Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Âb-ı Hayat - 357

Huzurpınarı ailesinin muhterem üyelerinin, Cum'a gününü tebrik eder, müstecâb dualarınızı istirham ederiz efendim.

Allahü tealaya emanet olunuz efendim

ali zeki osmanağaoğlu


Geçmiş zaman olur ki, hayali cihan değer....
 
Bâzı hatıralar vardır ki, kalblere nakşeder.
 
O hatıraları hatırlamak, Cennet hayatı yaşamak gibidir...

............

Geçen haftanın devamı:
 
2008 senesi Ekim ayı… Huzurpınarı abone sayısı onbinleri buldu. Bir gün Enver abim beni Sarıyer'deki evlerine çağırdılar. Kaç abone oldu buyurdular. Sonra bazı çok hususi nasihatlerde bulundular, o gün Enver abim buyurdular ki; "Ekibini sağlam kur, bundan sonra bir müddet hızlı büyürsünüz. Bizim işimiz insanlar kurtulsun diye uğraşmak, ahiretde yanmasınlar diye uğraşmaktır. Dinimizin yayılması için çalışanlar, Peygamber efendimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" vârisleridir. En zor iş, dîne hizmet etmektir. Allahü teala sevdiği işi sevdiklerine yaptırır, sevmediği işi sevmediklerine yaptırır. Allahü tealanın en sevdiği iş, dinimize hizmet etmektir. Kim dîne hizmet ederse din ona sahip çıkar. Dîne hizmet eden aziz olur. Ölürken şehid olarak ölür. Emr-i maruf sevabı, harp meydanında gazaya verilen sevabdan daha fazladır. Bu zamanda fitne çıkarmadan hizmet edebilmek çok mühimdir. Kibir ve ucba da dikkat etmek gerekir. Peygamber efendimiz 'aleyhissalatü vesselam', küçük günahtan sakınıp, büyük günaha düşmenizden korkarım, buyuruyor. Ucubdan çok sakının. Ucub, biz bu günahı yapmıyoruz, demektir. İyilerin düşmanı çok olur. Hased edenler de çok olur, bazı şeylere kulağınızı kapayın. Bu dinin iki tane ayağı vardır. Birincisi öğrenmektir, ikincisi de öğretmektir. Eğer bize ecdadımız dinimizi öğretmeselerdi, biz şimdi kim bilir ne olurduk! Eğer onlar canlarıyla, mallarıyla, kanlarıyla, bol fedakârlıklar göstermeselerdi, hiç birimiz İslamiyyeti bilemezdik. Peki bizden sonra gelecek olan nesiller, ecdadımız bir sürü fedakarlık yapıp size bunları öğrettiler, peki sizler bize bunları niçin öğretmediniz derlerse halimiz ne olur? Onun için az da olsa bir şeyler yapmalıyız. Hiçbir hasenâtı geri çevirmemeliyiz. İmam-ı Rabbani hazretleri "kuddise sirruh" buyuruyorlar ki; Allahü teala bir kuluna iki şeyi vermişse, ona her şeyi vermiştir. Birincisi, Ehl-i sünnet vel cemaat itikadı. İkincisi, ilim öğrendiği kimsenin Allah adamı olması. Allah adamı olmak çok zordur. Padişaha yazdıkları bir başka mektuplarında yine İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyorlar ki; Bütün vaazların, bütün nasihatlerin özü, Allah adamlarıyla beraber olmaktır. Çünki bu dünyada kim ile beraber olunursa, kim sevilirse, ahirette de onunla beraber olunacaktır. Peygamberimiz aleyhissalatü vesselam buyuruyorlar ki; Kişi sevdiği ile beraberdir. El mer'ü mea men ehabbe. Allah korusun, bir Allah düşmanına muhabbet beslersen, onunla beraber olursun. Bir Allah dostuna muhabbet beslersen, onunla beraber Cennette olursun. İnsanlar yanmasın diye uğraşmamız lazım. Sizin ahiretde kurtuluşunuz huzurpınarı ile olur. Huzurpınarı, Hocamızın anlatılmasında çok hizmet ediyor. Bu hizmetlerinizden memnunuz. Hocamız buyuruyordu ki; "Kalbden kalbe bir yol vardır; o yol, muhabbet yoludur. İş, o yolu ele geçirmektir. Bu muhabbet yolu ele geçerse, insan sevdiği ile beraberdir. Gece de beraberdir, gündüz de beraberdir. Dünyada da, ahiretde de beraberdir. Kabrde de, mahşer yerinde de beraberdir. Sevince beraberlik böyle olur" buyuruyorlardı. "İnsan seveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli" buyuruyorlardı. Çünki Peygamber efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem, dünyada kimi severseniz ahiretde onun yanında olursunuz buyuruyorlar. Onun için, Kim olduğunuz değil, kiminle olduğunuz önemli. Ahiretde nerede ve kimlerle beraber olmak istiyorsak bu tercihi dünyada yapmalıyız. Kurtulmak için kurtulanlarla beraber olmak lazım. Son nefesde beyindekiler silinir, fakat kalbdekiler kalıcıdır. Beyin, bilgi yeridir, kalb ise sevgi yeridir. Son nefesde iman ile ölmek veya imansız ölmek, kalbdeki sevgiye tabidir." buyurdular. Bundan sonra birkaç ay içinde ikiye katlandı, yirmibinleri geçti.
 
........ devamı haftaya inşallah.

Enver abim bizim başımızda hem abimiz, hem babamız, hem hocamız hem rehberimiz, yol göstericimiz, herşeyimizdi.
Hava gibi, ekmek, su gibi her zaman ihtiyaç duyulan bir insandı.
Onun gibi biri gelmesi, yerinin doldurulması mümkün değildir.
Hayat onunla güzeldi.
 
Fî emanillah.

İSTATİSTİKLER

Bugün:580
Dün:3,594
Bu Ay:60,490
Toplam:13,177,307
Online Ziyaretçiler:5
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842