Turkce Ust Menu

Breadcrumbs

İslâm Ahlâkı - 121

TESVÎF

26 - Tesvîf, hayrlı iş yapmağı sonraya bırakmakdır. İbâdetleri ve hayrlı işleri yapmakda acele etmek, (Musâre'at) olur. Hadîs-i şerîfde, (Ölmeden evvel tevbe ediniz. Hayrlı işleri yapmağa mâni' çıkmadan önce acele ediniz. Allahü teâlâyı çok hâtırlayınız. Zekât ve sadaka vermekde acele ediniz. Böylece Rabbinizin rızklarına ve yardımına kavuşunuz!) ve (Beş şey gelmeden evvel beş şeyin kıymetini biliniz: Ölmeden önce hayâtın kıymetini, hastalıkdan önce sıhhatin kıymetini, dünyâda âhıreti kazanmanın kıymetini, ihtiyârlamadan gençliğin kıymetini, fakîrlikden evvel zenginliğin kıymetini) buyuruldu. Zekâtını vermiyen ve mâlını âhıret yolunda sarf etmiyen kimse, fakîr olunca, çok pişmân olur. Hadîs-i şerîfde, (Tesvîf eden helâk olur) buyuruldu.

[İmâm-ı Rabbânî "rahmetullahi aleyh", halâya girdikden bir müddet sonra, kapıyı vurarak hizmetcisini çağırır. Hizmetçi, tahâret suyunu veyâ bezini hâzırlamadığını sanıp, koşarak gelir. Kapı arasından gömleğini uzatarak, (Al, bunu, falanca fakîre hediyye olarak götür) deyince, efendim, bunu halâdan çıkınca emr etseydiniz olmaz mı idi? Kendinize niçin böyle sıkıntı verdiniz? der. Gömleğimi o fakîre hediyye etmek, halâda hâtırıma geldi. Dışarı çıkıncaya kadar tesvîf etseydim, şeytânın vesvese ederek, bu hayrlı işi yapmakdan beni vazgeçirmesinden korkdum, dedi.]

İSTATİSTİKLER

Bugün:282
Dün:2,458
Bu Ay:71,815
Toplam:13,188,632
Online Ziyaretçiler:6
Mail Grubumuzun
Üye Sayısı:
125842