Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Huzur Damlaları - 442

Şâh-ı Nakşibend Behaeddîn-i Buhârî "rahmetullahi aleyh" hazretleri buyurdu ki;
 
Yenilecek bir gıdâ, bir yiyecek, her ne olursa olsun gaflet içinde, gadabla veyâ kerâhatle hâzırlansa, tedârik edilse, onda hayır ve bereket yoktur. Zîrâ ona nefis ve şeytân karışmıştır. Böyle bir yiyeceği yiyen kimsede, mutlaka bir çirkin netîce meydâna gelir. Gaflete dalmadan yapılan ve Allahü teâlâ'yı düşünerek yenilen helâl ve hâlis yiyeceklerden hayır meydâna gelir. İnsanların hâlis ve sâlih ameller işlemeye muvaffak olamamalarının sebebi; yemekte ve içmekte bu husûsa dikkat etmediklerinden ve ihtiyatsızlıktandır. Her ne hâl olursa olsun, bilhâssa namâzda huşû' ve hudû' hâlinde bulunmak, zevkle ve göz yaşı dökerek namâz kılabilmek, helâl lokma yemeğe, Allahü teâlâ'yı hatırlayarak yemeği pişirmeğe ve yemeği Allahü teâlâ'nın huzûrunda imiş gibi yemeğe bağlıdır. Vücûduna harâm lokma karışmış bir kimse, namâzdan tat duymaz.

İSTATİSTİKLER

Bugün:637
Dün:2,966
Bu Ay:63,513
Toplam:13,180,330
Online Ziyaretçiler:6
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842