Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Ebedi Seadet - 94

Ehl-i sünnet demek, Kur'ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin gösterdiği yol demekdir.
 
Velî demek, Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşmuş olan, Ehl-i sünnet âlimi demekdir. (Ehl-i sünnet) demek, Kur'ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin gösterdiği yol demekdir. Ehl-i sünnet âlimleri, bu yolu Eshâb-ı kirâmdan öğrendiler. Kendi anladıklarına değil, Eshâb-ı kirâmdan işitdiklerine sarıldılar. Ehl-i sünnetden ayrılmak, Kur'ân-ı kerîmin ve hadîs-i şerîflerin doğru yolundan ayrılmak olur. Ehl-i sünnetden ayrılanlar arasında, Kur'ân-ı kerîmdeki ve mütevâtir olan hadîs-i şerîflerdeki açıkca anlaşılamıyan delîlleri yanlış te'vîl edenler, kâfir olmazlar ise de, bid'at sâhibi oluyorlar. Bu delîllerden çıkardıkları yanlış ve bozuk bilgilere, (Kur'ân yolu), (Eshâb yolu) diyerek, ahmakları, câhilleri aldatıyorlar.
 
Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşmak için, ihlâs, kalb-i selîm sâhibi olmak lâzımdır. Kalb de, ancak Resûlullaha "sallallahü aleyhi ve sellem" inanmak, Onu sevmek ve Ona tâbi' olmakla temizlenir. Bunun için, birinci yol, hayâtda olan bir Velîyi tanıyıp, Onun sözlerinden, kitâblarından Ehl-i sünnet i'tikâdını, ahkâm-ı islâmiyyeyi ve tesavvufun edeblerini öğrenmek ve bunlara uymak şartı ile, Ona (Râbıta)yapmak, ya'nî kalbini Onun kalbine bağlamakdır. Bir Velî, kendi üstâdlarından almış olduğu yazılı vesîkadan ve bütün sözlerinin, hareketlerinin ahkâm-ı islâmiyyeye uygun olmasından anlaşılır. Böyle bir Velî görülemediği zamân, herhangi bir Velîye râbıta yapan Onun(Üveysî)si olur. Birinci cildde ikiyüzseksenaltıncı ve ikinci cildde seksendokuzuncu mektûbda diyor ki, (Bir Ârifin sohbetine kavuşamıyana, büyüklerin rûhlarından feyz almak nasîb olur. Allahü teâlâ onun ilerlemesi için, bunların rûhlarını vâsıta yapar.) Ârifler, Velîler, Allahü teâlânın va'd etdiği müjdeye kavuşdukları için, öldükden sonra da, tâliblere feyz verirler.
 

İSTATİSTİKLER

Bugün:296
Dün:2,633
Bu Ay:51,854
Toplam:13,310,556
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842