Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Huzur Damlaları - 446

Şâh-ı Nakşibend Behaeddîn-i Buhârî "rahmetullahi aleyh" hazretleri buyurdu ki;

Bir kimse nefsine muhâlefet etmeye muvaffak olursa, ameli az da olsa, nefsinin isteklerine boyun eğmemeye muvaffak olduğu için, şükür etmesi lâzımdır. Ebdâllerin makâmını isteyen kimsenin, hâlini değiştirmesi, yani nefsine muhâlefet etmesi lâzımdır.
 
Lâ ilâhe illallah kelimesini söylemenin hakîkati, Allahü teâlâdan başka ne varsa hepsini yok bilmektir.
 
İslâm dîninin hükümlerini yapmak, yani emirleri yapıp, yasaklardan sakınmak, harâmları, şüpheli şeyleri, hattâ mubâhların fazlasını terk etmek, ruhsatlardan uzak durmak, mubâhları zarûret miktârınca kullanmak, tamâmen nûr ve safâdır. Aynı zamânda Evliyâlık derecelerine kavuşturan bir vâsıtadır. Vilâyet derecelerine bunlarla ulaşılır. Uzak kalanların hepsi, bunlara dikkat etmediklerinden uzak kalırlar ve kendi arzûlarına uyarlar. Yoksa Allahü teâlâ'nın feyzi her ân gelmektedir.

İSTATİSTİKLER

Bugün:1,372
Dün:1,457
Bu Ay:32,719
Toplam:13,500,164
Online Ziyaretçiler:8
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842