Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Ebedi Seadet - 188

Bu mektûb, arabî olarak Hindistân vâlîlerinden Hân-ı hânâna "rahmetullahi teâlâ aleyh" yazılmış olup, tevbe, inâbet, vera' ve takvâyı anlatmakdadır:

Mektûbuma Besmele ile başlıyorum. Ya'nî bu mektûbu yazabilmek için, rahmeti, ihsânı bol olan Allahü teâlâya sığınıyor, Ona güveniyorum. Her hamd, şükr Onun hakkıdır. Onun seçdiği, sevdiği iyi insanlara selâm ederim. Kıymetli ömrümüz, günâh işlemekle, kusûr, kabâhat yapmakla, yanılmakla, fâidesiz, lüzûmsuz konuşmakla geçip gidiyor. Bunun için; tevbeden, Allahü teâlâya boyun bükmekden söyleşmemiz, vera' ve takvâdan konuşmamız hoş olur. Nûr sûresi, otuzbirinci âyet-i kerîmesinde meâlen, (Ey mü'minler! Hepiniz, Allahü teâlâya tevbe ediniz! Tevbe etmekle kurtulabilirsiniz) buyurmuşdur. Yirmisekizinci cüz' sonundaki, Tahrîm sûresi, sekizinci âyet-i kerîmesinde meâlen, (Ey îmân eden seçilmişler! Allahü teâlâya dönünüz! Hâlis tevbe edin! Ya'nî tevbenizi bozmayın! Böyle tevbe edince, Rabbiniz, sizi belki afv eder ve ağaçlarının, köşklerinin altından [önünden] sular akan Cennetlere sokar) buyurmuşdur. En'âm sûresi, yüzyirminci âyet-i kerîmesinde meâlen, (Açık olsun, gizli olsun günâhlardan sakınınız!) buyurmuşdur.

-devamı var-

Tam İlmihal Se'âdet-i Ebediyye

İSTATİSTİKLER

Bugün:318
Dün:2,182
Bu Ay:318
Toplam:13,259,020
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842