Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Ebedi Seadet - 23

Dünyâyı terk etmek, iki türlüdür...
 
Hak teâlâ, Kur'ân-ı kerîmde Tevbe sûresinin yirmisekizinci âyetinde kâfirlere Neces ve doksanbeşinci âyetinde Rics ya'nî pis buyurdu. O hâlde, müslimânların yanında, kâfirlik pis ve aşağı olmalıdır. Ra'd sûresinin ondördüncü ve Mü'min sûresinin ellinci âyetlerinde meâlen, (Bu düşmanların düâları netîcesizdir. Kabûl olmak ihtimâli yokdur) buyuruldu. Müslimânlardan, Allahü teâlâ râzıdır ve Peygamberi "sallallahü aleyhi ve sellem" râzıdır. Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşmakdan dahâ büyük ni'met olmaz.
 
Îmân ile küfr birbirlerine zıd olduğu gibi, âhıret de, dünyânın zıddıdır. Dünyâ ve âhıret bir araya getirilemez. Âhıreti kazanmak için, dünyâyı [ya'nî harâmları] terk etmek lâzımdır. Dünyâyı terk etmek, iki türlüdür: Birisi, bütün harâm olan şeyler ile berâber, mubâhları da, ya'nî günâh olmayan lezzetlerin çoğunu da bırakıp, yaşamak için zarûrî olan mikdârını kullanmakdır.
 
Ya'nî tenbel ve işsiz olarak oturup da, dünyânın zevk, keyf ve eğlencelerine dalmak yolunu bırakarak, her dürlü zevk ve lezzetinden vazgeçip, bütün zemânını, ibâdet ile ve müslimânların râhatları ve islâm dînini bilmiyenlerin, doğru yola kavuşmaları için lâzım olan ilmî ve teknik üsûlleri ve vâsıtaları, en ileri ve en üstün şeklde yapmak ve kullanmakla geçirmek ve durmadan çalışmakdır ve dünyâ zevkını böyle çalışmakda aramak ve bulmakdır. Eshâb-ı kirâm ve büyüklerimiz böyle idi. Dünyâyı, bu söylediğimiz şeklde terk etmek, pekâlâ ve pek fâidelidir. Tekrâr edelim ki, bundan maksad, islâmiyyetin emr etdiği şeyleri yapmak için, bütün râhatı ve zevkleri fedâ etmekdir.
 
- devamı var -

İSTATİSTİKLER

Bugün:644
Dün:1,833
Bu Ay:57,475
Toplam:13,251,281
Online Ziyaretçiler:3
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842