Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 36 - 67

-HAYATINDAN KESİTLER-
Evlendikten sonra Ankara'ya taşınmaları:
-2-
Dâmâdın ta'yîni çıkmış, bitişik evdeydi. Mehmed efendi bize, "isterseniz oraya buyurun" dedi. Biz oraya taşındık, orada su yokdu. Mehmed efendi hemen hortumları döşedi. Ne zemân istesek suyu açardık. Gaz varili koyduk, onu doldururduk. İlk zemân, evde hanım yalnızdı. Bir gün pâşa birliğe ziyârete geldi, geç vakite kadar çıkamadık. Eve geldim, evde kimse yok. Ben geç kalınca hanımanne korkmuş. Mehmed efendi'nin evine gitmiş. Mehmed efendi'ye gitdim. Evlerine gidemedim, önce dükkâna gitdim. Bana bir bağırdı ki, "Sen ne biçim adamsın? Genç hanımını bu vaktlere kadar evde nasıl yalnız bırakırsın? Utanmaz mısın?" falan diye bağırdı. Onun o bağırması çok hoşuma gitdi. En tatlı hâtıralarımdandır. Çünki bağırmasında baba şefkati vardı. Olur böyle şeyler gibi idâreli konuşsaydı, sevmezdim. O Allah rızâsı için bağırdı, ben de Allah rızâsı için kabûl etdim" buyurdular. O zamana kadar sessiz ve başı önünde duran Mehmet efendi söze girdi. "O, sizin büyüklüğünüzden, başkası olsa bana iki tokat vururdu. Bir bakkalın bir yüzbaşıya bağırması kolay bir şey midir" dedi.
"Efendi hazretlerinin talebelerinden Cevad bey vardı. Herkes ondan korkardı. Muharebede bir ara aklı bozulmuş, doktorlar, her an saldırabilir diye rapor vermişler. Ve ömrü boyunca ona asker verirlerdi. Birisine saldırırsa ma'nî olsun, müdafaa etsin diye. Ama kimseye de saldırmadı. Hangi askeri isterse onu verirlerdi. Bir gün Mehmet efendi, Cevad beyi yemeğe davet etdi. Biz de oradaydık. Yemek ve hazırlık çok mükemmeldi, hiç noksan ve kusur yoktu. Ev sahibinin (hata var zannı ile) biraz üzülmesi, sevabın artmasına sebep olur diye, Cevad bey baklava tepsisine bir avuç tuz koydu. Bize de, söylemeyin diye işaret ediyor. Şakacıydı ve çok sertti, onun için herkes ondan çekinirdi. Tepsi ortaya konunca, tuzlu tarafını Mehmet efendi'nin önüne çevirdi ve "Önce ev sâhibi başlasın, bakalım nasıl?" dedi. Mehmet efendi aldı, ağzı yüzü değişdi. Yüzü değişince Cevat bey sordu. Bir şey mi var tadında yoksa, dedi. Mehmet efendi de, "Tadı da, tuzu da yerinde, buyrun yiyin" dedi ve dışarı çıktı. Kızlarına sesleniyor. Şeker yerine tuz kullanıldı sanmış. Kızacaktı, hemen çağırdık" buyurdular.
 
-devamı var-

İSTATİSTİKLER

Bugün:829
Dün:1,822
Bu Ay:15,705
Toplam:13,609,623
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842