Turkce Ust Menu

ALTIN HALKA 6 - 5

Ebül-Hasen-i Harkânî "kuddise sirruh" hazretleri buyurdular ki;
 
Nimetlerin en iyisi, çalışarak kazanılandır. Arkadaşların en iyisi, Allahü teâlâ'yı hâtırlatandır. Kalplerin en nûrlusu, içinde mahlûk tasası olmayandır.
 
Dünyâda, âlimler ve âbidler [ibâdet edenler] çoktur. Ama, akşâm ve sabâh Allahü teâlâ'nın rızâsı üzere bulunmak mühîmdir.
 
Kalplerin en nûrlusu, içinde Allahü teâlâ'nın sevgisinden başka bir şey bulunmayandır. Amellerin en iyisi, riyâdan uzak olan, yani ihlâs üzere olanıdır.
 
Siz Allahü teâlâ'dan konuşurken, başka şeyden bahis eden ile arkadaşlık etmeyiniz.
 
Cennette Tûbâ ağacının altında, Allahü teâlâ'dan habersiz olarak bulunmaktansa, dünyâda bir diken ağacının altında, dâimâ Onu hâtırlamayı dahâ çok arzû ederim.
 
Resûlullah efendimizin "aleyhissalâtü vesselâm" vârisi; Onun işlerine uyan ve ahkâm-ı islâmiyyeye tâbi' olandır.
 
Ömrüme bakınca, yetmiş üç yıllık ibâdetlerimin hepsini, bir sâatlik kadar kısa, günâhlara bakınca da, Nûh aleyhisselâmın ömrü kadar uzun gördüm.
 
Dünyâ, peşinden koştuğun sürede senin pâdişâhındır. Ondan yüz çevirince, sen ona sultân olursun.
 
Allahü teâlâ, nasıl senden vaktinden evvel namâz kılmanı istemiyorsa, sen de Ondan, vaktinden önce rızk isteme.
 
Âlimler, Biz Peygamberin vârisiyiz diyor. Fakat Peygamberimizin vârisleri arasında biz de varız. Çünkü Onda olan şeylerin bazısı bizde de var.
 
Resûlullah efendimiz "aleyhissalâtü vesselâm" fakîrliği seçmişti. Biz de fakîrliği tercîh etmiş bulunuyoruz. O cömertti. Güzel bir ahlâkı vardı. Hâinlik bilmezdi. Basîret sahibiydi. Halkın rehberiydi. Aç gözlü ve hırs sahibi değildi. Hayr ve şerri Allahü teâlâ'dan bilirdi. Tabî'atında yalan ve kandırma diye bir şey yoktu. Zamânın esîri değildi. İnsanların korktuğu şeyden korkmazdı. İnsanların güvendiği şeye güvenmezdi. Hiç gurûrlanmazdı. İşte bunlar evliyânın sıfatlarıdır. Resûlullah efendimiz, ucu bucağı bulunmayan bir ummân idi. Eğer o ummândan bir damla ortaya çıksaydı, bütün âlem ve mahlûkât şaşırır kalırdı. Sûfîlerin kervânı; Allahü teâlâ, Resûlullah ve Eshâb-ı kirâm sevgisinden ibârettir. Bu kervânda bulunan ve rûhları bunların rûhlarıyla kaynaşan kimseye ne mutlu.
 
Yol ikidir: Biri hidâyet yoludur. Öbürü dalâlet, sapıklık yoludur. Kuldan Allahü teâlâ'ya giden yol dalâlet yoludur. Allahü teâlâ'dan kula gelen yol ise hidâyet yoludur. Şimdi her kim hidâyete erdim derse, o, hidâyete ermemiştir. Her kim beni hidâyete erdirdiler derse, o, hidâyete ermiştir.
 
-devamı var-
 
İslâm Âlimleri Ansiklopedisi

İSTATİSTİKLER

Bugün:531
Dün:1,263
Bu Ay:30,881
Toplam:13,585,682
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842