir cevherdir. Çünki nasıl pırlantanın düşmanı çoksa, imanın da düşmanı çoktur. İmanımızın en büyük düşmanı nefsimiz çünki. Nefs, Allaha isyan halinde. Sen o cevheri korumakla görevlisin. Evvela kendinden kork, bu cevherin elinden çıkmaması için. Sonra imanın düşmanı kim. İmansızlar. Çünki esrarkeşler, herkesin esrarkeş olmasını, kumarcı, herkesin kumarcı olmasını ister. Görmüyor musunuz televizyonlarda, basında, şurda, burada imansızlar nasıl imana hücum ediyorlar, nasıl herkesin dinsiz olmasını istiyorlar, nasıl gece-gündüz ona çırpınıyorlar. İman cevherini koumak için çare; kimde iman varsa onunla beraber olunacak. Başka çare yok. Çünki onda da iman var, sende de iman var. Niye çalsın ki. Halbuki bilakis, iki imanlı bir araya geldiği zaman o imanlar tazeleniyor, kuvvetleniyor, güçleniyor, daha kuvvetli oluyor. İşte onun için Peygamber Efendimiz "sallallahü aleyhi ve sellem" buyuruyorlar ki; "Dinül mer'i, dinül ahihi'' insanın dini arkadaşının dini gibidir. İyi insanlarla beraber olan iyi insan olur, kötülerle beraber olan tam dinsiz olur. Onun için insanın dini arkadaşının dini gibidir. Hadis-i şerife uyarak arkadaşımızı iyi seçelim. Çünki Kuleli askeri lisesine daha ilk gittiğim zaman Hocamız bileşik kapları anlatıyorlardı. İşte kardeşim buyurdular. İki mü'min, bir mü'min, bir kâfir, iki kâfir. Neyse yani. İki kişi bir araya geldiği zaman bu bileşik kaplar gibi kalbten kalbe hareket başlar buyurdular. Eğer konuştuğumuz kişi günahkar, fâsık, facir biriyse onun bütün kasveti sizin kalbinize akmaya başlar. Sizden nereye gider. Sizden de boş kovaya gider. Ve onunla beraber olmaktan dolayı bir müddet sonra zifiri bir kalp, ondan da sonra küfür. Kalb kararınca haramlar tatlı gelir. Haramlar tatlı gelince icraat başlar. Allah korusun felaket, felaket, felaket. İş seçerken, eş seçerken düşünün, bir arkadaş seçiyorsunuz, insanın dini arkadaşının dini olduğuna göre, daima rahatça ibadetlerimizi yapabileceğimiz bir iş yeri, takva ehli din kardeşi. Mesture, müslüman, afife bir eş ile evlenen hem dinini kurtarır, hem dünyasını. Yoksa bu bir kumar değil. Kumar olamaz. Yazı-tura işi değil, hadis-i şerif sahihtir, sarihtir. Aklımızı başımıza alalım. Evet çok rahatız elhamdülillah, Allah bize bu günleri gösterdi.
 
-devamı var-
 
ali zeki osmanağaoğlu

İSTATİSTİKLER

Bugün:824
Dün:1,535
Bu Ay:33,706
Toplam:13,501,151
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842