Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Bir tas çorba için

Cüneyd-i Bağdâdî "rahmetullahi aleyh" hazretlerinin halifelerinden Muhammed Harirî hazretleri nakleder:

Vaktiyle Bağdat'da bir zat, akşam yemeğine halifenin davetlisiydi. Hızlı hızlı saraya doğru giderken önüne biri çıktı. Adam: "Ben yolcuyum. Buranın yabancısıyım. Aç ve yorgunum" dedi. O da: "Ben halifenin davetlisiyim. Gel beraber gidelim" dediyse de misafir: "Benim halife ile ne işim olacak. Senin bana vereceğin bir tas çorban varsa ver, yoksa bırak" deyince fazla ilgilenmeyip saraya doğru yöneldi. Davetten sonra dönüşte baktı ki, adam bir kenara kıvrılmış uyuyor. Uyandırmak istemedi ve "Sabah uyanacağı vakitte gelir ve karnını doyururum" diye düşündü, evine gitti, yattı ve uyudu. O gece bir rüya gördü. Kendisi bir çöldeydi. Yüzünden ışıklar saçılan büyük bir kalabalık ve o kalabalığın önünde de daha nurlu bir zat bulunuyordu. Bunların kimler olduğunu sordu. Kendisine: "Bunlar bütün Peygamberlerdir. En önde olan da Resulullah Efendimizdir" (aleyhimüssalavâtü vesselam) dediler. Hemen Peygamber Efendimiz'in elini öpmek istediyse de, "sallallahü aleyhi ve sellem" Efendimiz elini vermedi. Ve buyurdu ki: "Biz, sevdiklerimizden bir tas çorbayı esirgeyenlere elimizi vermeyiz" Uyanır uyanmaz hemen akşamki yabancıyı bulmak için koştu. O, henüz kalkmış ve yola koyulmuştu. Geri çevirmeye uğraştı ve "Ne olur bir tas çorbamı iç" diye yalvardı. Yabancı adam ısrarlara rağmen kabul etmedi ve şöyle dedi. "Senin bir tas çorba vermen için illâ da bütün Peygamberleri seferber mi etmek lâzım? O güçte olmayanlar ne yapacaklar?"

Bundan sonra o zat rastladığı hiç bir misafire yemek ikram etmeden göndermezdi. Hatta kendisine misafir olup yemeğini yemesi için yalvarırdı.

İSTATİSTİKLER

Bugün:543
Dün:1,059
Bu Ay:33,477
Toplam:13,456,717
Online Ziyaretçiler:1
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842