Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 36 - 55

-HAYATINDAN KESİTLER-
Abdülhakim Efendi hazretlerinin Hocamıza yazdığı mektublardan bazıları:
-4-
Üçüncü mektûb:
"Hilmî, Bu mektûbunuzdan çok memnun ve mesrûr oldum. Dâima bu itikadın kuvvetlenmesini arzu ider, dualar iderim.
Dördüncü mektûb:
"Hilmî, mektûbunuza müteşekkir oldum. Sıhhatinize şükr ettim. Din ve dünyânıza en ziyâde yarıyan ve dîn-i İslâm'da misli telif edilmiş olmıyan Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî kitâbını okuyup bazısını anlamanın çok ziyâde bir fadl ve ihsân olduğunu bilmelisin..!"
Beşinci mektûb:
"Aleyküm selâm. Esnâ-i tilâvet-i Kur'anda [Kur'an-ı kerim okurken] selâm sünnet değildir. Fakat selâm iden [veren] olur ise, reddi [cevâb vermek] vâcib olur. Tilâvet esnâsında [okurken] tilâveti keser, selâmı red eder [cevâb verir]. Bir daha başlar. Zirâ tilâvet sünnettir. Redd-i selâm [selâma cevâb vermek] vâcibdir. Vâcib sünnet için terk ve te'hîr olunmaz.
Evvelce gördüğün ve anladığın gibi oku. Zirâ bu hakdan murâd, hurmet ma'nâsındadır. (Bi-hakk-ı Muhammed) sallallahü aleyhi ve sellem demek, bi-hurmeti Muhammed demektir. Mevkufât sâhibi zan etmiş ki, hak kelimesi, bir hakk-ı şer'î veya hakk-ı aklîdir. Öyle murad olunur ise, öyle olur. Minel- kadîm [eskiden beri] bu dua böyle okuna gelmiştir ve bi-hakkı kelimesinden murad hürmet demektir. Evet, Allahü teâlâya, hiç bir suretle, hiçbir şey ne şer'an ve ne de aklen vâcib değildir. Burada hak'dan murâd, bu değildir. Belki mütercim yanlış anlamıştır.
Azîzim, senin hâlin gibi, herkes bu derdle derdli, bu hastalık ile hastadır. Böyle olmaz ise, başka sûretle râhatsızlık olur. Âdetullah böyle câri olmuştur.
arabî beyt:
Küllü men telkahü yeşkü dehrehü
leyte şa'rî hâzihid - dünyâ limen
Ya'nî her kime rast gelirsen, hâlinden, zamanından şikâyet eder. Âh bilseydim, bu dünyâ kimin malıdır. İyisi yine sensin".
 
-devamı var-

İSTATİSTİKLER

Bugün:592
Dün:1,420
Bu Ay:28,433
Toplam:13,538,004
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842