Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 36 - 62

-HAYATINDAN KESİTLER-
Evlenmeleri:
-6-
Hanımanne birgün buyurdu ki; "Çamlıca'daydık, ben beş-altı yaşlarımdaydım, oynuyordum. Büyüklerin hepsi orada idi. Efendi hazretleri bir sandalyede oturmuş, en çok bana bakıyordu. Baktı, baktı, en sonunda cebinden küçük bir defter çıkardı, oraya bir beyt yazdı. Beni çağırdı, al Sîret bunu sakla buyurdu. Ben bilmediğim için, götürdüm babama verdim. Babam Ziya bey baktı, maşallah dedi, aman kızım, bu çok kıymetli, bunu iyi sakla. Şimdi ben saklayayım, sonra sen saklarsın dedi. Hâlâ saklı, duruyor". Allah şefaatlerine nail eylesin, Abdülhakim Efendi hazretleri 'kuddise sirruh' oraya yazmış ki: "Nefise-i Siret, Hasene-i suret, Rü'yeti aliyyesiyle müşerref olan zevât-ı kiram, bahtiyardır". Yani, kim onun mübârek yüzünü görürse, o sıradan insan değildir. O zevât-ı kirâmdır, büyük insandır. Ve bahtiyardır. Abdülhakim Efendi hazretleri gene birgün buyurmuşlar ki; "Ey Siret, ben sana insan diyemem, ben sana huri diyemem, ben sana melek diyemem, ben sana peri diyemem. Sen hem insansın, hem hurisin, hem perisin, hem meleksin. Sen nesin Ey Siret!".
Hanımanne küçük çocukken kabakulak olmuş. Buyuruyor ki; "Abdülhakim Efendi hazretleri haftada üç gün vaazdan çıkıyor, bizim eve geliyor, benim baş ucumda oturuyor, ben ateşler içinde yanıyorum, bana okuyor okuyor, nasılım diye gözlerimin içine bakıyor. Sonra ben kendime gelince, nasılsın, bugün daha mı iyisin? diye soruyor. Arkada babam Ziya bey, iyiyim de, iyiyim de diye işaret ediyor. Her tarafım dökülüyor, fakat babam orada ya, iyiyim efendim, iyiyim, diyorum".
Rahmetli Taha amca (Seyyid Fehim Arvasi hazretlerinin torunlarından), çok uzun seneler evvel, Hanımanne için buyurmuştu ki; "Zevcetis sultan, binti sultan, ümmü Sultan": Sultanın hanımı, sultanın kızı ve sultanın annesi.)
 
-devamı var-

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,500
Dün:2,096
Bu Ay:46,922
Toplam:13,099,261
Online Ziyaretçiler:6
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842