Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 26 - 1

Berillî şehrine yakın Bedâyûn kasabasındandır. Zâhir ve bâtın ilmlerinde mütehassıs idi. Seyfüddîn-i Fârûkînin talebesi ve Mazhar-i Cân-ı Cânânın üstâdıdır. Kerâmetleri şöhret bulmuşdu. 1135 [m. 1722] senesinde vefât etdi. Türbesi, Delhînin cenûbunda, Nizâmeddîn-i Evliyânın garbındadır. Bir teveccühü ile tâliblerin kalbleri zikre başlardı. Tecellî-i sıfat hâsıl olurdu. (Sokakda fâsıkla karşılaşmak, kalbde zulmet hâsıl eder) buyurur, talebesinin hangi fıskı işliyenle karşılaşdığını haber verirdi.
 
Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakka davet eden, doğru yolu gösterip hakîkî saâdete kavuşturan ve kendilerine "Silsile-i aliyye" denilen büyük âlim ve velîlerin yirmialtıncısıdır. Yetiştirdiği talebelerin en meşhûru ve halîfesi, Mazhar-ı Cân-ı Cânân "kuddise sirruh" hazretleri olup evliyânın büyüklerindendir.
 
Seyyid Nûr Muhammed Bedayûnî hazretleri dînin emirlerine tam uyardı. Şüpheli şeylerden ve haramlardan sakınma husûsunda gayreti son dereceye ulaşmıştı. Yiyeceği ekmeğin ununu helâlden tedârik eder, hamurunu kendi yoğurup pişirir ve açlık ağır bastıkça azar azar yerdi. Sünnet-i seniyyeye uymakta, edeb ve âdetlerde de Peygamber efendimize (sallallahü aleyhi ve sellem) tâbi olmakta büyük bir dikkat gösterirdi. Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) hayâtını ve yüksek ahlâkını anlatan kitapları devamlı yanında bulundurur, bunları okuyup, hâllerinde ve işlerinde Resûlullaha (sallallahü aleyhi ve sellem) uymaya çalışırdı.
 
Birgün birisi yiyecek bir şey hediye getirmişti. Kendisine takdim edilince, nâzik bir tavırla; "Bu yiyecekde bir zulmet gözüküyor, bir araştırınız!" buyurdu. Bu yiyecek helâldendir diye arz ettiler. Fakat araştırınca, bu yiyeceğin gösteriş niyetiyle hazırlanıp getirildiğini anladılar. Dünyâya düşkün olan bir kimse, kendisinden emânet bir kitap istediğinde verirdi. Kitap geri getirilince o kitabı bir yere kor üç gün bekletirdi. Verdiği kimseden kitap üzerine sirayet eden zulmet, sohbeti bereketiyle dağıldıktan sonra alıp okurdu. Evliyânın büyüklerinden ve Seyyid Nûr Muhammed Bedayûnî "kuddise sirruh" hazretlerinin en başta gelen talebesi olan Mazhar-ı Cân-ı Cânân hazretleri ondan bahsederken, gözleri yaşla dolar ve talebelerine şöyle derdi; "Sizler Seyyid Nûr Muhammed Bedayûnî hazretlerine yetişemediniz, onu görmediniz. Eğer görmüş olsaydınız, îmânınız tazelenir ve Allahü teâlâ ne büyük kudret sâhibidir ki, böyle mübârek bir zât yaratmış derdiniz. Onun keşfi son derece kuvvetli idi. Başkalarının baş gözüyle göremediklerini o, kalb gözüyle görür ve anlardı. Hayâtı baştan sona fazîlet ve kerâmetler ile doludur."
 
-devamı var-
 
İslâm Âlimleri Ansiklopedisi

İSTATİSTİKLER

Bugün:712
Dün:1,869
Bu Ay:29,011
Toplam:13,496,456
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842