Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 36 - 140

-HAYATINDAN KESİTLER-
 
İlme hizmetleri:
-7-
 
Kıymetsiz Yazılar kitabının hazırlanmasını şu şekilde anlatmışlardı:
Meşâyıh-ı nakşibendiyeden Mehmed Emin Tokadi hazretlerinin halîfesi var; Müstekimzâde Süleymân Seâdetdin efendi. İmâm-ı Rabbânî hazretlerinin ve mahdûm-i âlîleri Muhammed Ma'sûm hazretlerinin Mektûbâtını türkçeye terceme etmiş. Altı cild kitâb, bunlar Sultân Abdülhamîd hân zemânında taşbasması olarak basılmış. Ben Ankarada'yken Mektûbâtı aldım birkaç sene uğraşdım, (hurûfu heca), harf sırasıyla fihrist çıkardım. Yirmi sekiz dâne harf var. Yirmi sekiz dâne kâğıdın her birine islâm harfleriyle bir harf yazdım. Baştan birinci mektûbdan başladım. Meselâ hazret-i Ebu Bekrin ismi geçiyor. Elif harfinde, Ebu Bekr diye yazdım. Meselâ üçüncü mektûbda nemâz geçiyor, sonlarda nun harfine yazıyorum. Her yazdığımın sonunada hangi cildin kaçıncı mektûbundan aldığımı yazdım. Birkaç sene sürdü bununla uğraşmam. Her harfin kâğıdı ba'zan doluyor, altına başka kâğıd koyuyorum. Bazıları, mesela yalnız mim harfi 5-6 kâğıdı doldurdu. Bu kâğıdları kitâb halinde deftere yazdım. Bunları aldım getirdim Efendi hazretlerine sizlere anlattığım gibi anlattım. Efendim altı cilt Müstekimzâdenin Mektûbâtını topladım, getirdim, bakmak ister'misiniz dedim. Efendim böyle böyle birkaç sene uğraşdım, isterseniz başından biraz okuyayım dedim. Oku biraz buyurdu. Elif harfinden biraz okudum, biraz daha oku, biraz daha oku... 5-6 sâat hepsini dinledi. Mükemmel bir kitâb olmuş, bu kitâbın ismini ne koydun buyurdu. Efendim siz ne tensib ederseniz o olacak dedim. Bunun ismi Kıymetsiz Yazılar olsun buyurdu. Kıymetsiz yazılar deyince ben şaşırdım. Anlamadın mı, buna kıymet bulunabilir mi, yeryüzünde buna kıymet bulunamaz, hazineleri verseniz bu kitâbı ele geçiremezsiniz, kıymeti bulunmaz, kıymetsiz yazının ma'nâsı budur buyurdu. Efendi hazretlerine gelen hattat Safi bey vardı. Pek güzel yazı yazardı. Kısa boyluydu, birgün Efendi hazretlerine bir levha getirdi. O levhada "Buy-u nebî gelir şeyhim özünden, boyum yetişmezki öpem yüzünden" yazıyordu. O Safî bey, hepsini başından sonuna kadar yazdı. Biz de onu geçen sene bastırdık. Mektûbâtın hulasası oldu. Mektûbâtın tercemesi eski Osmanlı lisanıyla olduğu için ağırdır, herkes anlayamaz buyurdu Efendi hazretleri. Bunu ben deftere geçirirken biraz hafifletdim. Türkçe tercemelerini yazdım. Onun için bizim kitâb hafif oldu. Aslı biraz ağırdır, hep arabi, fârisî kelimeler olduğundan her okuyan anlayamaz. Bizim ki her okuyanın anlayacağı şekilde oldu. Efendi hazretlerinin çok hoşuna gitdi.
 
-devamı var-

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,822
Dün:3,594
Bu Ay:61,732
Toplam:13,178,549
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842