Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

Huzur Damlaları - 213

İmâm-ı Rabbânî hazretleri (kuddise sirruh) buyurdu ki;

163.mektûb'dan...

Hindistândaki islâm düşmanlarının azgınlarını görüyoruz. Müslümanlarla alay ediyorlar. Müslümanları kötülüyorlar. Ellerine fırsat geçerse, güçleri yeterse, müslümanlara her işkenceyi yaparlar. Hattâ hepsini öldürürler. Yâhut onları dinden, îmandan ayırırlar. İslâm terbiyesini, ahlâkını, hayâsını, şerefini yok ederler. O hâlde, müslümanların bu azgın kâfirlere uymamaları, bunlardan sakınmaları, bunlara aldanmamaları, bunun için Allahü teâlâdan hayâ etmeleri lâzımdır. (Hayâ îmandandır) buyuruldu. Müslüman olanın böyle çirkin işlerden sıkılması lâzımdır. İslâm düşmanlarını, Allahın emirleri ile alay edenleri, helâle, harama aldırış etmiyenleri zararlı bilmelidir. Bunları aşağı tutmalıdır. Bunlara yardımı dokunan her hareketten sakınmalıdır.
Bir kimsenin müslüman olmasına alâmet, İslâm düşmanlarını tanıması, onlara aldanmaması, sözlerini dinlememesidir. Allahü teâlâ Kur'an-ı kerimde, Tevbe sûresi yirmisekizinci [28] âyetinde kâfirlere (Neces) yâni pis dedi. Doksanbeşinci [95] âyetinde de (Rics) buyurdu. Rics de pis demektir. Bunun için, müslümanların kendileri ile alay eden kâfirleri pis ve zararlı bilmeleri lâzımdır. Böyle bilince, onlarla arkadaşlık yapmazlar, sevişmezler, onlardan sakınırlar. Onlarla birlikte bulunmaktan nefret ederler. Böyle kâfirlerle meşveret etmek, işleri onlara danışıp onların sözü ile hareket etmek, bu din düşmanlarına kıymet vermek olur. Hem de, onları çok yükseltmek olur. Onlardan yardım, şifâ beklemek ve hele onlar vâsıtası ile duâ ve ibâdet etmek boşuna uğraşmaktır. Mümin sûresinin ellinci âyetinde ve Ra'd sûresinin ondördüncü âyetinde meâlen, (Kâfirlerin duâları ancak dalâlettedir) buyuruldu. Yâni, İslâm düşmanlarının duâları kabûl olmaz, hiç fayda vermez. Kâfirler, papazlar vâsıtası ile yapılan duâları Allahü teâlâ hiçbir zaman kabûl etmez. Böyle duâların müslümanlara faydası olmaz. Yalnız bu sûretle o dinsizlere bir kıymet verilmiş olur. Onlar, duâ ederken, putlarını, Allahın düşmanlarını araya korlar. Onlardan duâ beklemenin kötülüğünün çirkinliğinin nereye kadar uzandığını, müslümanlığın temelinden yıkılıp, kokusunun bile kalmayacağını buradan anlamalıdır. Büyüklerden biri buyuruyor ki: (Sizden biriniz divâne olmadıkca, tâm müslüman olamazsınız). Burada (Divâne olmak), islâmiyeti yaymak için çalışmak, çabalamak ve bu arada kendi faydasını ve zararını hâtırına bile getirmemek demektir.. Müslümanlığa dokunmasın da, her ne olursa olsun, olmayan da olmasın! Yeter ki, müslümanlığa bir zarar olmasın! Müslümanlık demek, Allahü teâlânın ve Onun Peygamberinin râzı olduğu, beğendiği şeyler demektir. Allahü teâlânın râzı olduğu şeyden daha kıymetli ne olabilir? Allahü teâlânın Rabbimiz olmasına ve İslâmiyetin dînimiz olmasına ve Muhammed aleyhisselâmın Peygamberimiz olmasına râzı olduk, sevindik. Fârisî mısra' tercümesi:
Beni bu yoldan ayırma yâ Rabbî!
Peygamberlerin efendisi olan Muhammed hurmetine beni müslüman olarak yaşat ve müslüman olarak öldür yâ Rabbî!
Vakit dar olduğu için, bilmesi çok lâzım ve zarûrî olan şeyleri ancak kısaca yazdım, gönderiyorum. Bundan sonra, eğer cenâb-ı Hak nasip ederse, bundan daha geniş ve uzun yazar, gönderirim.

İSTATİSTİKLER

Bugün:252
Dün:2,633
Bu Ay:51,810
Toplam:13,310,512
Online Ziyaretçiler:2
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842