Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 21

Hicretin dokuzyüzonsekiz [918] senesinde Buhârânın İmkene kasabasında tevellüd, binsekiz 1008 [m. 1600] de orada vefât etdi. Rûh ilmlerinin mütehassısı idi. Babası, Derviş Muhammed hazretlerinden feyz aldı. Çok Velî yetişdirdi.
 
Evliyânın büyüklerinden. İnsanları Hakka da'vet eden; doğru yolu göstererek, saâdete kavuşturan ve kendilerine "Silsile-i âliyye" denilen büyük âlim ve velîlerin yirmibirincisidir. Evliyâ'nın büyüklerinden Derviş Muhammed hazretlerinin oğlu ve Muhammed Bâkî-billah hazretlerinin hocasıdır.
 
Zâhirî ve bâtınî ilimleri babasından öğrendi. Babasından feyz alarak tasavvufda yetişip kemâle erdi. Bütün ömrü; İslâmiyete hizmetle ve Peygamberimizin "sallallahü aleyhi ve sellem" güzel ahlâkını insanlara duyurmakla ve öğretmekle geçti. Yetiştirdiği velî zâtlardan en başta gelen talebesi, kendisinden sonra halîfesi olan Muhammed Bâkî-billah'dır "kuddise sirruh".
 
Muhammed Bâkî-billah bir gece rü'yâsında Hâcegî Muhammed İmkenegî hazretlerini "kuddise sirruh", gördü. Ona; "Ey oğul! Senin yolunu gözlüyorum" buyurdu. Bâkî-billah hazretleri buna çok sevindi. Hemen huzûruna gitti. Huzûruna varınca ona çok iltifât ve inâyet gösterip, yüksek hâllerini dinledi. Sonra üç gün üç gece birlikte bir odada başbaşa kalıp, sohbet ettiler. Hâcegî hazretleri ona feyz verip, yüksek fâidelere kavuşturdu. Sonra Bâkî-billah hazretlerine; "Sizin işiniz, Allahü teâlânın yardımı ve bu yüksek yolun büyüklerinin rûhlarının terbiyeleri ile tamâm oldu. Tekrar Hindistan'a gitmeniz îcâb ediyor. Çünkü bu silsile-i âliyyenin, orada sizin sayenizde parlıyacağını görüyorum. Bereket ve terbiyenizden çok istifâde edip, büyük işler yapacak olanlar gelecek" buyurdu. Hâce Bâkî-billah "kuddise sirruh" kendilerini bu işe lâyık görmediğinden, özür dilediyse de, Hâcegî İmkenegî, ona istihâre yapmasını emretti. Rü'yâlarını İmkenegî hazretlerine anlattığı zaman, şu karşılığı aldılar "Derhâl Hindistan'a gidiniz. Orada sizin bereketli nefeslerinizden bir azîz meydana gelecek, bütün dünyâ onun nûruyla dolacak. Hattâ, siz de ondan nasîbinizi alacaksınız."
 
Hâce Bâkî-billah hazretleri "kuddise sirruh" Hindistan'da Serhend şehrine geldiği zaman, kendisine; "Kutbun etrâfına geldin" diye ilhâm olundu. Bu kutb, İmâm-ı Rabbânî hazretleri "kuddise sirruh" idi. Demek ki, bu kıymetli tohum, Semerkand ve Buhârâ'dan getirilmiş, Hindistan toprağına ekilmiş oluyordu. Hâcegî Muhammed İmkenegî hazretleri, ömrünün sonlarına doğru şu şiiri çok okurlardı:

"Zaman zaman ölümü hatırlarım,
Bugün ne olacak ben de bilemem.
İsteğim Rabbimden dûr (uzak) olmıyayım,
Başka ne olursa ona râzıyım."
 
İslâm Âlimleri Ansiklopedisi

İSTATİSTİKLER

Bugün:646
Dün:1,420
Bu Ay:28,487
Toplam:13,538,058
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842