Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 36 - 384

-HAYATINDAN KESİTLER-

Hüseyin Hilmi Işık efendi'nin rahmetullahi teala aleyh, sohbetlerinden bazı bölümler:

-124-
 

Beylerbeyi'nde vapur iskeleye yanaşırmış. Buyurun beyefendi, siz buyurun beyefendi diye birbirlerine yol verirken, vapurun kalkma sâati gelirmiş. Beyefendi diye diye oranın adı Beylerbeyi kalmış. Yukarıda büyük bir zâhireci varmış. Karşısında da küçük bir arpa dükkanı varmış. Zâhireciye gelenler hayvanlarına arpayı da aynı yerden alıp çıkarlarmış. O zâhireci bakarmış karşıdaki arpacıdan alış-veriş eden yok. Kendisininki yarı olmuş. O da çoluk çocuğuna ekmek götürecek diye kendi arpa çuvalını örtüp kaldırın dermiş. Gelen müşteriler arpa da isteyince, "Arpamız kalmadı, onu da karşı dükkandan alın" dermiş. İşte dîn kardeşliği budur. Osmanlıda bile böyle olunca, ya Eshâb-ı kirâm nasıldı? Mekkeden Medîneye hicret edilince Medîneli müslimânlar evlerinin, arsalarının yarısını verdiler. Odayı verince bunun kirası ne kadar diye sordu Mekkeliler. Onlar da "Ne kirası, burası eşyasıyla beraber sizin" dediler. Kendine lâzım olmayanı değil; mühim olan kendine lâzım olandan verebilmekdir.
 
 
 
-devamı var-

İSTATİSTİKLER

Bugün:87
Dün:902
Bu Ay:22,757
Toplam:13,445,997
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842