Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 23 - 3

İnsanların i'tikâd, ibâdet ve ahlâk husûsunda doğruyu öğrenmelerini, öğrendikleri bu bilgiler ile amel etmelerini sağlayan, insanları Allahü teâlânın rızâsına kavuşturmak için rehberlik eden ve kendilerine "Silsile-i âliyye" denilen İslâm âlimlerinin yirmiüçüncüsüdür.
 
İmâm-ı Rabbânî ismiyle tanınmıştır. İmâm-ı Rabbânî, Rabbânî âlim demektir. Rabbânî âlim de; kendisine ilim ve hikmet verilmiş, ilmi ile amel eden, ilim ve amel bakımından kâmil olan âlim demektir. Hicri ikinci bin yılının Müceddidi olmasından dolayı "Müceddîd-i elf-i sânî", ahkâmı İslâmiye ile tasavvufu vasletmesinden, birleştirmesinden dolayı da, "Sıla" ismi verilmiştir. Hazret-i Ömer'in soyundan olduğu için,"Fârûkî" nesebiyle anılmış, Serhend şehrinden olduğu için de oraya nisbetle, "Serhendî" nisbeti verilmiştir. Bütün bu vasıflarıyla birlikte ismi, İmâm-ı Rabbânî, Müceddîd-i elf-i sânî, Şeyh Ahmed-i Fârûkî Serhendî'dir (kuddise sirruh).
 
İmâm-ı Rabbânî hazretleri, Peygamberimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" hadîs-i şerîfde;"Benden sonra peygamber gelseydi, Ömer bin Hattâb peygamber olurdu." buyurarak methettiği ve Hazret-i Ebû Bekr'den sonra insanların en üstünü olan Hazret-i Ömer'in soyundan olup, yirmidokuzuncu torunudur. Yine hadîs-i şerîfde; "Ümmetimin âlimleri, İsrâiloğullarının peygamberleri gibidir." buyurularak bildirilen, ilmini nübüvvet kaynağından alan ve "Ulemâ-i râsihîn" denilen âlimlerin en meşhûrlarındandır.
 
-devamı var- 
 
İslâm Âlimleri Ansiklopedisi

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,592
Dün:1,533
Bu Ay:32,319
Toplam:13,541,890
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842