Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 36 - 326

-HAYATINDAN KESİTLER-

Hüseyin Hilmi Işık efendi'nin rahmetullahi teala aleyh, sohbetlerinden bazı bölümler:

-66-
 

Bu yolda rabıta çok mühimdir. Her an hocasını düşünmelidir. Meselâ nemâz kılarken, ben kılmıyorum, o kılıyor diye düşünmelidir. İlmihalde, "rabıta-i telebbüsiyye" diye var bu. Her işinde, her zemân hocasını düşünür. Bu şekilde ibâdetlerden zevk alınır. Bu rabıta, zorlanmadan, kendiliğinden olmaya başlayınca, bu yolda cezb ederek, uçurarak ilerletirler ve dünyâ işleri bu rabıtaya ma'nî olmaz. Bu büyükler kalb casusudurlar. Casus ne yapar? İnsanlar arasında haber araşdırır, memleketine bildirir. Bu büyükler de insanların kalplerini tek tek araştırırlar. Bir cevher, bir isti'dâd görünce onu cezb ederler. Karşısına ya bir talebesini veya bir kitâb veya bir sebeb çıkararak kendilerine çekerler. Bu büyüklere kavuşan, hatta bunların sâdık talebelerine kavuşan kurtulur.
 
***
 
Efendim; Nebi, Sıddık ve Selman, Kasım, Cafer, Bistami diye gelen bu yol, bu altın halka mensuplarının, çok üstün bir adetleri vardır. Bu, diğer hiçbir yolda yoktur. Bu hal, bu yola mahsustur. Diğer yollarda olanlar, kendilerini sevenleri ana caddeye çıkartılar ve derler ki; Bu yolun sonu cennettir, devam et, çalış. O talebeler de çalışırlar, uğraşırlar ve kavuşan kavuşur, kavuşamayan yolda kalır. Fekat efendim, bu yolun büyükleri böyle değildir. Bu yolun büyükleri, bu silsile, kendilerini sevenleri kulaklarından tutar, cennetin içine sokuncaya kadar bırakmazlar
 
-devamı var-

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,607
Dün:1,959
Bu Ay:51,170
Toplam:13,103,509
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842