Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 36 - 501

-HAYATINDAN KESİTLER-

Hüseyin Hilmi Işık efendi'nin rahmetullahi teala aleyh, sohbetlerinden bazı bölümler:

-241-
 

Peygamber efendimiz buyuruyor ki; Cömert olanların ikram etdiği taam şifadır. Neye şifadır? Hem bedene, hem de kalbe. Asıl şifa kalbe olur. Kalb hastalıkları nedir? Çeşitli! Her dürlü günâh işlemek kalbi hasta yapar. Kalbi hastalıkdan kurtulmuş bir insanda ne alâmet vardır. Kalbi hasta olmayan bir insanda bir alâmet vardır. O da îmânın alâmetidir. Yani, hubb-u fillah, buğd-u fillahdır. Allah için seveceğiz sevdiklerimizi. Nemâzı Allah için seveceğiz. Allahın düşmanlarını düşman bileceğiz. Hubb-u fillah, buğd-u fillah imanın alametidir. Allahü teâlâ kime öğretiyor bunu? Musa peygambere! Sen Allahı sever misin diyor. O da severim yâ Rabbî diyor. Nerden belli? Nemâz kılıyorum, oruç tutuyorum, zekat veriyorum, herkese iyilik ediyorum, Allah sevgisi böyle olur diyor. Allahü teâlâ Onu tasdik etmiyor, kabûl etmiyor. Allah sevgisi nemâzla, oruçla olmaz, hubb-u fillah, buğd-u fillah ile olur diyor Allahü teâlâ. Allah için seveceksin, Allah için düşmanlık edeceksin. Kimdir o Allah için düşmanlık edeceğimiz kimseler? Allahın düşmanları. Allahü teâlânın emr etdiği şeyleri seveceğiz, yasak etdiği şeylerden de kaçınacağız. İşte budur hubb-u fillah, buğd-u fillah. Îmânın alâmeti budur. Hubb-u fillah demek Allahın dostlarını sevmek, buğd-u fillah, Allahın düşmanlarını sevmemekdir. Bunlar kalb ile olur. Bunların yeri kalbdir. Elle, ayakla, tabancayla değil.
 
 
-devamı var-

İSTATİSTİKLER

Bugün:425
Dün:2,014
Bu Ay:27,098
Toplam:13,450,338
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842